# Hicr Sûresi, 47. Âyet (15:47)

> وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ

*Veneza'nâ mâ fî sudûrihim min ġillin iḣvânen ‘alâ sururin mutekâbilîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/47

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hicr Suresi 47. ayet, cennet ehlinin ruhsal arınmasını ve kardeşlik bağlarını vurgulamaktadır. Ayet, kalplerdeki kötü duyguların giderilmesi ve karşılıklı sevgiye dayalı bir birlikteliğin tesis edilmesi üzerine odaklanmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"نَزَعْنَا","root":"ن-ز-ع","rootLatin":"n-z-a","meaning":"Bir şeyi yerinden söküp çıkarmak, gidermek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nez' kelimesinin bir şeyi yerinden ayırmak, çekip çıkarmak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'nezanâ' ifadesi, cennet ehlinin kalplerinden kin ve düşmanlık gibi kötü duyguların tamamen sökülüp atılmasını ifade eder, bu da onların ruhsal arınmasını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nez' fiilinin mecazi olarak bir şeyi ortadan kaldırmak, gidermek anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın cennet ehlinin kalplerinden kin ve haset gibi olumsuz duyguları tamamen yok ettiğini, böylece aralarında tam bir uyum ve kardeşlik sağladığını vurgular."}]},{"word":"غِلٍّ","root":"غ-ل-ل","rootLatin":"ğ-l-l","meaning":"Kalpteki kin, düşmanlık, haset ve kötü niyet.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ğıll' kelimesinin kalpte gizlenen kin, hile ve düşmanlık anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'min ğıllin' ifadesi, cennet ehlinin kalplerinden her türlü kötü niyetin, hasedin ve düşmanlığın tamamen çıkarıldığını, böylece aralarında saf bir sevgi ve barışın hüküm sürdüğünü belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ğıll' kelimesinin kalpte gizlenen kin, hıyanet ve haset gibi kötü duyguları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, cennet ehlinin kalplerinin bu tür olumsuzluklardan arındırıldığını, böylece birbirlerine karşı tam bir samimiyet ve kardeşlik içinde olduklarını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ğıll' kavramının Kur'an'da genellikle kalpteki gizli düşmanlık, kin ve kötü niyet anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'ğıll'ın çıkarılması, cennetin temel özelliklerinden biri olan tam bir iç huzuru ve toplumsal uyumu sağlamak için gerekli olan ahlaki arınmayı ifade eder."}]},{"word":"إِخْوَٰنًا","root":"أ-خ-و","rootLatin":"a-h-v","meaning":"Kardeşler, birbirine bağlı ve samimi dostlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ah' kelimesinin hem soy bağı olan kardeşi hem de dostluk ve sevgi bağıyla bağlı olan kişiyi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ihvânen' ifadesi, cennet ehlinin aralarındaki kin ve düşmanlık giderildikten sonra, birbirlerine karşı samimi bir sevgi ve kardeşlik bağıyla bağlı olduklarını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'uhuvvet'in (kardeşlik) sadece kan bağıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda din, dostluk ve ortak amaç gibi manevi bağlarla da oluşabileceğini belirtir. Ayetteki 'ihvânen' kelimesi, cennet ehlinin manevi bir kardeşlik içinde, birbirlerine karşı sevgi ve saygıyla dolu olduklarını ifade eder."}]},{"word":"سُرُرٍ","root":"س-ر-ر","rootLatin":"s-r-r","meaning":"Yüksek ve süslü tahtlar, sedirler.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'serîr' kelimesinin oturulan yüksek ve süslü yer, taht anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'sururin' ifadesi, cennet ehlinin rahat ve onurlu bir konumda, yüksek sedirler üzerinde oturduklarını, bu durumun onların cennetteki yüce mertebelerini ve huzurlarını simgelediğini gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'serîr' kelimesinin genellikle süslü ve yüksek oturma yerleri için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'sururin' kelimesi, cennet ehlinin konforlu ve lüks bir ortamda, birbirleriyle karşılıklı oturarak sohbet ettiklerini, bu durumun onların cennetteki mutluluk ve refahını yansıttığını belirtir."}]},{"word":"مُّتَقَـٰبِلِينَ","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"k-b-l","meaning":"Karşılıklı oturan, birbirine dönük olan.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kabl' kelimesinin bir şeyin önü, yüzü anlamına geldiğini ve 'mukabele'nin ise iki şeyin birbirine dönük olması durumunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'mutekâbilîn' ifadesi, cennet ehlinin sedirler üzerinde birbirlerine dönük, yüz yüze oturduklarını, bu durumun onların samimi sohbetlerini ve aralarındaki yakınlığı gösterdiğini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'mukabele' fiilinin Kur'an'da genellikle karşılıklı etkileşim, yüzleşme ve birbirine dönme anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'mutekâbilîn' kelimesi, cennet ehlinin birbirleriyle doğrudan iletişim kurduklarını, aralarında hiçbir engel veya perde olmaksızın samimi bir birliktelik içinde olduklarını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","sosyal-dayanisma","af-hosgoru"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَنَزَعْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ز-ع","rootLatin":"n-z-ʿ","lemma":"نَزَعَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"çıkardık"},{"position":2,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"olanı"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"صُدُورِهِم","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-د-ر","rootLatin":"ṣ-d-r","lemma":"صَدْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gönülleri"},{"position":4,"surface":"هِم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":5,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"den"},{"position":6,"surface":"غِلٍّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ل-ل","rootLatin":"ġ-l-l","lemma":"غِلّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kin"},{"position":7,"surface":"إِخْوَٰنًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-خ-و","rootLatin":"ʾ-ḫ-w","lemma":"أَخ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"kardeşler olarak"},{"position":8,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerinde"},{"position":9,"surface":"سُرُرٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ر-ر","rootLatin":"s-r-r","lemma":"سَرِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sedirler"},{"position":10,"surface":"مُّتَقَـٰبِلِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"مُتَقَابِل","form":"Tefâ'ul","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin (إِخْوَٰنًا) sıfatı veya ikinci hâl olduğu için mansûb","gloss":"karşılıklı oturanlar"}]
