# Hicr Sûresi, 5. Âyet (15:5)

> مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ

*Mâ tesbiku min ummetin ecelehâ vemâ yeste/ḣirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/5

---

## Tefsir

{"topics":["kader","imtihan-bela","kissa-gecmis-kavimler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"مَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil/hiçbir"},{"position":2,"surface":"تَسْبِقُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ب-ق","rootLatin":"s-b-q","lemma":"سَبَقَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"öne geçer/geçer"},{"position":3,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den/-dan"},{"position":4,"surface":"أُمَّةٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-م-م","rootLatin":"u-m-m","lemma":"أُمَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ümmet"},{"position":5,"surface":"أَجَلَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ج-ل","rootLatin":"a-j-l","lemma":"أَجَل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"süresi"},{"position":5,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"onun"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":7,"surface":"يَسْتَـْٔخِرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-خ-ر","rootLatin":"a-kh-r","lemma":"اِسْتَأْخَرَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"geciktirirler"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, her ümmetin belirli bir ömrü ve sonu olduğunu, bu sürenin ne öne alınabileceğini ne de ertelenebileceğini vurgular. Anahtar kavramlar, ümmetlerin kaderindeki bu ilahi takdiri ve zamanın mutlaklığını dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"أُمَّةٍ","root":"أ م م","rootLatin":"e-m-m","meaning":"Burada belirli bir zaman diliminde yaşamış veya yaşayacak olan insan topluluğu, millet anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ümmet' kelimesinin 'imâm' (önder) kelimesiyle aynı kökten geldiğini ve 'kendilerine uyulan, önder edinilen topluluk' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda ise, belirli bir peygambere tabi olan veya belirli bir zaman diliminde yaşayan insan topluluğunu ifade eder ki, bu topluluğun da bir sonu vardır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ümmet' kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını, bu ayette ise 'her bir topluluk' veya 'her bir nesil' manasına geldiğini ifade eder. Onların belirlenmiş bir ecelleri olduğunu ve bu ecelin değişmezliğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ümmet' kavramının Kur'an'da genellikle 'dinî bir topluluk' veya 'peygamberin etrafında toplanan cemaat' anlamında kullanıldığını belirtir. Ancak bu ayetteki kullanımı, daha geniş bir 'insan topluluğu'nu kapsar ve her topluluğun ilahi takdirle belirlenmiş bir yaşam süresi olduğunu gösterir."}]},{"word":"أَجَلَهَا","root":"أ ج ل","rootLatin":"e-c-l","meaning":"Belirlenmiş zaman, süre, ömür veya bir şeyin son bulacağı vakit anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ecel' kelimesinin 'belirlenmiş son' veya 'vade' anlamına geldiğini açıklar. Bu ayetteki 'ecel' ise, her ümmet için Allah tarafından takdir edilmiş olan yaşam süresinin sonu, helak olma zamanıdır ve bu zamanın değiştirilemez olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ecel'in 'bir şeyin son bulacağı vakit' olduğunu ve Kur'an'da hem bireylerin hem de toplulukların ömrü için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ecel' ise, ümmetlerin helak veya sona eriş vadesidir ve bu vadenin ne öne alınabileceği ne de ertelenebileceği ifade edilir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ecel' kelimesinin 'bir şeyin sonu, nihayeti' anlamına geldiğini ve bu ayetteki kullanımının, her ümmet için takdir edilmiş olan belirli bir sonu ifade ettiğini belirtir. Bu sonun, ilahi irade tarafından belirlendiği ve değiştirilemez olduğu vurgulanır."}]},{"word":"تَسْبِقُ","root":"س ب ق","rootLatin":"s-b-k","meaning":"Öne geçmek, bir şeyden önce gelmek, acele etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'sebaka' fiilinin 'bir şeyden önce gelmek, öne geçmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'mâ tesbiku' ifadesi, hiçbir ümmetin kendi ecelinden önce gelemediğini, yani belirlenen sürenin dolmasından önce helak olamadığını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'sebaka' fiilinin 'bir şeyi geçmek, önüne geçmek' manasına geldiğini ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, ümmetlerin kendi ecellerini öne alamayacaklarını, yani ilahi takdirle belirlenen sürenin dolmasından önce sona eremeyeceklerini anlatır."}]},{"word":"يَسْتَـْٔخِرُونَ","root":"أ خ ر","rootLatin":"e-h-r","meaning":"Gecikmek, geride kalmak, ertelemek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'iste'hara' fiilinin 'gecikmek, ertelemek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'mâ yesta'hirûn' ifadesi, ümmetlerin kendi ecellerini geciktiremeyeceklerini, yani belirlenen sürenin dolmasından sonra da varlıklarını sürdüremeyeceklerini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'te'ehhur' ve 'iste'har' fiillerinin 'bir şeyin sonraya kalması, gecikmesi' anlamında kullanıldığını açıklar. Bu ayetteki kullanımı, ümmetlerin belirlenmiş ecellerini erteleyemeyeceklerini, yani ilahi takdirle belirlenen sona eriş vaktinin değiştirilemez olduğunu ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'iste'hara' fiilinin 'bir şeyi ertelemeyi istemek' veya 'gecikmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, ümmetlerin kendi ecellerini uzatma veya geciktirme gücüne sahip olmadıklarını, ilahi takdirin mutlak olduğunu vurgular."}]}]}
