# Hicr Sûresi, 66. Âyet (15:66)

> وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَـٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ

*Vekadaynâ ileyhi żâlike-l-emra enne dâbira hâulâ-i maktû'un musbihîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/66

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hicr Suresi 66. ayet, Hz. Lut'a kavminin helak olacağının bildirilmesini konu alır. Ayet, ilahi hükmün kesinliğini ve helakın kaçınılmazlığını vurgulayan güçlü kelimelerle doludur. Özellikle 'kadaynâ', 'dâbir' ve 'maktû'' kelimeleri, bu ilahi takdirin ve sonucun şiddetini ve kesinliğini dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"وَقَضَيْنَا","root":"ق ض ي","rootLatin":"k-d-y","meaning":"Allah'ın kesin bir hüküm vermesi, bir şeyi karara bağlaması ve bildirmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kadâ' kelimesinin asıl anlamının bir şeyi sağlam ve muhkem kılmak olduğunu belirtir. Allah'ın 'kadâ'sı ise, ya bir şeyi yaratması ve tamamlaması ya da bir şeyi emretmesi ve hükmetmesidir. Bu ayetteki 'kadaynâ' ifadesi, Allah'ın Lut kavminin helakı hakkında kesin ve geri dönülemez bir hüküm verdiğini ve bunu Hz. Lut'a bildirdiğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kadaynâ' fiilini 'emernâ' (emrettik) veya 'ahbernâ' (bildirdik) olarak tefsir eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın Hz. Lut'a kavminin akıbeti hakkında kesin bir bilgi ve hüküm verdiğini, bu hükmün artık değişmeyeceğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kadâ' kavramının Kur'an'da hem ilahi takdir ve hüküm hem de bu hükmün icrası anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayette 'kadaynâ', Allah'ın Lut kavmi hakkındaki nihai ve değiştirilemez kararını ve bu kararın Hz. Lut'a vahyedilmesini ifade eder, böylece ilahi iradenin mutlaklığını gösterir."}]},{"word":"دَابِرَ","root":"د ب ر","rootLatin":"d-b-r","meaning":"Bir şeyin arkası, sonu, kökü veya soyu anlamına gelir; burada kavmin tamamen yok edilmesi, köklerinin kazınması anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'dâbir' kelimesinin 'âhir' (son) ve 'asl' (kök) anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'dâbirahum' ifadesi, Lut kavminin sonlarının, yani nesillerinin ve varlıklarının tamamen kesileceğini, köklerinin kazınacağını ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dâbir' kelimesini 'bir şeyin arkası, sonu' olarak açıklar ve 'dâbiru'l-kavm' ifadesinin, kavmin sonuncusu veya kökü anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, kavmin tamamen helak edilerek arkalarından kimsenin kalmayacağını, soylarının kesileceğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'dâbir' kelimesinin 'bir şeyin sonu, arkası' ve 'bir kavmin sonuncusu' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'dâbirahum maktû'' ifadesi, Lut kavminin neslinin ve varlığının tamamen ortadan kaldırılacağını, arkalarından kimsenin gelmeyeceğini kesin bir dille belirtir."}]},{"word":"مَقْطُوعٌ","root":"ق ط ع","rootLatin":"k-t-'-","meaning":"Kesilmiş, koparılmış, sona erdirilmiş anlamına gelir; burada Lut kavminin varlığının tamamen sona erdirilmesi, köklerinin kazınması anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'kat'' fiilinin 'ayırmak, kesmek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Maktû'' ise kesilmiş, koparılmış demektir. Ayetteki 'dâbiruhum maktû'' ifadesi, Lut kavminin soyunun, neslinin ve varlığının tamamen kesilip yok edileceğini, hiçbir izlerinin kalmayacağını açıkça ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kat'' fiilinin bir şeyi birbirinden ayırmak, sona erdirmek anlamında kullanıldığını açıklar. 'Maktû'' kelimesi, burada Lut kavminin köklerinin ve nesillerinin tamamen kesilip yok edileceğini, bir daha varlıklarının devam etmeyeceğini kesin bir şekilde belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kat'' kökünün Kur'an'da genellikle bir şeyin sona ermesi, kesilmesi veya ayrılması anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'maktû'' kelimesi, Lut kavminin helakının tam ve kesin olacağını, soylarının ve varlıklarının tamamen ortadan kaldırılacağını vurgulayarak ilahi cezanın şiddetini gösterir."}]},{"word":"مُّصْبِحِينَ","root":"ص ب ح","rootLatin":"s-b-h","meaning":"Sabahlayanlar, sabaha ulaşanlar anlamına gelir; burada helakın sabah vakti gerçekleşeceğini veya sabah vaktine ulaştıklarında helak olacaklarını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'asbaha' fiilinin 'sabaha ulaşmak' veya 'sabahlamak' anlamında kullanıldığını belirtir. 'Musbihîn' kelimesi, Lut kavminin helakının sabah vakti gerçekleşeceğini veya sabah vaktine ulaştıklarında helak olacaklarını ifade eder, bu da olayın zamanlamasına ve kesinliğine işaret eder."},{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'sabah' kelimesinin 'gündüzün başlangıcı' olduğunu ve 'asbaha' fiilinin 'sabaha girmek' veya 'bir duruma sabahlamak' anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki 'musbihîn' ifadesi, Lut kavminin helakının sabah vakti gerçekleşeceğini, yani gece başlayan azabın sabahla birlikte tamamlanacağını veya sabah vakti helakın kendilerine ulaşacağını belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'subh' kelimesinin 'gündüzün başlangıcı' olduğunu ve 'asbaha' fiilinin 'sabaha girmek' anlamında kullanıldığını belirtir. 'Musbihîn' kelimesi, Lut kavminin helakının sabah vakti gerçekleşeceğini, böylece azabın ani ve beklenmedik bir zamanda geleceğini ve onları hazırlıksız yakalayacağını ima eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-diger-peygamberler","kissa-gecmis-kavimler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"قَضَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-ض-ي","rootLatin":"q-ḍ-y","lemma":"قَضَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"hükmettik/bildirdik"},{"position":2,"surface":"إِلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-e/a"},{"position":2,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ona"},{"position":3,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"şu"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَمْرَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-م-ر","rootLatin":"ʾ-m-r","lemma":"أَمْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İsm-i işaretin bedeli olduğu için mansûb","gloss":"işi/emri"},{"position":5,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i tevkîd ve nasb olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":6,"surface":"دَابِرَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ب-ر","rootLatin":"d-b-r","lemma":"دَابِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"sonu/arkası"},{"position":7,"surface":"هَـٰٓؤُلَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰٓؤُلَآءِ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bunların"},{"position":8,"surface":"مَقْطُوعٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ق-ط-ع","rootLatin":"q-ṭ-ʿ","lemma":"مَقْطُوع","form":"Mef'ûl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"أَنَّ'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"kesilmiş"},{"position":9,"surface":"مُّصْبِحِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ب-ح","rootLatin":"ṣ-b-ḥ","lemma":"مُصْبِح","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"sabahlayanlar olarak"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Hac Sûresi** · *15/ 61-69*
- **Hac Sûresi** · *15/ 61-69*
