# Hicr Sûresi, 88. Âyet (15:88)

> لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ

*Lâ temuddenne ‘ayneyke ilâ mâ metta'nâ bihi ezvâcen minhum velâ tahzen ‘aleyhim vaḣfid cenâhake lilmu/minîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/88

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hicr Suresi'nin 88. ayeti, Peygamber'e hitaben, dünya nimetlerine tamah etmemeyi, inkarcıların durumuna üzülmemeyi ve müminlere karşı tevazu göstermeyi emretmektedir. Ayet, nefs terbiyesi, dünya ve ahiret dengesi ile müminlere karşı şefkatli olma prensiplerini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"تَمُدَّنَّ","root":"م د د","rootLatin":"m-d-d","meaning":"Gözünü dikmek, uzatmak, tamah etmek anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'medd' kökünü bir şeyi uzatmak, genişletmek olarak açıklar. Ayetteki 'lâ temuddenne' ifadesi ise, gözü bir şeye uzatmak, yani ona tamah etmek, imrenmek ve dikkatle bakmak anlamındadır. Burada dünya nimetlerine karşı aşırı ilgi ve hırsın yasaklandığı vurgulanır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'medd' fiilinin mecazi kullanımına dikkat çeker. 'Gözü uzatmak', bir şeye karşı aşırı arzu duymak ve ona göz dikmek demektir. Ayetteki bağlamda, inkarcılara verilen dünya malına karşı bir heves ve imrenme yasağı söz konusudur."}]},{"word":"عَيْنَيْكَ","root":"ع ي ن","rootLatin":"a-y-n","meaning":"Gözler, bakışlar anlamında olup, burada dikkat ve tamahın aracı olarak kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ayn' kelimesinin temel anlamının görme organı olduğunu belirtir. Ayetteki 'aynayke' (iki gözün) ifadesi, bakışların yöneldiği şeyi, yani dünya nimetlerini ve onlara duyulan ilgiyi temsil eder. Yasak, bu nimetlere aşırı bir şekilde odaklanmaktır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'ayn' kelimesinin çok yönlü anlamlarına değinir. Ayetteki kullanımı, sadece fiziksel görme eylemini değil, aynı zamanda kalbin ve nefsin bir şeye yönelmesini, ona karşı bir arzu beslemesini ifade eder. Dolayısıyla, Peygamber'e dünya malına karşı kalben de meyletmemesi emredilir."}]},{"word":"مَتَّعْنَا","root":"م ت ع","rootLatin":"m-t-a","meaning":"Faydalandırmak, geçici nimetler vermek anlamında olup, dünya malının geçiciliğine işaret eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'metâ'' kelimesini 'faydalanılan şey' olarak tanımlar ve genellikle geçici dünya nimetleri için kullanıldığını belirtir. 'Mettâ'nâ' ifadesi, Allah'ın inkarcılara verdiği bu nimetlerin sadece geçici bir faydalanma olduğunu, kalıcı olmadığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'metâ'' kavramının, dünya hayatının geçici ve aldatıcı doğasını vurgulayan merkezi bir kavram olduğunu belirtir. Ayetteki 'mettâ'nâ' fiili, bu geçici nimetlerin Allah tarafından verildiğini, ancak bunların nihai bir değer taşımadığını ve müminlerin bunlara aldanmaması gerektiğini ima eder."}]},{"word":"تَحْزَنْ","root":"ح ز ن","rootLatin":"h-z-n","meaning":"Üzülmek, kederlenmek anlamında olup, inkarcıların dünya nimetlerine sahip olmalarından dolayı üzülmemeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'huzn' kelimesini 'kalpteki sıkıntı ve keder' olarak açıklar. Ayetteki 'lâ tahzen' ifadesi, Peygamber'in inkarcıların dünya nimetlerine sahip olmalarına veya onların iman etmemelerine karşı duyabileceği üzüntüyü yasaklar. Bu, müminlerin dünya işlerine değil, ahiret işlerine odaklanması gerektiğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'huzn' kelimesinin Kur'an'da genellikle bir şeye karşı duyulan pişmanlık, keder veya endişe anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Peygamber'in inkarcıların durumuna karşı duyacağı üzüntünün gereksiz olduğu, çünkü onların akıbetinin farklı olacağı mesajı verilir."}]},{"word":"وَاخْفِضْ","root":"خ ف ض","rootLatin":"h-f-d","meaning":"İndirmek, alçaltmak anlamında olup, tevazu göstermeyi ve müminlere karşı şefkatli olmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"es-Sicistânî, 'hafz' kökünün bir şeyi aşağı indirmek, alçaltmak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ıhfıd cenâhak' (kanadını indir) ifadesi, mecazi olarak tevazu göstermek, alçakgönüllü olmak ve müminlere karşı şefkatli davranmak anlamındadır. Bu, Peygamber'in müminlere karşı koruyucu ve merhametli tutumunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'hafz' fiilinin 'kanat indirmek' deyimiyle birlikte kullanıldığında, zayıflara ve muhtaçlara karşı merhamet ve tevazu göstermeyi ifade ettiğini açıklar. Ayetteki emir, Peygamber'in müminlere karşı bir baba şefkatiyle yaklaşmasını ve onları koruyup kollamasını öğütler."}]},{"word":"جَنَاحَكَ","root":"ج ن ح","rootLatin":"c-n-h","meaning":"Kanat anlamında olup, mecazi olarak koruma, himaye ve şefkat sembolüdür.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cenâh' kelimesinin kuşun kanadı olduğunu ve bu kanadın koruma ve himaye işlevi gördüğünü belirtir. Ayetteki 'ıhfıd cenâhak' ifadesi, mecazi olarak, bir kuşun yavrularını kanatları altına alıp koruduğu gibi, Peygamber'in de müminleri himaye etmesini, onlara şefkat ve merhamet göstermesini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'cenâh' kelimesinin mecazi olarak 'taraf' veya 'yan' anlamına da geldiğini, ancak 'kanat indirmek' deyiminde tevazu ve şefkat anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki kullanım, Peygamber'in müminlere karşı alçakgönüllü, koruyucu ve merhametli bir tutum sergilemesi gerektiğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["mal-mulk","dunya-ahiret-dengesi","takva","tevazu","sosyal-dayanisma"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nehiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nehiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"Sakın"},{"position":2,"surface":"تَمُدَّنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-د-د","rootLatin":"m-d-d","lemma":"مَدَّ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nûn-i Te'kîd-i Sakîle ile birleştiği için mebnî","gloss":"uzatma"},{"position":3,"surface":"عَيْنَيْكَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ي-ن","rootLatin":"ayn","lemma":"عَيْن","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Tesniye","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"iki gözünü"},{"position":3,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":4,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَىٰ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şeye"},{"position":6,"surface":"مَتَّعْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"م-ت-ع","rootLatin":"m-t-ayn","lemma":"مَتَّعَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"nimetlendirdik"},{"position":7,"surface":"بِهِۦٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":7,"surface":"هِۦٓ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onu"},{"position":8,"surface":"أَزْوَٰجًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ز-و-ج","rootLatin":"z-w-j","lemma":"زَوْج","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"çeşitli zümreleri"},{"position":9,"surface":"مِّنْهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":9,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":10,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nehiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nehiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"sakın"},{"position":11,"surface":"تَحْزَنْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ز-ن","rootLatin":"h-z-n","lemma":"حَزَنَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy lâmı ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"üzülme"},{"position":12,"surface":"عَلَيْهِمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَىٰ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":12,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":13,"surface":"وَٱخْفِضْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":13,"surface":"ٱخْفِضْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"خ-ف-ض","rootLatin":"ḫ-f-ḍ","lemma":"خَفَضَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"indir"},{"position":14,"surface":"جَنَاحَكَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ح","rootLatin":"j-n-ḥ","lemma":"جَنَاح","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kanadını"},{"position":14,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":15,"surface":"لِلْمُؤْمِنِينَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":15,"surface":"ٱلْمُؤْمِنِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-م-ن","rootLatin":"hamz-m-n","lemma":"مُؤْمِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"müminler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *15/88*
