# Hicr Sûresi, 90. Âyet (15:90)

> كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ

*Kemâ enzelnâ ‘alâ-lmuktesimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/90

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, 'muktasımin' kavramı üzerinden, ilahi mesajı parçalara ayıran, kendi çıkarlarına göre yorumlayan veya bir kısmını kabul edip bir kısmını reddeden zümreleri ele almaktadır. Ayet, bu tür bir ayrımcılığın ve keyfi yorumun sonuçlarına işaret etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"أَنزَلْنَا","root":"ن ز ل","rootLatin":"n-z-l","meaning":"Allah'ın vahyi, kitabı veya hükmü yukarıdan aşağıya indirmesi, göndermesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nüzûl (نزول), bir şeyin yukarıdan aşağıya inmesidir. Kur'an bağlamında ise Allah'ın kelamının peygamberlere vahyedilmesi ve insanlara ulaştırılması anlamına gelir. Ayetteki 'enzelnâ' (أَنزَلْنَا) fiili, Allah'ın Kitap gönderme eylemini vurgulayarak, vahyin ilahi kökenini ve mutlak otoritesini belirtir. Bu, 'muktasımin'in vahyi parçalamasına karşılık, vahyin bütünlüğünü ve kaynağının tekliğini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İnzâl (إنزال) kavramı, Kur'an'da Allah'ın insanlığa rehberlik olarak gönderdiği vahiyler için kullanılır. Bu, sadece fiziksel bir iniş değil, aynı zamanda ilahi bir mesajın insan idrakine sunulmasıdır. Ayetteki 'enzelnâ', Allah'ın 'muktasımin'e de Kitap indirdiğini belirterek, onların bu ilahi rehberliği nasıl parçaladıklarını ve tahrif ettiklerini daha da çarpıcı hale getirir."}]},{"word":"ٱلْمُقْتَسِمِينَ","root":"ق س م","rootLatin":"k-s-m","meaning":"Kendi aralarında bölüşenler, parçalara ayıranlar, bir kısmına inanıp bir kısmını reddedenler veya yemin edenler anlamlarına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Muktasımin (المقتسمين), 'kısmet' (قسمة) kökünden gelir ve bir şeyi bölüşmek, pay etmek anlamına gelir. Bu ayette, Kur'an'ı veya ilahi mesajı kendi aralarında bölüşen, bir kısmına inanıp bir kısmını reddeden veya kendi çıkarlarına göre yorumlayan kimseleri ifade eder. İbn Kuteybe, bu kelimeyi 'yemin edenler' olarak da yorumlar, sanki Kur'an'a karşı yemin edip onu reddetmişler gibi."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kasm (قسم) ve kısmet (قسمة), bir şeyi parçalara ayırmak ve her bir parçayı birine tahsis etmek demektir. 'Muktasımin' (مقتسمين) ise, bir şeyi kendi aralarında bölüşen, pay eden veya bir şeyi parçalara ayıran kimselerdir. Ayetteki bağlamda, bu kelime, ilahi vahyi kendi heva ve heveslerine göre parçalayan, bir kısmını kabul edip bir kısmını reddeden veya ona karşı çıkanları ifade eder. Bu, vahyin bütünlüğüne ve birliğine karşı bir tutumdur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Muktasımin (المقتسمين), Kur'an'ı bölüşenler, yani onun bir kısmını kabul edip bir kısmını reddedenlerdir. Bu, aynı zamanda 'yemin edenler' anlamına da gelebilir, zira Araplar arasında bir işi bölüşürken veya bir konuda anlaşırken yemin etmek yaygın bir adetti. Dolayısıyla, ayet, ilahi mesajı kendi çıkarları doğrultusunda parçalayan veya ona karşı çıkanları kınamaktadır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kasm' (قسم) kökünün temel anlamının 'bölmek, ayırmak' olduğunu belirtir. 'Muktasımin' (مقتسمين) ise, bu kökten türeyen ve 'bir şeyi kendi aralarında bölüşenler' veya 'bir şeyi parçalara ayıranlar' anlamına gelen bir kavramdır. Kur'an bağlamında, bu, ilahi mesajı kendi heva ve heveslerine göre parçalayan, bir kısmını kabul edip bir kısmını reddeden veya ona karşı çıkan kimseleri ifade eder. Bu kavram, vahyin bütünlüğüne ve birliğine karşı bir tutumu eleştirmektedir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","ilahi-kitaplar","hesap-mizan","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gibi"},{"position":1,"surface":"مَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Mastariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":2,"surface":"أَنزَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ز-ل","rootLatin":"n-z-l","lemma":"أَنزَلَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"indirdik"},{"position":3,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":4,"surface":"ٱلْمُقْتَسِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-س-م","rootLatin":"q-s-m","lemma":"مُقْتَسِم","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bölenlere"}]
