# Hicr Sûresi, 94. Âyet (15:94)

> فَٱصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ

*Fasde' bimâ tu/meru vea'rid ‘ani-lmuşrikîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlara aldırış etme.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/94

---

## Tefsir

{"topics":["tebligh","musrikler","emr-i-maruf"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"artık"},{"position":1,"surface":"ٱصْدَعْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ص-د-ع","rootLatin":"ṣ-d-ʿ","lemma":"صَدَعَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"açıkça ortaya koy"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":2,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":3,"surface":"تُؤْمَرُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-م-ر","rootLatin":"ʾ-m-r","lemma":"أَمَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"buyrulursun"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"أَعْرِضْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ع-ر-ض","rootLatin":"ʿ-r-ḍ","lemma":"أَعْرَضَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"aldırış etme"},{"position":5,"surface":"عَنِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"den"},{"position":6,"surface":"ٱلْمُشْرِكِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"š-r-k","lemma":"مُشْرِك","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"müşriklere"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Hz. Peygamber'e tebliğ görevini açıkça yerine getirmesini ve müşriklerin olumsuz tepkilerine aldırış etmemesini emretmektedir. Anahtar kavramlar, tebliğin açıklığı ve müşriklere karşı takınılacak tavrı vurgular.","keyConcepts":[{"word":"فَٱصْدَعْ","root":"ص د ع","rootLatin":"s-d-a","meaning":"Emredileni açıkça, tereddütsüz ve yüksek sesle ilan et.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sad' (صدع), bir şeyi yarmak, ayırmak ve açığa çıkarmak anlamına gelir. Ayetteki 'fasda'' (فاصدع) emri, tebliğ edilecek şeyi gizlemeden, açıkça ve yüksek sesle ilan etmeyi ifade eder; sanki hakikat perdesini yırtıp ortaya çıkarmak gibidir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sad' (صدع) kelimesi, bir şeyi ayırmak ve açığa vurmak demektir. 'Fasda' bimâ tu'mer' (فاصدع بما تؤمر) ifadesi, sana emredilen şeyi açıkça ortaya koy, onu gizleme ve tereddüt etme anlamındadır. Bu, tebliğin net ve belirgin olmasını gerektirir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sad' (صدع) fiili, bir şeyi ayırmak ve açığa çıkarmak manasındadır. Ayetteki 'fasda'' (فاصدع) emri, 'açıkça ilan et' demektir. Bu, tebliğin gizli kapaklı değil, herkesin duyabileceği şekilde aleni yapılmasını mecazi olarak ifade eder."}]},{"word":"تُؤْمَرُ","root":"أ م ر","rootLatin":"e-m-r","meaning":"Sana emredilen, vahyedilen şey.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Emr (أمر), bir şeyi yapmayı veya terk etmeyi istemektir. 'Tü'meru' (تؤمر) ifadesi, Allah tarafından Peygamber'e vahyedilen ve tebliğ etmesi istenen ilahi buyrukları kapsar. Bu, sadece bir talimat değil, aynı zamanda bir görevlendirmedir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Emr (أمر), bir şeyin yapılmasını talep etmektir. 'Bimâ tü'meru' (بما تؤمر) ifadesi, Allah'ın Peygamber'e vahyettiği ve tebliğ etmesini emrettiği tüm hükümleri, inanç esaslarını ve şeriatı ifade eder. Bu, tebliğin içeriğini belirler."}]},{"word":"وَأَعْرِضْ","root":"ع ر ض","rootLatin":"a-r-d","meaning":"Yüz çevir, aldırış etme, onların sözlerine ve eylemlerine önem verme.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İ'râd (إعراض), bir şeyden yüz çevirmek, onu terk etmek veya ona önem vermemektir. Ayetteki 'a'rıd' (أعرض) emri, müşriklerin olumsuz tepkilerine, alaylarına ve engelleme çabalarına karşı Peygamber'in onlara aldırmamasını, tebliğ görevine odaklanmasını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"İ'râd (إعراض), bir şeyden uzaklaşmak ve ona ilgi göstermemektir. 'Ve a'rıd ani'l-müşrikîn' (وأعرض عن المشركين) ifadesi, müşriklerin sözlerine ve davranışlarına kulak asmamayı, onlarla tartışmaya girmemeyi ve tebliğden alıkoymalarına izin vermemeyi emreder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'i'râd' (إعراض) kavramı, genellikle hakikatten yüz çevirenler için kullanılırken, burada Peygamber'e yönelik olarak, müşriklerin olumsuzluklarına karşı bir tür pasif direniş ve tebliğde sebat etme anlamı taşır. Bu, tebliğcinin moralini bozmamak için bir stratejidir."}]},{"word":"ٱلْمُشْرِكِينَ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Allah'a ortak koşanlar, O'nun birliğine inanmayanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şirk (شرك), Allah'a ortak koşmak, O'nun uluhiyetinde veya rububiyetinde başkalarını O'na denk tutmaktır. 'el-Müşrikîn' (المشركين) ise bu fiili işleyen kimselerdir. Ayette, tebliğin hedef kitlesi olan ve tevhid inancına karşı çıkan putperestler kastedilmektedir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Şirk (شرك), Allah'a ortak koşmaktır. 'el-Müşrikîn' (المشركين) terimi, Allah'tan başka ilahlar edinen, putlara tapan ve Allah'ın birliğini reddeden kimseleri ifade eder. Bu ayette, Peygamber'in tebliğine karşı çıkan Mekke müşrikleri kastedilmektedir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'müşrik' (مشرك) kelimesi, Allah'ın zatında, sıfatlarında veya fiillerinde O'na ortak koşanları tanımlar. Bu ayetteki bağlamda, Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği tevhid inancına karşı çıkan ve putperestlikte ısrar eden Mekke toplumunun önde gelenleri kastedilir."}]}]}
