# Hicr Sûresi, 96. Âyet (15:96)

> ٱلَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

*Elleżîne yec'alûne me'a(A)llâhi ilâhen âḣar(a)(c) fesevfe ya'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/96

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah ile birlikte başka ilahlar edinenlerin akıbetini bildiren bir tehdit içermektedir. Anahtar kavramlar, 'ilah edinme' fiili ve bu fiilin sonuçlarına işaret eden 'bilecekler' fiili etrafında yoğunlaşmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يَجْعَلُونَ","root":"ج ع ل","rootLatin":"c-a-l","meaning":"Bir şeyi başka bir şey olarak kabul etmek, kılmak veya atfetmek anlamında kullanılır; burada Allah ile birlikte başka bir ilah edinmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ceale' fiilinin bir şeyi bir halden başka bir hale dönüştürmek, bir şeyi bir şey olarak kabul etmek veya bir şeye bir sıfat vermek anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yec'alûne ma'allâhi ilâhen âhara' ifadesi, Allah'ın birliğini reddederek O'nunla birlikte başka bir varlığı ilah konumuna koyma eylemini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ceale' fiilinin bazen 'zanne' (zannetmek, sanmak) anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Bu bağlamda, müşriklerin Allah ile birlikte başka ilahlar edindikleri şeyin aslında bir zan ve vehimden ibaret olduğunu, gerçekte ilah olmadığını ima eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'ceale' fiilinin, bir varlığa ilahlık atfetme, onu tanrısal bir konuma yükseltme veya ona tapınma eylemini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, Allah'ın mutlak birliğine karşı çıkanların, O'nunla birlikte başka varlıkları ilahlaştırma çabalarını dile getirir."}]},{"word":"إِلَـٰهًا","root":"أ ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"Tapınılan, ibadet edilen, yüceltilen ve kendisine sığınılan varlık; bu ayette Allah'ın dışında tapınılan sahte tanrıları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ilah' kelimesinin 'el-me'lûh' yani kendisine ibadet edilen, tapınılan anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ilâhen âhara' ifadesi, Allah'ın dışında, O'nunla eş tutulan, ibadete layık görülen her türlü varlığı kapsar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilah' kelimesinin 'el-ulûhe' kökünden geldiğini ve 'hayranlık duyulan, kendisine sığınılan, ibadet edilen' anlamlarını taşıdığını açıklar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın mutlak ilahlığına ortak koşulan, O'nunla birlikte tapınılan varlıkları ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ilah' kavramının Kur'an'da 'yaratıcı, rızık verici, hayat veren ve öldüren, ibadete layık tek varlık' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ilahân âhara' ifadesi, bu niteliklere sahip olmayan, ancak müşrikler tarafından ilahlaştırılan varlıkları işaret eder."}]},{"word":"ءَاخَرَ","root":"أ خ ر","rootLatin":"e-h-r","meaning":"Başka, diğer, farklı olan; bu ayette Allah'ın dışında, O'na ortak koşulan ikinci bir ilahı ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'âhar' kelimesinin 'gayr' (başka, diğer) anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ilâhen âhara' ifadesi, Allah'ın tek ilah olduğu gerçeğine rağmen, O'nunla birlikte başka bir varlığın ilah olarak kabul edildiğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'âhar' kelimesinin, bir şeyin benzeri veya zıddı olmayan, ondan farklı olanı ifade ettiğini açıklar. Bu ayette, Allah'ın benzersiz ilahlığına karşılık, O'ndan tamamen farklı ve O'na denk olmayan bir varlığın ilah olarak kabul edilmesini anlatır."}]},{"word":"يَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bilmek, öğrenmek, idrak etmek; bu ayette, Allah'a ortak koşanların, yaptıklarının akıbetini ve cezasını yakında kesin olarak öğreneceklerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' kelimesinin bir şeyi olduğu gibi idrak etmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'fesevfe ya'lemûn' ifadesi, müşriklerin şu anki cehaletlerinin aksine, gelecekte kesin bir bilgiyle, yani azabı tecrübe ederek gerçeği idrak edeceklerini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ilm'in, bir şeyin hakikatini kavramak olduğunu ifade eder. 'Sevfe ya'lemûn' ifadesi, bu bilginin gelecekte, genellikle bir ceza veya akıbetle birlikte, kesin ve kaçınılmaz bir şekilde gerçekleşeceğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'ilm'in sadece teorik bilgi değil, aynı zamanda pratik sonuçları olan bir idrak olduğunu belirtir. 'Yakında bilecekler' ifadesi, bu bilginin, Allah'a ortak koşmanın dünyevi veya uhrevi sonuçlarını bizzat yaşayarak elde edilecek acı bir tecrübe olacağını ima eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","musrikler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"الذي","rootLatin":"alla-dh-y","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":2,"surface":"يَجْعَلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"جعل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"kılıyorlar/ediyorlar"},{"position":3,"surface":"مَعَ","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَعَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"ile birlikte"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"اله","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهِ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah"},{"position":5,"surface":"إِلَـٰهًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"اله","rootLatin":"a-l-h","lemma":"إِلَٰه","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir ilah"},{"position":6,"surface":"ءَاخَرَ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"اخر","rootLatin":"a-kh-r","lemma":"آخَر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"başka"},{"position":7,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde"},{"position":7,"surface":"سَوْفَ","pos":"harf","posDetail":"Gelecek Zaman Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَوْفَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"yakında"},{"position":8,"surface":"يَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"علم","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"bilecekler"}]
