# Hicr Sûresi, 97. Âyet (15:97)

> وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ

*Velekad na'lemu enneke yadîku sadruke bimâ yekûlûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/15/97

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Hicr Suresi 97. ayet, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) müşriklerin sözleri karşısında yaşadığı sıkıntıyı dile getirmektedir. Ayet, Allah'ın bu durumu bildiğini vurgulayarak, Peygamber'e (s.a.v.) teselli ve destek sunmaktadır. Anahtar kavramlar, bu psikolojik durumu ve ilahi bilgiyi dilbilimsel derinliğiyle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"نَعْلَمُ","root":"ع-ل-م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın, Peygamber'in (s.a.v.) içinde bulunduğu durumu ve müşriklerin sözlerinin etkisini tam olarak bilmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim (علم), bir şeyin hakikatini idrak etmek ve onu olduğu gibi bilmektir. Bu ayetteki 'na'lemu' (نَعْلَمُ) ifadesi, Allah'ın, Peygamber'in (s.a.v.) kalbindeki sıkıntıyı ve müşriklerin sözlerinin sebep olduğu üzüntüyü tam ve eksiksiz bir şekilde kuşattığını, hiçbir detayını kaçırmadığını belirtir. Bu, sadece bir bilgi değil, aynı zamanda bir teselli ve destek vaadidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlim (علم), bir şeyin künhüne vakıf olmaktır. Ayetteki 'na'lemu' (نَعْلَمُ) fiili, Allah'ın, Peygamber'in (s.a.v.) 'sadrunun daralması' (يَضِيقُ صَدْرُكَ) durumunu, yani içsel sıkıntısını ve bu sıkıntının nedenlerini tüm boyutlarıyla bildiğini ifade eder. Bu bilgi, yüzeysel bir bilgi değil, derinlemesine ve kuşatıcı bir bilgidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ilm' (علم) kavramı, genellikle Allah'ın mutlak ve her şeyi kuşatan bilgisi bağlamında kullanılır. Bu ayetteki 'na'lemu' (نَعْلَمُ) ifadesi, Allah'ın, Peygamber'in (s.a.v.) yaşadığı içsel sıkıntıyı ve müşriklerin sözlerinin olumsuz etkisini tam olarak bildiğini, bu durumun Allah'ın bilgisi dışında kalmadığını vurgular. Bu, ilahi bir gözetim ve şefkat göstergesidir."}]},{"word":"يَضِيقُ","root":"ض-ي-ق","rootLatin":"d-y-q","meaning":"Peygamber'in (s.a.v.) kalbinin, müşriklerin inkarcı ve alaycı sözleri yüzünden sıkıntıya düşmesi, daralması.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Daralma (ضيق), bir şeyin genişliğinin azalması, sıkışması anlamına gelir. Ayetteki 'yadîku sadruke' (يَضِيقُ صَدْرُكَ) ifadesi, Peygamber'in (s.a.v.) kalbinin, müşriklerin inkarcı ve alaycı sözleri karşısında hissettiği manevi sıkıntıyı, tahammülünün azalmasını ve üzüntüyü mecazi olarak anlatır. Bu, fiziksel bir daralma değil, ruhsal bir bunalımdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Arapçada 'sadır' (صدر) kelimesi, bazen kalbi ve ruhu ifade etmek için kullanılır. 'Yadîku sadruke' (يَضِيقُ صَدْرُكَ) ifadesi, mecazi bir anlatım olup, Peygamber'in (s.a.v.) kalbinin, müşriklerin sözleri yüzünden üzüntü ve sıkıntı ile dolduğunu, tahammül sınırının zorlandığını belirtir. Bu, bir tür ruhsal bunalımın ifadesidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Daralma (ضيق), hem maddi hem de manevi anlamda kullanılır. Ayetteki 'yadîku sadruke' (يَضِيقُ صَدْرُكَ) ifadesi, Peygamber'in (s.a.v.) kalbinin, müşriklerin inkarcı ve alaycı sözleri karşısında hissettiği manevi sıkıntıyı, üzüntüyü ve tahammül güçlüğünü anlatır. Bu, bir nevi ruhsal bunalım ve keder halidir."}]},{"word":"صَدْرُكَ","root":"ص-د-ر","rootLatin":"s-d-r","meaning":"Peygamber'in (s.a.v.) kalbi, gönlü veya ruhu; duygusal ve düşünsel merkezi.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sadır (صدر), insanın göğüs kafesi içinde bulunan kalbi ve ruhu ifade eder. Kur'an'da sıkça insanın duygusal ve düşünsel merkezi olarak kullanılır. Bu ayetteki 'sadruke' (صَدْرُكَ) ifadesi, Peygamber'in (s.a.v.) iç dünyasını, kalbini ve ruhunu temsil eder. Müşriklerin sözlerinin doğrudan bu manevi merkeze etki ederek onda sıkıntıya yol açtığını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Sadır (صدر), bir şeyin ön kısmı ve başlangıcı anlamına gelir. İnsan için ise kalbin bulunduğu yerdir ve mecazi olarak insanın iç dünyasını, sırlarını ve duygularını barındıran yerdir. Ayetteki 'sadruke' (صَدْرُكَ) ifadesi, Peygamber'in (s.a.v.) kalbini ve ruhunu ifade eder; müşriklerin sözlerinin bu iç dünyada yarattığı sıkıntıyı vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'sadır' (صدر) kelimesi, genellikle insanın iç dünyasını, duygularını, düşüncelerini ve inançlarını barındıran bir merkez olarak kullanılır. 'Sadrunun daralması' (يَضِيقُ صَدْرُكَ) ifadesi, Peygamber'in (s.a.v.) kalbinin, müşriklerin olumsuz sözleri karşısında hissettiği derin üzüntüyü, sıkıntıyı ve ruhsal bunalımı açıkça ortaya koyar. Bu, sadece fiziksel bir organ değil, manevi bir merkezdir."}]},{"word":"يَقُولُونَ","root":"ق-و-ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Müşriklerin, Peygamber'e (s.a.v.) ve getirdiği mesaja karşı sarf ettikleri inkarcı, alaycı ve yalanlayıcı sözler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), söz söylemek, ifade etmek anlamına gelir. Ayetteki 'yakûlûne' (يَقُولُونَ) fiili, müşriklerin Peygamber'e (s.a.v.) karşı sarf ettikleri inkarcı, alaycı ve yalanlayıcı sözleri ifade eder. Bu sözler, sadece basit ifadeler değil, Peygamber'in (s.a.v.) kalbini daraltan, onu üzen ve davasına karşı çıkan düşmanca ifadelerdir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kavl (قول), dil ile ifade edilen her türlü sözdür. Bu ayetteki 'yakûlûne' (يَقُولُونَ) ifadesi, müşriklerin Peygamber'e (s.a.v.) yönelik olarak kullandıkları, onun peygamberliğini inkar eden, Kur'an'ı yalanlayan ve ona iftira atan sözleri kapsar. Bu sözler, Peygamber'in (s.a.v.) manevi yükünü artıran ve onu üzen ifadelerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'kavl' (قول) kavramı, sadece söz söylemek değil, aynı zamanda bir duruşu, bir inancı veya bir iddiayı ifade etmek için de kullanılır. Bu ayetteki 'yakûlûne' (يَقُولُونَ) ifadesi, müşriklerin İslam'a ve Peygamber'e (s.a.v.) karşı olan düşmanca tutumlarını ve bu tutumlarını dile getirdikleri sözleri temsil eder. Bu sözler, Peygamber'in (s.a.v.) misyonunu engellemeye yönelik birer araçtır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["sabir","tebligh","peygamberlik","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"elbette"},{"position":1,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkîk","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"gerçekten"},{"position":2,"surface":"نَعْلَمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"biliyoruz"},{"position":3,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ki"},{"position":3,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb mahallen","gloss":"senin"},{"position":4,"surface":"يَضِيقُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ض-ي-ق","rootLatin":"d-y-q","lemma":"ضَاقَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"أَنَّ'nin haberi olan cümle içinde nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"daralır"},{"position":5,"surface":"صَدْرُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-د-ر","rootLatin":"s-d-r","lemma":"صَدْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"يَضِيقُ fiilinin fâili olduğu için merfû","gloss":"gönül"},{"position":5,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"senin"},{"position":6,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":6,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahallen","gloss":"şey"},{"position":7,"surface":"يَقُولُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"Nasara","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû (nûn'un sübûtu ile)","gloss":"söylüyorlar"}]
