# Nahl Sûresi, 1. Âyet (16:1)

>  أَتَىٰٓ أَمْرُ ٱللَّهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُ ۚ سُبْحَـٰنَهُۥ وَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

*Etâ emru(A)llâhi felâ testa'cilûh(u)(c) subhânehu vete'âlâ ‘ammâ yuşrikûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Allah'ın emri gelecektir. Artık onun acele gelmesini istemeyin. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/1

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi'nin ilk ayeti, Allah'ın emrinin kesinliğini ve bu emrin gerçekleşmesi konusunda aceleci olunmaması gerektiğini vurgular. Ayet, Allah'ın şirkin her türlüsünden münezzeh ve yüce olduğunu belirterek tevhid inancının temelini atar.","keyConcepts":[{"word":"أَتَىٰٓ","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Gelmek, varmak, gerçekleşmek anlamında olup, Allah'ın emrinin kesinliğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'etâ' kelimesinin 'gelmek' anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da bazen 'gerçekleşmek, vuku bulmak' anlamında da kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'Allah'ın emrinin gelmesi', onun kesinlikle vuku bulacağı, gerçekleşeceği anlamındadır ve gelecekteki bir olayın kesinliğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'etâ' fiilinin burada mecazi olarak 'vuku bulmak, gerçekleşmek' anlamında kullanıldığını ifade eder. Allah'ın emrinin gelmesi, onun kaçınılmaz bir şekilde meydana geleceğini, dolayısıyla acele edilmemesi gerektiğini anlatır."}]},{"word":"أَمْرُ","root":"أ م ر","rootLatin":"e-m-r","meaning":"Emir, buyruk, iş, hadise anlamlarına gelir ve burada Allah'ın hükmünü, takdirini veya kıyamet gibi kesinleşmiş bir olayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emr' kelimesinin hem 'sözlü emir' hem de 'iş, hal, şan' anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayette 'Allah'ın emri', Allah'ın takdiri, hükmü veya kıyamet gibi kesinleşmiş bir olayın vuku bulması anlamında kullanılmıştır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'emr' kavramının Kur'an'da Allah'ın yaratıcı ve düzenleyici iradesini, evren üzerindeki mutlak hükümranlığını ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'Allah'ın emri', Allah'ın kesinleşmiş ve kaçınılmaz olan takdirini ve hükmünü temsil eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'emr'in bazen 'kıyamet' gibi büyük bir hadiseyi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'Allah'ın emri', kıyametin veya Allah'ın vaat ettiği herhangi bir olayın kesinlikle gerçekleşeceğine işaret eder."}]},{"word":"تَسْتَعْجِلُوهُ","root":"ع ج ل","rootLatin":"a-c-l","meaning":"Acele etmek, bir şeyin çabuk olmasını istemek anlamında olup, Allah'ın takdirine karşı sabırsız davranılmaması gerektiğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'istacel' fiilinin 'acele istemek' anlamına geldiğini ve burada müşriklerin Allah'ın azabının veya kıyametin çabucak gelmesini alaycı bir şekilde istemelerine bir reddiye olduğunu belirtir. Ayet, bu tür bir aceleciliğin yersiz olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'acele' kelimesinin bir şeyin vaktinden önce olmasını istemek olduğunu ifade eder. 'Testa'cilûhu' ifadesi, Allah'ın emrinin kendi tayin ettiği vakitte gerçekleşeceğini, bu konuda sabırsızlık gösterilmemesi gerektiğini anlatır."}]},{"word":"سُبْحَـٰنَهُۥ","root":"س ب ح","rootLatin":"s-b-h","meaning":"Allah'ı her türlü eksiklikten, noksanlıktan ve şerikten tenzih etmek, yüceltmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sübhân' kelimesinin Allah'ı her türlü noksanlıktan, eksiklikten ve şerikten tenzih etmek, O'nu yüceltmek anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette, müşriklerin Allah'a ortak koşmalarına karşılık Allah'ın bu tür şeylerden münezzeh olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'sübhân'ın Allah'ın kemal sıfatlarını ifade ettiğini ve O'nun her türlü eksiklikten uzak olduğunu gösterdiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın ortak koşulmaktan yüce ve münezzeh olduğunu pekiştirir."}]},{"word":"يُشْرِكُونَ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Ortak koşmak, Allah'a eş ve denk tutmak anlamında olup, tevhidin zıddı olan şirki ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şirk' kelimesinin 'ortaklık' anlamına geldiğini ve Allah'a ortak koşmanın, O'nun uluhiyetinde başkalarını O'na denk tutmak olduğunu belirtir. Ayetteki 'yüşrikûn' ifadesi, müşriklerin Allah'a ortak koşma eylemlerini ve Allah'ın bundan münezzeh olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'şirk' kavramının Kur'an'da tevhidin tam zıddı olarak konumlandırıldığını ve Allah'ın mutlak birliğini reddeden her türlü inanç ve eylemi kapsadığını açıklar. Bu ayette 'yüşrikûn', Allah'ın yüceliği karşısında müşriklerin bu yanlış inançlarını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şirk'in Allah'ın zatında, sıfatlarında veya fiillerinde O'na ortak koşmak olduğunu ve Kur'an'ın en şiddetli şekilde reddettiği inanç olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın ortak koşulmaktan yüce olduğunu vurgulayarak tevhid inancını pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","tevhid","kiyamet","gayb"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَتَىٰٓ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":2,"surface":"أَمْرُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"أ-م-ر","rootLatin":"a-m-r","lemma":"أَمْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"emri"},{"position":3,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":4,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":4,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nehiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yapmayın"},{"position":5,"surface":"تَسْتَعْجِلُو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ج-ل","rootLatin":"'-j-l","lemma":"اِسْتَعْجَلَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy lâm'ı ile meczûm","gloss":"acele etmeyin"},{"position":5,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"onu"},{"position":6,"surface":"سُبْحَـٰنَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ب-ح","rootLatin":"s-b-h","lemma":"سُبْحَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûl-i Mutlak olduğu için mansûb","gloss":"münezzehtir"},{"position":6,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"O"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"تَعَـٰلَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ل-و","rootLatin":"'-l-w","lemma":"تَعَالَى","form":"Tefâ'ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yücedir"},{"position":8,"surface":"عَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":8,"surface":"مَّا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mebnî","gloss":"şey"},{"position":9,"surface":"يُشْرِكُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"ş-r-k","lemma":"أَشْرَكَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"ortak koşuyorlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/1*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/1*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/1*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/1*
