# Nahl Sûresi, 100. Âyet (16:100)

> إِنَّمَا سُلْطَـٰنُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يَتَوَلَّوْنَهُۥ وَٱلَّذِينَ هُم بِهِۦ مُشْرِكُونَ

*İnnemâ sultânuhu ‘alâ-lleżîne yetevellevnehu velleżîne hum bihi muşrikûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Şeytanın hakimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/100

---

## Tefsir

{"topics":["seytan-vesvese","kufur-sirk","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hasr","root":"ا-ن-ن","rootLatin":"i-n-n","lemma":"إِنَّمَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":2,"surface":"سُلْطَـٰنُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ل-ط","rootLatin":"s-l-t","lemma":"سُلْطَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"nüfuzu"},{"position":2,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"O'nun"},{"position":3,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerindedir"},{"position":4,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"kimseler"},{"position":5,"surface":"يَتَوَلَّوْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"تَوَلَّى","form":"Tefea'ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"dost edinirler"},{"position":5,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"O'nu"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mahallen mecrûr","gloss":"kimseler"},{"position":7,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"onlar"},{"position":8,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":8,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"O'na"},{"position":9,"surface":"مُشْرِكُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"sh-r-k","lemma":"مُشْرِك","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"ortak koşanlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 100. ayet, şeytanın nüfuz alanını ve bu nüfuzun kimler üzerinde etkili olduğunu dilbilimsel olarak açıklamaktadır. Ayet, 'sultân', 'yetevvellevne' ve 'müşrikûn' gibi anahtar kavramlar aracılığıyla şeytanın otoritesinin sınırlarını ve şirkle olan ilişkisini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"سُلْطَـٰنُهُۥ","root":"س ل ط","rootLatin":"s-l-t","meaning":"Şeytanın insan üzerindeki nüfuzu, otoritesi veya gücü.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sultân kelimesi, 'salata' kökünden türemiş olup, bir şeye güç yetirme, ona hâkim olma ve üzerinde tasarruf etme anlamlarını içerir. Ayetteki 'sultânuhu' ifadesi, şeytanın insanları saptırma ve onlara hükmetme gücünü, yani nüfuzunu ifade eder. Bu nüfuz, zorlayıcı bir güçten ziyade, vesvese ve ayartma yoluyla elde edilen bir etkiyi belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Sultân, 'hüccet' ve 'kuvvet' anlamlarına gelir. Ayetteki bağlamda şeytanın 'sultânı', onun insanları Allah'a isyana sürükleme konusunda sahip olduğu delil veya gücü değil, daha ziyade onları etkileme ve yönlendirme kabiliyetini ifade eder. Bu, şeytanın insanları zorla değil, ikna ve aldatma yoluyla etkisi altına almasını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu, 'sultân' kavramının Kur'an'da genellikle 'otorite', 'güç' veya 'delil' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Nahl 100'deki 'sultânuhu' ifadesi, şeytanın müminler üzerinde doğrudan bir otoritesi olmadığını, ancak onu dost edinenler ve şirk koşanlar üzerinde bir tür 'etki' veya 'nüfuz' sahibi olduğunu vurgular. Bu, şeytanın gücünün sınırlı ve seçici olduğunu gösterir."}]},{"word":"يَتَوَلَّوْنَهُۥ","root":"و ل ي","rootLatin":"w-l-y","meaning":"Şeytanı dost edinmek, ona tabi olmak, onu veli kabul etmek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tevellî fiili, 'velî' kökünden gelir ve bir şeyi kendine yakın kılmak, onu dost edinmek veya ona tabi olmak anlamındadır. Ayetteki 'yetevvellevnehu' ifadesi, şeytanı dost edinen, onun emirlerine uyan ve onun yolunu takip eden kimseleri tanımlar. Bu, şeytanın nüfuzunun ancak bu tür bir gönüllü bağlılık ile mümkün olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'tevellâ' fiilinin 'yardımcı edinmek' veya 'dost edinmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Nahl 100'deki 'yetevvellevnehu' ifadesi, şeytanı kendilerine yardımcı veya koruyucu olarak gören, onun vesveselerine kulak veren ve onun yönlendirmelerini kabul eden kişileri ifade eder. Bu, şeytanın nüfuzunun, insanların ona olan teveccühüyle doğru orantılı olduğunu gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Tevellî, bir şeyi kendine yakın kılmak, onu veli edinmek ve ona itaat etmek demektir. Ayetteki 'yetevvellevnehu' ifadesi, şeytanı veli edinen, yani onu koruyucu, dost ve rehber olarak kabul eden kimseleri işaret eder. Bu, şeytanın nüfuzunun, insanların ona gönüllü olarak teslim olmasıyla gerçekleştiğini vurgular."}]},{"word":"مُشْرِكُونَ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Allah'a ortak koşanlar, O'nunla birlikte başka ilahlar edinenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şirk, 'şerike' kökünden gelir ve bir şeyi başkasıyla ortak kılmak, birine ortak koşmak demektir. 'Müşrikûn' ise Allah'a ortak koşanlardır. Ayetteki 'müşrikûn' ifadesi, şeytanın nüfuzunun, Allah'a ortak koşanlar üzerinde de etkili olduğunu belirtir. Bu, şirkin şeytanın insan üzerindeki etkisini artıran temel bir faktör olduğunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Şirk, Allah'ın birliğine zıt olan, O'nunla birlikte başka ilahlar kabul etme veya O'nun sıfatlarını başkalarına atfetme eylemidir. Nahl 100'deki 'müşrikûn' ifadesi, şeytanın, Allah'a ortak koşanları daha kolay bir şekilde saptırabildiğini ve onlar üzerinde daha güçlü bir nüfuz sahibi olduğunu vurgular. Şirk, şeytanın insanları aldatma stratejisinin önemli bir parçasıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, şirk kavramının Kur'an'da Allah'ın ulûhiyetinde, rubûbiyetinde veya isim ve sıfatlarında O'na ortak koşmak anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'müşrikûn' ifadesi, şeytanın, tevhid inancından uzaklaşarak Allah'a ortak koşanlar üzerinde daha etkili olduğunu gösterir. Bu, şirkin şeytanın vesveselerine karşı insanı savunmasız bırakan bir durum olduğunu ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/100*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/100*
