# Nahl Sûresi, 107. Âyet (16:107)

> ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱسْتَحَبُّوا۟ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَـٰفِرِينَ

*Żâlike bi-ennehumu-stehabbû-lhayâte-ddunyâ ‘alâ-l-âḣirati veenna(A)llâhe lâ yehdî-lkavme-lkâfirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bu, onların dünya hayatını sevip ahirete tercih etmelerinden ve Allah'ın kafirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceğindendir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/107

---

## Tefsir

{"topics":["dunya-ahiret-dengesi","kufur-sirk","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda konumundadır.","gloss":"bu"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den dolayı"},{"position":2,"surface":"أَنَّهُمُ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":2,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muttasıl zamir olduğu için mebnî; 'enne'nin ismi konumundadır.","gloss":"onlar"},{"position":3,"surface":"ٱسْتَحَبُّوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ح-ب-ب","rootLatin":"h-b-b","lemma":"اِسْتَحَبَّ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî; 'enne'nin haberi konumundadır.","gloss":"tercih ettiler"},{"position":4,"surface":"ٱلْحَيَوٰةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ي-ي","rootLatin":"h-y-y","lemma":"حَيَاة","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"'İstehabbû' fiilinin mef'ûlün bihi olduğu için mansûb.","gloss":"hayatı"},{"position":5,"surface":"ٱلدُّنْيَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"د-ن-و","rootLatin":"d-n-w","lemma":"دُنْيَا","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki ismin (el-hayâte) sıfatı olduğu için mansûb.","gloss":"dünya"},{"position":6,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerine, -e"},{"position":7,"surface":"ٱلْـَٔاخِرَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-خ-ر","rootLatin":"'-kh-r","lemma":"آخِرَة","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden (alâ) sonra geldiği için mecrûr.","gloss":"ahiret"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":9,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"'Enne'nin ismi olduğu için mansûb.","gloss":"Allah"},{"position":10,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":11,"surface":"يَهْدِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû; 'enne'nin haberi konumundadır.","gloss":"hidayet etmez"},{"position":12,"surface":"ٱلْقَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"'Yehdî' fiilinin mef'ûlün bihi olduğu için mansûb.","gloss":"kavmi"},{"position":13,"surface":"ٱلْكَـٰفِرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَافِر","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki ismin (el-kavme) sıfatı olduğu için mansûb.","gloss":"inkarcılar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 107. ayet, dünya hayatının ahirete tercih edilmesinin ve bunun inkarcıların hidayetten mahrum kalmasının temel nedeni olduğunu vurgulamaktadır. Ayet, 'tercih etme', 'dünya hayatı', 'ahiret' ve 'inkarcılar' gibi anahtar kavramlar üzerinden bu tercihin sonuçlarını dilbilimsel bir derinlikle ele alır.","keyConcepts":[{"word":"ٱسْتَحَبُّوا۟","root":"ح ب ب","rootLatin":"h-b-b","meaning":"Bir şeyi diğerine tercih etmek, daha çok sevmek ve yeğlemek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'hubb' (sevgi) kökünden türeyen 'istihbâb' kelimesinin, bir şeyi diğerine tercih etme, daha çok sevme ve onu seçme manasına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, dünya hayatını ahiret hayatına tercih etme, onu daha değerli ve sevimli bulma eylemini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'istihbâb' kelimesini 'ihtiyâr' (seçme, tercih etme) anlamında kullanır. Ayetteki 'istahabbû' fiili, dünya hayatını ahirete tercih etmeleri, yani dünya hayatını seçmeleri ve ona yönelmeleri olarak açıklanır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'istihbâb'ın sadece sevmek değil, aynı zamanda bir şeyi diğerine üstün tutarak onu seçmek ve ona meyletmek anlamını taşıdığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, inkarcıların dünya hayatının geçici zevklerini ahiretin ebedi nimetlerine tercih etme eğilimini vurgular."}]},{"word":"ٱلْحَيَوٰةَ","root":"ح ي ي","rootLatin":"h-y-y","meaning":"Canlılık, varoluş ve yaşamın kendisi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'hayât' kelimesinin 'hayy' (canlı) kökünden türediğini ve varoluşun, canlılığın temelini oluşturduğunu belirtir. Ayetteki 'el-hayâted-dünyâ' ifadesi, geçici olan, sonlu dünya yaşamını ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hayât'ı, ruhun bedende bulunmasıyla ortaya çıkan idrak ve hareket yeteneği olarak tanımlar. Ayetteki 'el-hayâted-dünyâ', insanların içinde yaşadığı, maddi ve geçici olan bu dünya hayatını temsil eder."}]},{"word":"ٱلدُّنْيَا","root":"د ن و","rootLatin":"d-n-v","meaning":"Yakın olan, alçak olan, ahirete göre daha aşağı seviyede olan dünya hayatı anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'dünyâ' kelimesinin 'denâvet' (yakınlık, alçaklık) kökünden geldiğini ve ahirete nispetle daha yakın ve daha değersiz olanı ifade ettiğini belirtir. Ayette, ahiretin karşısında yer alan, geçici ve fani olan bu yaşamı tanımlar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'dünyâ' kelimesinin 'ednâ' (en yakın, en alçak) kelimesinin müennesi olduğunu ve ahiretten önce gelen, maddi ve geçici olan bu âlemi ifade ettiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, inkarcıların tercih ettiği, fani olan yaşamı vurgular."}]},{"word":"ٱلْـَٔاخِرَةِ","root":"أ خ ر","rootLatin":"a-h-r","meaning":"Sonraki, nihai olan, dünya hayatından sonraki ebedi hayat anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'âhiret' kelimesinin 'ahîr' (son) kökünden geldiğini ve dünya hayatından sonraki ebedi yurdu, son durağı ifade ettiğini belirtir. Ayette, inkarcıların dünya hayatına tercih etmedikleri, ancak gerçek ve kalıcı olan yaşamı temsil eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'âhiret'i, dünya hayatının zıddı olarak, yani son ve ebedi olan yaşam olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, dünya hayatının geçiciliğine karşılık, sonsuzluğun ve gerçek mükafatın veya cezanın yeri olan ahireti ifade eder."}]},{"word":"ٱلْكَـٰفِرِينَ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Gerçeği örten, inkar eden, nankörlük eden kimseler anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'küfr' kelimesinin temel anlamının 'örtmek' olduğunu ve bu bağlamda Allah'ın nimetlerini veya hakikati örtmeyi, inkar etmeyi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'kâfirîn', Allah'ın varlığını, birliğini ve ahiret gerçeğini inkar eden, bu gerçekleri örtbas eden kimseleri tanımlar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'küfr' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini ve 'şükür' kavramının zıddı olarak, Allah'ın lütuflarını ve hakikati görmezden gelme, nankörlük etme anlamını taşıdığını açıklar. Ayetteki 'kâfirîn', dünya hayatını ahirete tercih ederek Allah'ın ayetlerini ve vaatlerini inkar eden, bu tercihle nankörlük eden topluluğu ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'küfr'ün lügatte örtmek anlamına geldiğini, şer'î ıstılahta ise Allah'ı, peygamberlerini ve getirdiklerini inkar etmek olduğunu belirtir. Ayetteki 'kâfirîn', dünya hayatına olan düşkünlükleri nedeniyle ahiret gerçeğini ve Allah'ın hidayetini reddeden kimselerdir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/107*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/107*
