# Nahl Sûresi, 126. Âyet (16:126)

> وَإِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا۟ بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُم بِهِۦ ۖ وَلَئِن صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِّلصَّـٰبِرِينَ

*Ve-in ‘âkabtum fe'âkibû bimiśli mâ ‘ûkibtum bih(i)(s) vele-in sabertum lehuve ḣayrun lissâbirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/126

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 126. ayet, ceza ve sabır kavramları üzerinden adalet ve erdem arasındaki dengeyi ele almaktadır. Ayet, misilleme hakkını tanımakla birlikte, sabrın daha üstün bir erdem olduğunu vurgulayarak müminlere ahlaki bir yol haritası sunar.","keyConcepts":[{"word":"عَاقَبْتُمْ","root":"ع ق ب","rootLatin":"a-q-b","meaning":"Birine yapılan kötülüğe karşılık vermek, ceza uygulamak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'akabe' kelimesinin 'bir şeyin ardından gelmek' anlamından türediğini belirtir. 'Ukûbet' ise, bir fiilin ardından gelen ceza veya karşılık demektir. Ayetteki 'عَاقَبْتُمْ' ifadesi, yapılan bir kötülüğe misilleme olarak verilen cezayı ifade eder, yani bir fiilin 'akabinde' gelen karşılığıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'عَاقَبْتُمْ' ifadesini 'cezalandırdınız' veya 'karşılık verdiniz' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, 'size yapılanın benzeriyle karşılık verme' ruhsatını dile getirir, bu da bir nevi 'kısas' anlamı taşır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ukûbet' kavramının Kur'an'da hem dünyevi hem de uhrevi cezaları kapsadığını belirtir. Bu ayetteki 'عَاقَبْتُمْ' ise, dünyevi bağlamda, bir haksızlığa karşı verilen adil ve orantılı karşılığı ifade eder, ancak bu karşılığın sınırlarını da ima eder."}]},{"word":"بِمِثْلِ","root":"م ث ل","rootLatin":"m-th-l","meaning":"Bir şeyin benzeri, dengi veya eşiti.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'misil' kelimesinin 'benzer' veya 'aynı' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُم بِهِۦ' ifadesi, cezanın, uğranılan zararın veya haksızlığın aynısı veya dengiyle sınırlı olması gerektiğini vurgular, aşırıya kaçılmaması gerektiğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'misil' kelimesinin 'bir şeyin nitelik ve nicelik bakımından benzeri' olduğunu açıklar. Bu ayetteki kullanımı, cezanın orantılılığını ve adaletini sağlamak için bir ölçüt olarak sunulur; yani yapılan haksızlığın 'misliyle' karşılık verilmesi esastır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'misil' kavramının Kur'an'da genellikle 'denklik' ve 'benzerlik' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Nahl 126'daki 'بِمِثْلِ' ifadesi, ceza uygulamasında adaleti ve aşırılıktan kaçınmayı temin eden bir sınırlayıcı unsur olarak işlev görür."}]},{"word":"صَبَرْتُمْ","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Zorluklara, sıkıntılara veya haksızlıklara karşı dayanmak, tahammül etmek ve direnmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'sabr' kelimesinin 'nefsi, akıl ve şeriatın gerektirdiği şey üzerinde tutmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'صَبَرْتُمْ' ifadesi, ceza verme hakkı varken bile bu haktan vazgeçip, Allah rızası için tahammül etmeyi ve affetmeyi tercih etmeyi ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, sabrı 'nefsi hoşlanmadığı şeylerden alıkoymak' olarak tanımlar. Nahl 126'daki 'صَبَرْتُمْ' ise, intikam alma arzusuna karşı nefsi tutmayı, zorluğa rağmen affetmeyi ve bu sayede daha büyük bir hayra ulaşmayı ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sabr'ın Kur'an'da temel bir erdem olduğunu ve genellikle zorluklar karşısında gösterilen metaneti ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'صَبَرْتُمْ', intikam alma gücüne sahipken bile bu gücü kullanmayıp, daha yüksek bir ahlaki duruş sergilemeyi ve bunun getireceği manevi faydayı vurgular."}]},{"word":"خَيْرٌ","root":"خ ي ر","rootLatin":"h-y-r","meaning":"Daha iyi, daha hayırlı, daha üstün.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hayr' kelimesinin 'iyilik, fayda ve güzellik' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'لَهُوَ خَيْرٌ' ifadesi, sabretmenin, misilleme yapmaktan daha fazla fayda, daha büyük bir mükafat ve daha üstün bir ahlaki değer taşıdığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'hayr'ın 'insanın arzu ettiği ve faydalı gördüğü şey' olduğunu açıklar. Nahl 126'da 'خَيْرٌ' kelimesi, sabrın hem dünyevi huzur hem de uhrevi mükafat açısından intikamdan daha üstün ve tercih edilebilir bir yol olduğunu belirtir."}]},{"word":"لِّلصَّـٰبِرِينَ","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Sabredenler, zorluklara karşı direnenler.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'sâbirîn' kelimesinin 'sabr' kökünden türeyen bir ism-i fâil olduğunu ve sabır vasfını sürekli olarak taşıyan kişileri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'لِّلصَّـٰبِرِينَ' ifadesi, sabrın sadece anlık bir eylem değil, bir yaşam biçimi ve karakter özelliği haline gelmiş olanlar için daha büyük bir hayır getireceğini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'sâbirîn'in, Allah'ın emirlerine uyma, yasaklarından kaçınma ve musibetlere karşı dayanma konusunda sebat gösterenler olduğunu açıklar. Bu ayette, intikam alma hakkı varken sabrı tercih edenlerin, bu erdemli davranışlarının karşılığını görecekleri ve onlar için bunun daha hayırlı olduğu belirtilir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["sabir","adalet","af-hosgoru"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِنْ","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Şart harfi olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":2,"surface":"عَاقَبْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ق-ب","rootLatin":"'-q-b","lemma":"عَاقَبَ","form":"Fâ'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî; şart fiili olduğu için mahallen meczûm","gloss":"ceza verdiniz"},{"position":3,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde"},{"position":3,"surface":"عَاقِبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Emir Fiil","root":"ع-ق-ب","rootLatin":"'-q-b","lemma":"عَاقَبَ","form":"Fâ'ale","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî; şartın cevabı olduğu için mahallen meczûm","gloss":"ceza verin"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":4,"surface":"مِثْلِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ث-ل","rootLatin":"m-th-l","lemma":"مِثْل","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"benzeri"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"şey"},{"position":6,"surface":"عُوقِبْتُم","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ق-ب","rootLatin":"'-q-b","lemma":"عَاقَبَ","form":"Fâ'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"cezalandırıldınız"},{"position":7,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":7,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"o"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Tekid Lâmı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"elbette"},{"position":8,"surface":"إِنْ","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Şart harfi olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":9,"surface":"صَبَرْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ص-ب-ر","rootLatin":"s-b-r","lemma":"صَبَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî; şart fiili olduğu için mahallen meczûm","gloss":"sabrettiniz"},{"position":10,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Tekid Lâmı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"elbette"},{"position":10,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"o"},{"position":11,"surface":"خَيْرٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"خ-ي-ر","rootLatin":"kh-y-r","lemma":"خَيْر","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"daha hayırlıdır"},{"position":12,"surface":"لِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":12,"surface":"لصَّـٰبِرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ب-ر","rootLatin":"s-b-r","lemma":"صَابِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sabredenler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/126*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/126*
