# Nahl Sûresi, 21. Âyet (16:21)

> أَمْوَٰتٌ غَيْرُ أَحْيَآءٍ ۖ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

*Emvâtun ġayru ahyâ-/(in)(s) vemâ yeş'urûne eyyâne yub'aśûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/21

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 21. ayet, müşriklerin taptığı putların cansız ve şuursuz varlıklar olduğunu vurgulayarak onların ilahlık iddialarını çürütmektedir. Ayet, bu putların hem fiziksel olarak ölü olduğunu hem de gelecekteki diriliş hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"أَمْوَٰتٌ","root":"م و ت","rootLatin":"m-w-t","meaning":"Ayette, taptıkları putların cansız, ruhsuz ve yaşam belirtisi olmayan varlıklar olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mevt' kelimesinin asıl anlamının 'canlılığın yokluğu' olduğunu belirtir. Ayetteki 'emvât' ifadesi, putların gerçek bir yaşamdan yoksun, cansız nesneler olduğunu vurgular. Onlar, canlıların sahip olduğu idrak, hareket ve iradeden yoksundurlar."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, bu tür kullanımları 'mecaz' olarak değil, putların gerçek durumunu tasvir eden bir ifade olarak ele alır. Putlar, canlıların aksine ne duyabilir ne de hareket edebilirler, bu da onların 'ölü' vasfını pekiştirir. Ayetteki kullanımı, onların ilahlık vasfına sahip olamayacak kadar aciz olduklarını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'mevt' kavramının Kur'an'da sadece biyolojik ölümle sınırlı olmadığını, aynı zamanda manevi ve işlevsel bir yokluğu da ifade ettiğini belirtir. Nahl 21'deki 'emvât', putların tanrısal işlevleri yerine getirme yeteneğinden tamamen yoksun, pasif ve etkisiz varlıklar olduğunu vurgular."}]},{"word":"أَحْيَآءٍ","root":"ح ي ي","rootLatin":"h-y-y","meaning":"Putların, canlıların sahip olduğu hayat, idrak ve hareket yeteneğinden tamamen yoksun olduğunu belirtir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hayât' kelimesinin zıddı olan 'mevt' ile birlikte kullanıldığında, putların gerçek bir yaşamdan, dolayısıyla idrak ve iradeden yoksun olduğunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'gayru ahya' ifadesi, onların cansızlıklarını kesin bir dille ortaya koyar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hayât'ın varlığın temel niteliği olduğunu ve bu nitelikten yoksun olanın 'ölü' sayılacağını açıklar. Ayetteki 'gayru ahya', putların canlılık vasfına sahip olmamaları nedeniyle, ibadete layık olamayacaklarını ve hiçbir şeye güç yetiremeyeceklerini vurgular."}]},{"word":"يَشْعُرُونَ","root":"ش ع ر","rootLatin":"ş-'-r","meaning":"Putların, gelecekteki diriliş zamanı hakkında hiçbir bilgiye, idrake veya farkındalığa sahip olmadığını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'şe'ara' fiilinin 'bilmek, farkına varmak, idrak etmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'mâ yeş'urûn', putların ne kendileri ne de başkaları hakkında, özellikle de diriliş gibi gaybî konularda hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını vurgular. Bu, onların ilahlık iddialarını tamamen çürütür."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'şu'ûr' kelimesinin 'ince ve gizli şeyleri idrak etme' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, putların diriliş gibi gaybî bir olayın zamanını bırakın bilmeyi, onun varlığından bile haberdar olamayacak kadar şuursuz olduklarını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şu'ûr'un Kur'an'da genellikle 'derinlemesine anlama, farkında olma' anlamında kullanıldığını belirtir. Nahl 21'deki 'mâ yeş'urûn', putların sadece bilgi eksikliği değil, aynı zamanda idrak ve bilinç yoksunluğu nedeniyle dirilişin ne zaman gerçekleşeceğini asla bilemeyeceklerini ifade eder."}]},{"word":"يُبْعَثُونَ","root":"ب ع ث","rootLatin":"b-'-s","meaning":"Putların, kıyamet günü diriltilme veya yeniden hayata döndürülme eylemine maruz kalacaklarını, ancak bunun zamanını bilmediklerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ba's' kelimesinin 'bir şeyi yerinden kaldırmak, göndermek, diriltmek' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki 'yüb'asûn' pasif fiili, putların kendi iradeleriyle değil, Allah'ın emriyle diriltileceklerini, ancak bu olayın zamanı hakkında hiçbir bilgileri olmadığını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ba's'ın 'ölümden sonra diriltme' anlamının Kur'an'da sıkça kullanıldığını ifade eder. Nahl 21'deki 'yüb'asûn', putların da diğer yaratılmışlar gibi bir gün diriltileceklerini, ancak bu dirilişin zamanı hakkında hiçbir idraklerinin olmadığını, dolayısıyla ilahlık vasfına sahip olamayacaklarını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dirilis","musrikler","gayb"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَمْوَٰتٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"م-و-ت","rootLatin":"m-w-t","lemma":"مَيْت","form":"Müfred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"ölüler"},{"position":2,"surface":"غَيْرُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ي-ر","rootLatin":"gh-y-r","lemma":"غَيْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"dışında"},{"position":3,"surface":"أَحْيَآءٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ح-ي-ي","rootLatin":"h-y-y","lemma":"حَيّ","form":"Müfred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"diriler"},{"position":4,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve ... değil"},{"position":5,"surface":"يَشْعُرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ع-ر","rootLatin":"sh-'-r","lemma":"شَعَرَ","form":"Mücerred Sülâsî","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"bilirler"},{"position":6,"surface":"أَيَّانَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham İsmi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَيَّانَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ne zaman"},{"position":7,"surface":"يُبْعَثُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ع-ث","rootLatin":"b-'-th","lemma":"بَعَثَ","form":"Mücerred Sülâsî","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"diriltilirler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/21*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/21*
