# Nahl Sûresi, 22. Âyet (16:22)

> إِلَـٰهُكُمْ إِلَـٰهٌ وَٰحِدٌ ۚ فَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ قُلُوبُهُم مُّنكِرَةٌ وَهُم مُّسْتَكْبِرُونَ

*İlâhukum ilâhun vâhid(un)(c) felleżîne lâ yu/minûne bil-âḣirati kulûbuhum munkiratun vehum mustekbirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkar etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/22

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 22. ayet, tevhid inancının temelini vurgularken, ahireti inkar edenlerin kalplerinin bu gerçeği reddetmesini ve kibirlerini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, 'ilah', 'vahid', 'yü'minûn', 'munkira' ve 'mustekbirûn' gibi anahtar kavramlar üzerinden inanç, inkar ve kibir arasındaki semantik ilişkiyi ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"إِلَـٰهُكُمْ","root":"أ ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"İbadet edilen, tapınılan, kendisine yönelinen varlık.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilah' kelimesinin 'elehe' fiilinden türediğini ve 'hayran olmak, şaşırmak, bir şeye gönülden bağlanmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'İlahınız' ifadesi, kulların kendisine hayranlık duyduğu, gönülden bağlandığı ve ibadet ettiği tek varlık olarak Allah'ı işaret eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ilah' kelimesini 'ma'bûd' (ibadet edilen) olarak açıklar. Ayetteki 'İlahınız' ifadesi, muhatapların ibadet etmesi gereken yegane varlığın Allah olduğunu vurgular, başka hiçbir varlığın bu sıfatı hak etmediğini ima eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilah' kavramının Kur'an'da 'mutlak güç ve otorite sahibi, yaratıcı ve rızık verici' anlamlarını taşıdığını belirtir. Nahl 22'deki kullanımı, bu mutlak otoritenin sadece tek bir varlığa ait olduğunu, dolayısıyla ibadetin de yalnızca O'na yöneltilmesi gerektiğini vurgular."}]},{"word":"وَٰحِدٌ","root":"و ح د","rootLatin":"v-h-d","meaning":"Tek, biricik, eşi ve benzeri olmayan.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vahid' kelimesinin 'tek, bir' anlamına geldiğini ve 'bölünemez, parçalanamaz' niteliğini taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'ilahun vahid' ifadesi, Allah'ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde eşsiz ve biricik olduğunu, hiçbir ortağı bulunmadığını kesin bir dille belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'vahid' kelimesinin 'tekil, eşsiz' anlamında kullanıldığını ve 'ikincisi olmayan' manasına geldiğini açıklar. Nahl 22'de bu kelime, Allah'ın birliğini ve benzersizliğini vurgulayarak, tevhid inancının temelini oluşturur."}]},{"word":"يُؤْمِنُونَ","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnanmak, tasdik etmek, güvenmek ve kalben kabul etmek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'îmân' kelimesinin 'tasdik' (doğrulamak) ve 'emân' (güven vermek) kökünden geldiğini belirtir. Ayetteki 'la yü'minûne' ifadesi, ahiretin varlığını kalben doğrulamayan, ona güven duymayan ve bu gerçeği kabul etmeyen kişileri tanımlar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'îmân'ın 'kalben tasdik, dil ile ikrar ve azalarla amel' anlamına geldiğini ifade eder. Nahl 22'deki 'ahirete inanmayanlar' ifadesi, ahiret gününün gerçekliğini kalben tasdik etmeyen, dolayısıyla ona göre yaşamayan kimseleri işaret eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'îmân' kavramının Kur'an'da sadece bir inanç değil, aynı zamanda bir 'güven ve teslimiyet' hali olduğunu vurgular. Ayetteki 'ahirete inanmayanlar', ahiretin varlığına dair bu güven ve teslimiyeti göstermeyen, dolayısıyla onun sonuçlarına karşı kayıtsız kalan kişilerdir."}]},{"word":"مُّنكِرَةٌ","root":"ن ك ر","rootLatin":"n-k-r","meaning":"İnkar eden, reddeden, tanımayan.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'inkâr'ın 'bilinen bir şeyi reddetmek, tanımamak' anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'kulûbuhum munkira' ifadesi, kalplerin ahiret gerçeğini bildiği halde onu reddettiğini, bu gerçeği kabul etmeye yanaşmadığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'inkâr'ın 'bir şeyi bilmediğini iddia etmek veya bildiği halde reddetmek' olduğunu belirtir. Nahl 22'deki 'munkira' kelimesi, ahiretin varlığına dair deliller olmasına rağmen, kalplerin bu delilleri görmezden gelerek veya bile bile reddederek inkar ettiğini ifade eder."}]},{"word":"مُّسْتَكْبِرُونَ","root":"ك ب ر","rootLatin":"k-b-r","meaning":"Büyüklük taslayanlar, kibirlenenler, kendini üstün görenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kibr'in 'bir kimsenin kendini başkalarından büyük görmesi' anlamına geldiğini belirtir. 'İstikbâr' ise bu büyüklüğü fiilen göstermek, başkalarına karşı üstünlük taslamaktır. Ayetteki 'mustekbirûn' ifadesi, ahireti inkar etmelerinin altında yatan temel nedenlerden birinin, hakikati kabul etmeye engel olan kibir ve gurur olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kibr'i 'hakkı reddetmek ve insanları hor görmek' olarak tanımlar. Nahl 22'deki 'mustekbirûn' kelimesi, ahiret gerçeğini kabul etmeyerek hakkı reddeden ve bu reddedişleriyle kendilerini diğer insanlardan üstün gören kişilerin durumunu açıklar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'istikbâr'ın Kur'an'da genellikle ilahi emirlere karşı gelme, peygamberleri ve onların getirdiği mesajı küçümseme anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'mustekbirûn', ahiret inancını reddederek Allah'ın hükmüne karşı büyüklük taslayan ve bu nedenle hakikati kabul etmeyen kimseleri ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","kufur-sirk","kiyamet","kibir-hased"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِلَـٰهُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"إِلَاه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Tanrı"},{"position":1,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":2,"surface":"إِلَـٰهٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"إِلَاه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"Tanrı"},{"position":3,"surface":"وَٰحِدٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ح-د","rootLatin":"w-h-d","lemma":"وَاحِد","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"tek"},{"position":4,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ise"},{"position":4,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":5,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":6,"surface":"يُؤْمِنُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"inanırlar"},{"position":7,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":7,"surface":"ٱلْـَٔاخِرَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-خ-ر","rootLatin":"a-kh-r","lemma":"آخِرَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ahiret"},{"position":8,"surface":"قُلُوبُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ل-ب","rootLatin":"q-l-b","lemma":"قَلْب","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"kalpleri"},{"position":8,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":9,"surface":"مُّنكِرَةٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ك-ر","rootLatin":"n-k-r","lemma":"مُنْكِر","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"inkarcıdır"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":11,"surface":"مُّسْتَكْبِرُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ب-ر","rootLatin":"k-b-r","lemma":"مُسْتَكْبِر","form":"İstif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"büyüklük taslayanlardır"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/22*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/22*
