# Nahl Sûresi, 27. Âyet (16:27)

> ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ يُخْزِيهِمْ وَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تُشَـٰٓقُّونَ فِيهِمْ ۚ قَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ إِنَّ ٱلْخِزْىَ ٱلْيَوْمَ وَٱلسُّوٓءَ عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ

*Śumme yevme-lkiyâmeti yuḣzîhim veyekûlu eyne şurakâ-iye-lleżîne kuntum tuşâkkûne fîhim(c) kâle-lleżîne ûtû-l'ilme inne-lḣizye-lyevme ve-ssû-e ‘alâ-lkâfirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Sonra kıyamet günü, Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: "Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!" Kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: "Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kafirlerin üzerinedir."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/27

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 27. ayet, kıyamet gününde müşriklerin durumunu ve ilim sahiplerinin bu duruma dair beyanını ele almaktadır. Ayet, 'rezillik', 'ortaklar' ve 'ilim' gibi temel kavramlar üzerinden, şirk koşmanın ahiretteki sonuçlarını ve tevhidin önemini vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يُخْزِيهِمْ","root":"خ-ز-ي","rootLatin":"h-z-y","meaning":"Allah'ın kıyamet günü müşrikleri alçaltması, utandırması ve rezil etmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hazy (خزي) kelimesi, bir şeyin değerinin düşmesi, alçalması ve utanç verici bir duruma düşmesi anlamına gelir. Ayetteki 'yuhzîhim' (يُخْزِيهِمْ) ifadesi, Allah'ın kıyamet günü müşrikleri, dünyada şirk koşmaları sebebiyle utanç ve aşağılanmaya maruz bırakacağını ifade eder. Bu, onların dünyadaki iddialarının aksine, ahirette hiçbir dayanaklarının olmadığını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hizy (خزي), bir kimsenin yaptığı kötü bir işten dolayı duyduğu utanç ve aşağılanma halidir. Ayetteki kullanımında, Allah'ın müşrikleri, ortak koştukları ilahların kendilerine hiçbir fayda sağlamadığını gördüklerinde yaşayacakları derin utanç ve horlanmayı anlatır. Bu, onların dünyadaki gururlarının ahirette nasıl bir alçalmaya dönüşeceğinin bir tasviridir."}]},{"word":"شُرَكَآءِىَ","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Allah'a ortak koşulan, O'nunla birlikte ibadet edilen varlıkları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şerîk (شريك) kelimesi, bir işte veya mülkte ortak olanı ifade eder. Ayetteki 'şürekâî' (شركائي) ifadesi, Allah'ın, kendisine ortak koşulan putları veya varlıkları kastederek, onların nerede olduğunu sormasıdır. Bu soru, aslında onların hiçbir güce sahip olmadığını ve Allah'a ortak olamayacaklarını vurgulamak içindir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Şirk (شرك), Allah'a ortak koşmak, O'nunla birlikte başka ilahlar edinmektir. 'Şürekâî' (شركائي) ifadesi, mecazi bir kullanımdır; zira Allah'ın hiçbir ortağı yoktur. Bu ifade, müşriklerin iddia ettikleri ortakları kastederek, onların acizliğini ve yokluğunu ortaya koymak amacıyla kullanılmıştır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Şirk kavramı, Kur'an'da tevhidin zıttı olarak merkezi bir yer tutar. 'Şürekâî' (شركائي) ifadesi, Allah'ın mutlak birliğini ve eşsizliğini vurgulamak için kullanılır. Müşriklerin Allah'a ortak koştuğu varlıkların, kıyamet günü hiçbir fayda sağlayamayacakları ve hatta ortada bile olmayacakları gerçeği, şirk inancının temelsizliğini gösterir."}]},{"word":"تُشَـٰٓقُّونَ","root":"ش-ق-ق","rootLatin":"ş-k-k","meaning":"Bir konuda karşı çıkmak, muhalefet etmek, ayrılık ve düşmanlık göstermek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şikk (شق) kelimesi, bir şeyi ikiye ayırmak, yarmak anlamına gelir. 'Müşâkka' (مشاقة) ise, bir konuda karşı taraf olmak, muhalefet etmek ve düşmanlık göstermek demektir. Ayetteki 'tüşâkkûne fîhim' (تشاقون فيهم) ifadesi, müşriklerin, Allah'ın birliği konusunda müminlere karşı çıktıklarını, onlarla tartıştıklarını ve bu ortaklar uğruna düşmanlık beslediklerini belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Müşâkka (مشاقة), bir konuda zıtlaşmak, çekişmek ve düşmanlık etmek anlamına gelir. Ayetteki 'tüşâkkûne fîhim' (تشاقون فيهم) ifadesi, müşriklerin, Allah'ın ortakları olduğu iddiasıyla müminlere karşı çıktıklarını, bu konuda onlarla mücadele ettiklerini ve ayrılıkçı bir tutum sergilediklerini gösterir. Bu, onların şirk konusundaki ısrarlarını ve tevhide karşı duruşlarını ifade eder."}]},{"word":"ٱلْعِلْمَ","root":"ع-ل-م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Gerçeği bilme, hakikati idrak etme ve doğru bilgiye sahip olma anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim (علم), bir şeyin hakikatini idrak etmek ve onu olduğu gibi bilmektir. Ayetteki 'ellezîne ûtü'l-ilme' (الذين أوتوا العلم) ifadesi, Allah'ın birliğini, ahireti ve dinin hakikatlerini bilen kimseleri ifade eder. Bu kişiler, kıyamet günü müşriklerin durumunu doğru bir şekilde değerlendirerek, onların rezilliğini ve inkarcılıklarının sonucunu dile getirirler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İlim, Kur'an'da sadece bilgi edinmek değil, aynı zamanda bu bilginin getirdiği hikmet ve basiret anlamına da gelir. Ayetteki 'ilim sahipleri', Allah'ın ayetlerini anlayan, tevhidin hakikatini kavrayan ve bu sayede kıyamet gününün gerçekliğini idrak eden kişilerdir. Onların beyanı, ilmin, hakikati ortaya koymadaki gücünü gösterir."}]},{"word":"ٱلْخِزْىَ","root":"خ-ز-ي","rootLatin":"h-z-y","meaning":"Kıyamet günü inkarcıların yaşayacağı utanç, aşağılanma ve rezillik halidir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Hizy (خزي), bir kimsenin yaptığı kötü işlerden dolayı duyduğu utanç ve alçalma halidir. Ayetteki 'el-hizye' (الخزي) ifadesi, kıyamet günü inkarcıların, dünyada inkar ettikleri gerçeklerle yüzleşmeleri sonucunda yaşayacakları derin utanç ve aşağılanmayı vurgular. Bu, onların dünyadaki kibirlerinin ahiretteki karşılığıdır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hizy (خزي), bir kimsenin düşmanları karşısında aciz kalması ve utanç duymasıdır. Ayetteki 'el-hizye' (الخزي), inkarcıların kıyamet günü, Allah'ın huzurunda ve müminlerin şahitliğinde, inkar ve şirklerinin ortaya çıkmasıyla yaşayacakları büyük utancı ve horlanmayı ifade eder. Bu, onların dünyadaki yanılgılarının acı bir sonucudur."}]},{"word":"ٱلسُّوٓءَ","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-v-e","meaning":"Kıyamet günü inkarcıların karşılaşacağı kötülük, azap ve kötü sonuçları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sû' (سوء), bir şeyin kötü olması, çirkin olması ve zarar vermesi anlamına gelir. Ayetteki 'es-sûe' (السوء) ifadesi, inkarcıların kıyamet günü karşılaşacakları her türlü kötü akıbeti, azabı ve hoş olmayan durumu kapsar. Bu, onların inkar ve şirklerinin doğal bir sonucudur."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Sû' (سوء), bir şeyin çirkin ve kötü olmasıdır. Ayetteki 'es-sûe' (السوء) ifadesi, inkarcıların kıyamet günü yaşayacakları azabın ve kötü sonuçların genel bir ifadesidir. Bu, sadece utanç ve rezillikle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda cehennem azabını ve diğer kötü akıbetleri de içerir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","kufur-sirk","ahiret-mukafat","ilim-hikmet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sonra"},{"position":2,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":3,"surface":"ٱلْقِيَـٰمَةِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قِيَامَة","form":"İf'âle","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kıyamet"},{"position":4,"surface":"يُخْزِيهِمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-ز-ي","rootLatin":"ḫ-z-y","lemma":"أَخْزَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"rezil eder"},{"position":4,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onları"},{"position":5,"surface":"وَيَقُولُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki fiile atfedildiği ve nasb/cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"ve der"},{"position":6,"surface":"أَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَيْنَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i istifham olduğu için mebnî","gloss":"nerede"},{"position":7,"surface":"شُرَكَآءِىَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil Cemi","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"ş-r-k","lemma":"شَرِيك","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"ortaklarım"},{"position":7,"surface":"ىَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker|Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"benim"},{"position":8,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Sıfat olduğu için mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":9,"surface":"كُنتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nâkıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiniz"},{"position":10,"surface":"تُشَـٰٓقُّونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ق-ق","rootLatin":"ş-q-q","lemma":"شَاقَّ","form":"Mufâ'ale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"tartışıyordunuz"},{"position":11,"surface":"فِيهِمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"hakkında"},{"position":11,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":12,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":13,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fâil olduğu için mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":14,"surface":"أُوتُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"أُوتِيَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verildi onlara"},{"position":15,"surface":"ٱلْعِلْمَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عِلْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ilim"},{"position":16,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":17,"surface":"ٱلْخِزْىَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ-ز-ي","rootLatin":"ḫ-z-y","lemma":"خِزْي","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"rezillik"},{"position":18,"surface":"ٱلْيَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"bugün"},{"position":19,"surface":"وَٱلسُّوٓءَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":19,"surface":"ٱلسُّوٓءَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-w-'","lemma":"سُوء","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki isme atfedildiği için mansûb","gloss":"iğrençlik"},{"position":20,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":21,"surface":"ٱلْكَـٰفِرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil Cemi","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَافِر","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"inkarcılar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/27*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/27*
