# Nahl Sûresi, 29. Âyet (16:29)

> فَٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۖ فَلَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ

*Fedḣulû ebvâbe cehenneme ḣâlidîne fîhâ(s) felebi/se meśvâ-lmutekebbirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Haydi, içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/29

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 29. ayet, cehenneme giriş ve orada kalış ile kibirlenenlerin akıbetini konu edinmektedir. Ayet, 'girmek', 'cehennem', 'ebedi kalmak' ve 'büyüklük taslamak' gibi temel kavramlar üzerinden bir tehdit ve uyarı içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"فَٱدْخُلُوٓا۟","root":"د خ ل","rootLatin":"d-h-l","meaning":"Bir yere girmek, dahil olmak, içeriye nüfuz etmek anlamındadır ve burada cehenneme girmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dehale (دَخَلَ) kelimesi, bir şeyin içine girmek, nüfuz etmek demektir. Ayetteki 'fadḫulû' emri, cehenneme zorunlu ve kaçınılmaz bir girişi ifade eder, bu da ilahi bir hükmün yerine getirilmesidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Dehale (دَخَلَ) fiili, bir yere girmek anlamında kullanılır. Burada 'fadḫulû' ifadesi, mecazi olarak bir yere yerleşmek, ikamet etmek anlamını da taşır, zira devamında 'halidîne fîhâ' (orada ebedi kalıcılar olarak) gelmektedir."}]},{"word":"جَهَنَّمَ","root":"ج ه ن م","rootLatin":"c-h-n-m","meaning":"İslam inancında ahiretteki azap yurdunun adıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cehennem (جهنم), ahiretteki azap yurdunun özel ismidir. Kelimenin kökeni hakkında farklı görüşler olmakla birlikte, genellikle derinlik ve karanlık ifade eden bir anlam taşır. Ayette, kibirlenenlerin varacağı nihai kötü akıbeti temsil eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cehennem, Kur'an'da sıkça geçen ve Allah'ın gazabının tecelligahı olan bir yerdir. Kavramsal olarak, Allah'ın emirlerine karşı gelenlerin, özellikle de kibir ve inkâr içinde olanların cezalandırılacağı bir mekan olarak vurgulanır. Bu ayette de 'mütekebbirîn' ile doğrudan ilişkilendirilmiştir."}]},{"word":"خَـٰلِدِينَ","root":"خ ل د","rootLatin":"h-l-d","meaning":"Ebediyen kalmak, sonsuzluğa dek devam etmek anlamındadır ve cehennemdeki azabın sürekli olacağını vurgular.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hulûd (خلود), bir şeyin uzun süre kalması, devam etmesi demektir. Kur'an'da 'halidîne' (خالدين) ifadesi, genellikle ahiret hayatındaki ebedi kalışı, yani sonu olmayan bir ikameti ifade eder. Bu ayette cehennem azabının kesintisiz ve sonsuz olacağını belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hulûd (خلود), bir şeyin varlığının devamlılığı ve kesintiye uğramamasıdır. Ayetteki 'halidîne fîhâ' (orada ebedi kalıcılar olarak) ifadesi, cehennemdeki azabın geçici değil, kalıcı ve sürekli olduğunu kesin bir dille ortaya koyar. Bu, kibirlenenlerin cezasının şiddetini artırır."}]},{"word":"ٱلْمُتَكَبِّرِينَ","root":"ك ب ر","rootLatin":"k-b-r","meaning":"Büyüklük taslayanlar, kibirlenenler, Allah'a karşı üstünlük iddia edenler demektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kibr (كبر), kişinin kendisini başkalarından üstün görmesi, büyüklük taslamasıdır. 'Mütekebbir' (متكبر), bu sıfatı taşıyan kişidir. Ayetteki 'el-mütekebbirîn' ifadesi, Allah'ın ayetlerine karşı çıkan, kendilerini hakikatten üstün gören ve bu nedenle cehennemi hak eden kimseleri tanımlar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kibr (kibir), Kur'an'da Allah'a karşı gelmenin ve O'nun ayetlerini reddetmenin temel nedenlerinden biri olarak ele alınır. 'Mütekebbirîn' kavramı, Allah'ın otoritesini tanımayan, kendilerini yücelten ve bu yüzden ilahi cezayı hak eden kişileri ifade eder. Bu ayette, cehennemin 'mütekebbirîn' için kötü bir durak olduğu belirtilerek bu ahlaki kusurun ciddiyeti vurgulanır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"K-b-r kökünden türeyen 'mütekebbir' kelimesi, tekebbür eden, yani büyüklük taslayan, kendini üstün gören anlamındadır. Kur'an'da bu kavram, genellikle Allah'ın kudretini ve birliğini inkâr eden, peygamberlere karşı çıkan ve hakikati kabul etmeyen kişiler için kullanılır. Ayetteki bağlamda, bu kişilerin cehennemdeki kötü akıbeti, kibirlerinin doğrudan bir sonucu olarak sunulur."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","kibir-hased","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":1,"surface":"ٱدْخُلُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-ḫ-l","lemma":"دَخَلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"girin"},{"position":2,"surface":"أَبْوَٰبَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-و-ب","rootLatin":"b-w-b","lemma":"بَاب","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kapılarına"},{"position":3,"surface":"جَهَنَّمَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ج-ه-ن-م","rootLatin":"j-h-n-m","lemma":"جَهَنَّم","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile mecrûr)","gloss":"cehennemin"},{"position":4,"surface":"خَـٰلِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-د","rootLatin":"ḫ-l-d","lemma":"خَالِد","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"ebedi kalıcılar olarak"},{"position":5,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":6,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Te'kîd harfi olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":6,"surface":"بِئْسَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Medh/Zemm","root":"ب-ء-س","rootLatin":"b-'-s","lemma":"بِئْسَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ne kötüdür"},{"position":7,"surface":"مَثْوَى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ث-و-ي","rootLatin":"th-w-y","lemma":"مَثْوَى","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Bİ'SE fiilinin fâili olduğu için merfû (takdirî damme ile)","gloss":"durağı"},{"position":8,"surface":"ٱلْمُتَكَبِّرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ب-ر","rootLatin":"k-b-r","lemma":"مُتَكَبِّر","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"büyüklenenlerin"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/29*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/29*
- **Ra'd Sûresi** · *29. ayeti*
- **Ra'd Sûresi** · *29. ayeti*
