# Nahl Sûresi, 3. Âyet (16:3)

> خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۚ تَعَـٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

*Ḣaleka-ssemâvâti vel-arda bilhakk(i)(c) te'âlâ ‘ammâ yuşrikûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yücedir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/3

---

## Tefsir

{"topics":["yaratilis","tevhid","musrikler","tabiat-ayetleri"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"خَلَقَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"ḫ-l-q","lemma":"خَلَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yarattı"},{"position":2,"surface":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (kesra ile)","gloss":"gökleri"},{"position":3,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"ٱلْأَرْضَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"ʾ-r-ḍ","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûb","gloss":"yeri"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":4,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"ḥ-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hak ile/gereğince"},{"position":5,"surface":"تَعَـٰلَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ل-و","rootLatin":"ʿ-l-w","lemma":"تَعَالَى","form":"Tefâ'ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yücedir"},{"position":6,"surface":"عَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":6,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"şeylerden"},{"position":7,"surface":"يُشْرِكُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"ş-r-k","lemma":"أَشْرَكَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"ortak koştukları"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi'nin 3. ayeti, Allah'ın yaratma kudretini ve birliğini vurgulayan temel kavramlar içermektedir. Ayet, göklerin ve yerin hak ile yaratılmasını ve Allah'ın müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzeh olduğunu dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"خَلَقَ","root":"خ ل ق","rootLatin":"h-l-q","meaning":"Yoktan var etmek, bir şeyi belirli bir ölçü ve düzene göre meydana getirmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'halk' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi takdir etmek, ölçüp biçmek' olduğunu belirtir. Daha sonra bu takdire uygun olarak icat etme, yoktan var etme anlamını kazandığını ifade eder. Ayetteki 'خَلَقَ' fiili, Allah'ın gökleri ve yeri önceden bir örneği olmaksızın, belirli bir düzen ve hikmetle var etmesini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'halk' kelimesini 'yaratmak, icat etmek' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın gökleri ve yeri benzersiz bir şekilde, kendi kudretiyle meydana getirdiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'halk' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker. Allah'ın 'Halık' isminin, O'nun mutlak yaratıcı gücünü ve evrendeki her şeyin O'nun iradesiyle var olduğunu gösterdiğini belirtir. Bu ayetteki 'خَلَقَ', Allah'ın evreni bir 'yoktan var etme' eylemiyle kurduğunu ifade eder."}]},{"word":"ٱلسَّمَـٰوَٰتِ","root":"س م و","rootLatin":"s-m-w","meaning":"Yüksekte olan, yukarıda bulunan her şey, gökler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'semâ' kelimesinin 'yükseklik' anlamından geldiğini ve bu nedenle yeryüzünden yüksekte olan her şeye 'semâ' denildiğini açıklar. Ayetteki 'ٱلسَّمَـٰوَٰتِ' kelimesi, çoğul olarak, evrenin genişliğini ve katmanlı yapısını ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'semâvât' kelimesini 'gökler' olarak tefsir eder ve Kur'an'da bu kelimenin genellikle yeryüzünün zıddı olarak kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın yaratma kudretinin kapsamını gösteren büyük bir varlık alanını temsil eder."}]},{"word":"ٱلْأَرْضَ","root":"أ ر ض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Yeryüzü, üzerinde yaşadığımız gezegen.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ard' kelimesinin 'yeryüzü' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle 'semâ' kelimesiyle birlikte, Allah'ın yaratma kudretinin iki ana tecelligâhı olarak zikredildiğini belirtir. Ayetteki 'ٱلْأَرْضَ', göklerle birlikte, Allah'ın yarattığı evrenin bir parçasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ard' kelimesini 'yeryüzü' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın yaratma eyleminin gökler kadar yeryüzünü de kapsadığını ve her ikisinin de O'nun kudretinin eseri olduğunu vurgular."}]},{"word":"بِٱلْحَقِّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Gerçek, doğru, adalet, hikmet ve sağlam bir temele dayanarak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hak' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyin sabit ve doğru olması' olduğunu belirtir. Kur'an'da 'hak' kelimesi, Allah'ın varlığının, sözlerinin ve fiillerinin doğruluğunu, adaletini ve hikmetini ifade eder. Ayetteki 'بِٱلْحَقِّ' ifadesi, göklerin ve yerin boş yere değil, belirli bir amaç, adalet ve hikmet üzere yaratıldığını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hak' kelimesinin 'gerçeklik, doğruluk, adalet ve sağlamlık' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki 'بِٱلْحَقِّ' ifadesi, Allah'ın yaratmasının tesadüfi olmadığını, aksine mutlak bir adalet, hikmet ve gerçeklik üzerine bina edildiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hak' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak gerçeği ve adaletiyle özdeşleştiğini ifade eder. Evrenin 'hak ile yaratılması', onun anlamsız veya boş yere değil, ilahi bir amaç ve düzenle var edildiği anlamına gelir. Bu, aynı zamanda evrenin işleyişindeki mükemmel uyumu ve adaleti de kapsar."}]},{"word":"تَعَـٰلَىٰ","root":"ع ل و","rootLatin":"a-l-w","meaning":"Yüce olmak, üstün olmak, aşkın olmak, her türlü eksiklikten münezzeh olmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'uluvv' kelimesinin 'yükseklik, üstünlük' anlamına geldiğini belirtir. 'Teâlâ' fiili ise Allah hakkında kullanıldığında, O'nun her türlü noksanlıktan, eş ve ortak koşulmaktan münezzeh ve yüce olduğunu ifade eder. Ayetteki 'تَعَـٰلَىٰ', Allah'ın müşriklerin O'na yakıştırdığı ortaklardan ve eksikliklerden mutlak anlamda uzak ve yüce olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'teâlâ' fiilinin Allah'a nispet edildiğinde, O'nun zatında, sıfatlarında ve fiillerinde her şeyden üstün ve yüce olduğunu, hiçbir şeye benzemediğini ve hiçbir şeye muhtaç olmadığını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın eş koşulmaktan münezzeh oluşunu pekiştirir."}]},{"word":"يُشْرِكُونَ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Ortak koşmak, bir şeyi veya kimseyi Allah'a denk tutmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şirk' kelimesinin 'ortaklık' anlamına geldiğini ve dinî bağlamda Allah'a ortak koşmak, O'nunla birlikte başka ilahlar edinmek veya O'nun sıfatlarını başkalarına atfetmek olduğunu açıklar. Ayetteki 'يُشْرِكُونَ' fiili, müşriklerin Allah'a ortak koşma eylemini ifade eder ve bu eylemin Allah'ın yüceliğiyle çeliştiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'şirk' kavramının Kur'an'daki en büyük günah olduğunu ve tevhidin zıddı olduğunu belirtir. Allah'ın mutlak birliğini ve eşsizliğini reddeden her türlü inanç ve eylemi kapsar. Ayetteki 'يُشْرِكُونَ' kelimesi, Allah'ın yaratıcı kudretine ve yüceliğine rağmen insanların O'na ortak koşma sapkınlığını dile getirir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/3*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/3*
