# Nahl Sûresi, 31. Âyet (16:31)

> جَنَّـٰتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ۖ لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ ۚ كَذَٰلِكَ يَجْزِى ٱللَّهُ ٱلْمُتَّقِينَ

*Cennâtu ‘adnin yedḣulûnehâ tecrî min tahtihâ-l-enhâr(u)(s) lehum fîhâ mâ yeşâûn(e)(c) keżâlike yeczi(A)llâhu-lmuttekîn(e)*

**Meal (Diyanet):** İçinden nehirler akan Adn cennetlerine gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükafatlandırır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/31

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 31. ayet, Adn cennetlerinin tasvirini ve müttakilere vaat edilen mükafatı ele almaktadır. Ayet, cennetin ebedi ikametgah oluşunu, nehirlerle süslenmişliğini ve orada dilediklerine kavuşma imkanını vurgulayarak, Allah'ın takva sahiplerini nasıl ödüllendirdiğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"جَنَّـٰتُ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Ağaçlarla örtülü, gizlenmiş bahçeler; ayetteki bağlamda cennetler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جَنَّة), aslen ağaçlarla örtülü bahçe anlamına gelir ve bu örtücülükten dolayı 'gizlemek' (جَنَّ) fiilinden türemiştir. Kur'an'da ise genellikle ahiretteki mükafat yurdunu ifade eder. Bu ayetteki 'cennât' kelimesi, çoğul olarak, farklı türdeki ve güzellikteki bahçeleri, yani cennetin katmanlarını veya farklı mekanlarını işaret eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cennet kelimesi, Arapların dilinde hurmalık ve bahçe anlamında kullanılır. Kur'an'da ise mecazi olarak, müminlere vaat edilen ebedi saadet yurdunu ifade eder. Burada 'cennâtü Adn' ifadesi, Adn'e nispet edilen, yani ebedi ikametgah olan cennetleri belirtir."}]},{"word":"عَدْنٍ","root":"ع د ن","rootLatin":"a-d-n","meaning":"Ebedi ikametgah, sürekli kalınan yer; ayetteki bağlamda cennetin kalıcı ve daimi oluşunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Adn (عَدْن), 'ikamet etmek, bir yerde kalmak' anlamındaki 'aden' fiilinden türemiştir. Bu bağlamda 'cennâtü Adn', ebedi kalınacak, sürekli ikamet edilecek cennetler demektir. Bu, cennetin geçici değil, kalıcı bir yurt olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Adn, bir yerde yerleşip kalmak, ikamet etmek demektir. Cennet için kullanıldığında, oranın sakinleri için ebedi ve kesintisiz bir ikametgah olduğunu ifade eder. Bu ayetteki 'Adn' kelimesi, cennetin geçici bir konaklama yeri değil, sonsuz bir yurt olduğunu pekiştirir."}]},{"word":"يَدْخُلُونَهَا","root":"د خ ل","rootLatin":"d-h-l","meaning":"Oraya girerler; ayetteki bağlamda müttakilerin cennete kabul edilişini ve oraya yerleşmelerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Duhûl (دُخُول), bir yere girmek, dahil olmak anlamına gelir. Bu ayetteki 'yedhulûnehâ' fiili, müttakilerin cennete fiilen ve tam bir sahiplenme ile gireceklerini, oranın nimetlerinden istifade edeceklerini belirtir. Bu, sadece bir geçiş değil, bir yerleşim ve ikamet halidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Duhûl, bir mekanın içine nüfuz etmek ve orada bulunmak demektir. Ayetteki 'yedhulûnehâ' ifadesi, müttakilerin cennete girmelerinin kesinliğini ve bu girişin ardından orada kalıcı olacaklarını gösterir. Fiilin muzari formda gelmesi, bu eylemin sürekliliğine ve gerçekleşeceğine işaret eder."}]},{"word":"يَشَآءُونَ","root":"ش ي أ","rootLatin":"ş-y-'-","meaning":"Diledikleri, istedikleri; ayetteki bağlamda cennet ehlinin her türlü arzu ve isteklerinin yerine getirileceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Meşîet (مَشِيئَة), bir şeyi istemek, dilemek ve ona yönelmek anlamına gelir. 'Mâ yeşâûne' ifadesi, cennet ehlinin arzu ettikleri her şeyin kendilerine verileceğini, hiçbir isteklerinin karşılıksız kalmayacağını belirtir. Bu, cennetin nimetlerinin sınırsızlığını ve kişisel arzulara göre şekilleneceğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'şâe' fiili, genellikle Allah'ın iradesi bağlamında kullanılırken, burada cennet ehlinin iradesine atfedilmiştir. Bu, cennetteki özgürlüğün ve nimetlerin kişisel tercihlere göre şekilleneceğinin bir göstergesidir. 'Diledikleri' ifadesi, cennetin sadece maddi değil, aynı zamanda ruhsal tatmin sağlayan bir yer olduğunu da ima eder."}]},{"word":"ٱلْمُتَّقِينَ","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'tan sakınanlar, takva sahipleri; ayetteki bağlamda cennetle mükafatlandırılacak olan kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Takva (تَقْوَى), 'vikaye' (وِقَايَة) kökünden türemiş olup, bir şeyi korumak, sakınmak anlamına gelir. 'Müttakîn' ise Allah'ın azabından sakınan, emirlerine uyup yasaklarından kaçınan kimselerdir. Bu ayette, cennetin bu vasfa sahip olanlara vaat edildiği açıkça belirtilir, bu da takvanın ahiret mükafatı için temel bir şart olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Müttakîn kelimesi, Kur'an'da Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket eden, O'nun rızasını kazanmak için günahlardan uzak duran ve ibadetlerini yerine getiren kişileri tanımlar. Bu ayetteki kullanımı, cennetin sadece belirli bir zümreye, yani takva sahiplerine tahsis edildiğini ve bu mükafatın onların dünya hayatındaki salih amellerinin bir karşılığı olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","takva","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"جَنَّـٰتُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"j-n-n","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"cennetler"},{"position":2,"surface":"عَدْنٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"'-d-n","rootLatin":"'-d-n","lemma":"عَدْن","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Adn"},{"position":3,"surface":"يَدْخُلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"d-kh-l","rootLatin":"d-kh-l","lemma":"دَخَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"girerler"},{"position":3,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ona"},{"position":4,"surface":"تَجْرِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"j-r-y","rootLatin":"j-r-y","lemma":"جَرَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"akar"},{"position":5,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"den/dan"},{"position":6,"surface":"تَحْتِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"t-h-t","rootLatin":"t-h-t","lemma":"تَحْت","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"altından"},{"position":6,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":7,"surface":"ٱلْأَنْهَـٰرُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"n-h-r","rootLatin":"n-h-r","lemma":"نَهْر","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"ırmaklar"},{"position":8,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":9,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":9,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"orada"},{"position":10,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"şey"},{"position":11,"surface":"يَشَآءُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ş-y-a","rootLatin":"sh-y-a","lemma":"شَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"dilerler"},{"position":12,"surface":"كَذَٰلِكَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih + İşaret İsmi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَذَٰلِكَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf ve işaret ismi olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":13,"surface":"يَجْزِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"j-z-y","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"mükafatlandırır"},{"position":14,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"a-l-h","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":15,"surface":"ٱلْمُتَّقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"w-q-y","rootLatin":"w-q-y","lemma":"مُتَّقٍ","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sakınanları"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/31*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/31*
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/31*
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/31*
- **Kelime-i Süleymâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/31*
