# Nahl Sûresi, 32. Âyet (16:32)

> ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ طَيِّبِينَ ۙ يَقُولُونَ سَلَـٰمٌ عَلَيْكُمُ ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

*Elleżîne teteveffâhumu-lmelâ-iketu tayyibîne(ﻻ) yekûlûne selâmun ‘aleykumu-dḣulû-lcennete bimâ kuntum ta'melûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Melekler, onların canlarını iyi kimseler olarak alırken, "Selam size! Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık girin cennete" derler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/32

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 32. ayet, takva sahibi müminlerin ölüm anındaki durumunu ve meleklerle olan diyaloglarını tasvir etmektedir. Ayet, 'can alma', 'temiz olma', 'selam verme', 'cennete girme' ve 'amel etme' gibi temel kavramlar üzerinden ahiret inancının önemli ve müjdeli bir yönünü ele alır.","keyConcepts":[{"word":"تَتَوَفَّىٰهُمُ","root":"و ف ي","rootLatin":"v-f-y","meaning":"Meleklerin ruhları eksiksiz ve tam olarak almaları, vefat ettirmeleri anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vefât kelimesi, bir şeyi tam ve eksiksiz olarak almak anlamına gelir. Allah'ın ruhları vefat ettirmesi, onları bedenden tam olarak almasıdır. Ayetteki 'tetevaffâhumu' ifadesi, meleklerin müminlerin ruhlarını eksiksiz bir şekilde teslim almasını ifade eder, bu da onların ahiretteki tam karşılığını alacaklarına bir işarettir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Vefât, ruhun bedenden ayrılması ve ölüm anlamına gelir. Burada meleklerin ruhları alması, Allah'ın emriyle bu görevi yerine getirmeleridir. Ayetteki kullanım, meleklerin bu görevi yerine getirirken müminlere karşı nazik ve müjdeleyici bir tavır sergilediğini ima eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'vefât' kavramı, sadece biyolojik bir sonu değil, aynı zamanda ilahi bir eylemi ve ruhun bedenden ayrılışını ifade eder. Bu ayetteki 'tetevaffâhumu' fiili, meleklerin bu ilahi görevi yerine getirmesini ve ruhun ahiret yolculuğunun başlangıcını simgeler."}]},{"word":"طَيِّبِينَ","root":"ط ي ب","rootLatin":"t-y-b","meaning":"Meleklerin canlarını aldığı kişilerin günahlardan arınmış, temiz ve hoş bir durumda olmalarıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tayyib, hem maddi hem manevi anlamda temiz, güzel ve hoş olanı ifade eder. Ayetteki 'tayyibîne' ifadesi, müminlerin imanları ve salih amelleri sayesinde günahlardan arınmış, ruhsal olarak temiz bir halde vefat ettiklerini gösterir. Bu temizlik, onların cennete layık oluşlarının bir göstergesidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Tayyib, helal, güzel, hoş ve temiz anlamlarına gelir. Bu ayetteki 'tayyibîne' kelimesi, meleklerin ruhlarını aldığı kişilerin iman ve takva ile hayatlarını geçirmeleri sebebiyle, Allah katında makbul ve temiz bir halde olduklarını vurgular. Bu durum, onların ahiretteki mükafatlarının temelini oluşturur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Tayyib kelimesi, Kur'an'da genellikle iyi, güzel, helal ve temiz anlamlarında kullanılır. Nahl 32'deki 'tayyibîne' ifadesi, müminlerin ölüm anında günah kirlerinden arınmış, manevi olarak pak bir durumda olmalarını anlatır. Bu, onların cennete girişlerinin bir ön koşulu ve müjdesidir."}]},{"word":"سَلَـٰمٌ","root":"س ل م","rootLatin":"s-l-m","meaning":"Meleklerin müminlere esenlik, barış ve güvenlik dilemeleri, aynı zamanda bir hoş geldin ifadesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Selâm, her türlü afet ve eksiklikten uzak olmak, esenlik ve barış içinde bulunmak anlamına gelir. Meleklerin 'selâmün aleyküm' demesi, müminlere Allah'ın rahmetini, güvenliğini ve cennetteki ebedi esenliği müjdelemesidir. Bu, onların korku ve endişeden arınmış bir hale geçişlerini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Selâm, Kur'an'da hem bir dilek hem de bir durum olarak karşımıza çıkar. Cennet ehlinin selamlaşması ve meleklerin onlara selam vermesi, cennetin huzur ve barış dolu atmosferini yansıtır. Bu ayetteki selam, müminlerin dünya sıkıntılarından kurtulup ilahi huzura eriştiğinin bir göstergesidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Selâm, Allah'ın isimlerinden biri olup, her türlü noksanlıktan münezzeh olması anlamına gelir. Meleklerin müminlere selam vermesi, Allah'ın onlara olan rahmetini ve cennetteki güvenli yaşamlarını müjdelemesidir. Bu, aynı zamanda cennetin bir özelliği olan huzur ve emniyetin bir ifadesidir."}]},{"word":"ٱلْجَنَّةَ","root":"ج ن ن","rootLatin":"j-n-n","meaning":"Müminlerin salih amelleri karşılığında girecekleri, ağaçlarla örtülü, gizli ve nimetlerle dolu ahiret yurdudur.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet kelimesi, 'örtmek, gizlemek' kökünden gelir ve ağaçları ve bitkileriyle yeri örten bahçe anlamına gelir. Kur'an'da ise müminlere vaat edilen, gözlerden gizli, nimetlerle dolu ahiret yurdunu ifade eder. Ayetteki 'udhulû el-cennete' ifadesi, bu mükafat yurduna daveti ve giriş iznini belirtir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet, ağaçları ve bitkileriyle toprağı örttüğü için bu ismi almıştır. Kur'an'da ise Allah'ın mümin kulları için hazırladığı, içinde çeşitli nimetlerin bulunduğu ebedi ikametgahı ifade eder. Bu ayette, meleklerin müminleri cennete davet etmesi, onların dünya hayatındaki çabalarının karşılığını alacaklarını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cennet, Kur'an'da temel bir ahiret kavramıdır ve müminlerin nihai ödülünü temsil eder. Genellikle bahçe imgesiyle ilişkilendirilir ve huzur, bolluk ve ebedi mutluluk vaat eder. Nahl 32'deki cennet, salih amellerin doğrudan bir sonucu olarak elde edilen ilahi lütfu simgeler."}]},{"word":"تَعْمَلُونَ","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Müminlerin dünya hayatında yaptıkları salih işler, ibadetler ve güzel davranışlardır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Amel, kasıtlı olarak yapılan her türlü işi ifade eder. Kur'an'da genellikle iyi ve kötü işler için kullanılır. Ayetteki 'bimâ kuntum ta'melûne' ifadesi, cennete girişin, müminlerin dünya hayatında Allah'ın rızasına uygun olarak yaptıkları salih amellerin bir karşılığı olduğunu açıkça belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Amel, kişinin iradesiyle gerçekleştirdiği fiildir. Bu ayetteki 'ta'melûne' kelimesi, müminlerin imanlarının gereği olarak yaptıkları ibadetleri, iyilikleri ve Allah'ın emirlerine uygun davranışları kapsar. Cennete girişin bu amellere bağlı olması, İslam'da amelin önemini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Amel kavramı, Kur'an'da insanın dünya hayatındaki eylemlerini ifade eder ve ahiretteki karşılığını belirleyen temel unsurdur. Nahl 32'de 'yaptıklarınıza karşılık' ifadesiyle, cennetin bir lütuf olmakla birlikte, aynı zamanda müminlerin salih amellerinin bir sonucu olduğu açıkça belirtilir. Bu, sorumluluk ve karşılık ilkesini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["melekler","cennet","olum","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"ل-ذ-ي","rootLatin":"l-dh-y","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":2,"surface":"تَتَوَفَّىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ف-ي","rootLatin":"w-f-y","lemma":"تَوَفَّىٰ","form":"Tefea'ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"canını alır"},{"position":2,"surface":"هُمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onların"},{"position":3,"surface":"ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ل-ك","rootLatin":"m-l-k","lemma":"مَلَك","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"melekler"},{"position":4,"surface":"طَيِّبِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ط-ي-ب","rootLatin":"ṭ-y-b","lemma":"طَيِّب","form":"Fey'il","features":{"state":"Nekre","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"temizlenmiş olarak"},{"position":5,"surface":"يَقُولُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"derler"},{"position":6,"surface":"سَلَـٰمٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ل-م","rootLatin":"s-l-m","lemma":"سَلَام","form":"-","features":{"state":"Nekre","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"selam"},{"position":7,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":7,"surface":"كُمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"sizin"},{"position":8,"surface":"ٱدْخُلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-kh-l","lemma":"دَخَلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"girin"},{"position":9,"surface":"ٱلْجَنَّةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"cennete"},{"position":10,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":10,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i masdariyye olduğu için mebnî","gloss":"şey"},{"position":11,"surface":"كُنْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiniz"},{"position":12,"surface":"تَعْمَلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-م-ل","rootLatin":"ʿ-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"yapıyordunuz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Vahiy ve Cebrâîl** · *16/32*
- **Vahiy ve Cebrâîl** · *16/32*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/32*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/32*
- **Ölüm ve Kıyâmet Hakkında** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/32*
- **Ölüm ve Kıyâmet Hakkında** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/32*
- **Sâffât Sûresi** · *16/32*
- **Sâffât Sûresi** · *16/32*
