# Nahl Sûresi, 34. Âyet (16:34)

> فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

*Feesâbehum seyyi-âtu mâ ‘amilû vehâka bihim mâ kânû bihi yestehzi-ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/34

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 34. ayet, inkarcıların işledikleri kötülüklerin ve alay ettikleri hakikatin kendilerini kuşatmasını dilbilimsel bir kesinlikle ifade eder. Ayet, fiillerin sonuçları ve ilahi adaletin tecellisi arasındaki kaçınılmaz bağı vurgular.","keyConcepts":[{"word":"فَأَصَابَهُمْ","root":"ص و ب","rootLatin":"s-v-b","meaning":"Onlara isabet etti, ulaştı, başına geldi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsabet (إصابة), bir şeyin hedefine ulaşmasıdır. Ayetteki 'fe-esâbehüm' ifadesi, işledikleri kötülüklerin (seyyiât) kendilerine ulaşması, yani bu fiillerin olumsuz sonuçlarının başlarına gelmesi anlamındadır. Bu, fiil ile sonucun kaçınılmaz bir bağlantısını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Buradaki 'esâbehüm' ifadesi, 'onlara ulaştı' veya 'onları buldu' anlamındadır. Sanki bir ok hedefine isabet ettiği gibi, onların amellerinin kötü sonuçları da kendilerine isabet etmiştir. Bu, mecazi bir anlatımla, amellerin karşılığının kesinliğini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"S-v-b kökü, genellikle bir hedefe ulaşma, doğru olma veya bir şeyin başına gelme anlamlarını taşır. Ayetteki kullanımı, inkarcıların işledikleri günahların ve kötülüklerin (seyyiât) kendilerine dönmesi, yani bu fiillerin olumsuz sonuçlarının onları bulması şeklindedir. Bu, ilahi adaletin tecellisini ifade eder."}]},{"word":"سَيِّـَٔاتُ","root":"س و أ","rootLatin":"s-v-e","meaning":"Kötülükler, günahlar, kötü ameller.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Seyyiât (سيئات), 'seyyie' kelimesinin çoğuludur ve kötü işler, günahlar anlamına gelir. Ayetteki 'seyyiâtü mâ amilû' ifadesi, onların yaptıkları kötü amellerin sonuçlarını ifade eder. Bu, Allah'ın adaletinin bir göstergesidir ki, her amel karşılığını bulur."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Seyyie (سيئة), insanı üzen, kötü olan her şeydir. Kur'an'da genellikle günah, hata ve kötü fiiller için kullanılır. Nahl 34'teki 'seyyiâtü mâ amilû', onların işledikleri günahların ve kötü davranışların birikimi ve bu birikimin getirdiği olumsuz sonuçlardır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Seyyie kavramı, Kur'an'da 'hasene' (iyilik) kavramının zıttı olarak yer alır ve ahlaki açıdan olumsuz, günahkâr fiilleri ifade eder. Bu ayette, inkarcıların Allah'a ve peygamberlere karşı sergiledikleri olumsuz tutum ve eylemlerin birikimi olarak 'seyyiât' kelimesi kullanılmıştır."}]},{"word":"عَمِلُوا۟","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Yaptılar, işlediler, eylemde bulundular.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Amel (عمل), bir işi yapmak, icra etmek demektir. Ayetteki 'mâ amilû' ifadesi, onların geçmişte yaptıkları, işledikleri kötü fiilleri ve günahları kapsar. Bu, fiillerin sonuçlarının kaçınılmazlığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Amel (عمل), kasıtlı olarak yapılan her türlü fiildir. Nahl 34'teki 'mâ amilû', inkarcıların bilinçli olarak işledikleri, Allah'ın emirlerine karşı geldikleri ve peygamberlerle alay ettikleri eylemleri ifade eder. Bu fiillerin karşılığı olarak 'seyyiât' onlara isabet etmiştir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"A-m-l kökü, Kur'an'da genellikle insanın iradi olarak gerçekleştirdiği fiilleri ifade eder. Bu ayette, inkarcıların kendi tercihleriyle işledikleri kötü amellerin, yani 'seyyiât'ın kaynağı olarak gösterilir. Bu, sorumluluğun tamamen failde olduğunu belirtir."}]},{"word":"وَحَاقَ","root":"ح ي ق","rootLatin":"h-y-q","meaning":"Kuşattı, sardı, etrafını çevirdi, başına geldi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hâka (حاق), bir şeyi kuşatmak, sarmak ve etrafını çevirmek demektir. Ayetteki 'hâka bihim' ifadesi, alay ettikleri şeyin (azabın) onları çepeçevre kuşatması, ondan kaçışlarının olmaması anlamındadır. Bu, azabın kaçınılmazlığını ve şiddetini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Buradaki 'hâka bihim' ifadesi, 'onları kuşattı' veya 'onları sardı' anlamındadır. Sanki bir şeyin etrafını çepeçevre sarması gibi, alay ettikleri azap da onları kuşatmıştır. Bu, mecazi bir anlatımla, azabın kaçınılmazlığını ve ondan kurtuluşun olmadığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hıyâk (حياق), bir şeyin bir başkasını çepeçevre kuşatmasıdır. Kur'an'da genellikle azabın veya kötü bir sonucun insanı kuşatması anlamında kullanılır. Nahl 34'te, inkarcıların alay ettikleri azabın onları çepeçevre kuşatması, ondan kaçışlarının olmaması ve tamamen onun içine düşmeleri anlamındadır."}]},{"word":"يَسْتَهْزِءُونَ","root":"ه ز أ","rootLatin":"h-z-e","meaning":"Alay ediyorlardı, eğleniyorlardı, hafife alıyorlardı.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İstehzâ (استهزاء), bir şeyi hafife almak, küçümsemek ve onunla alay etmektir. Ayetteki 'yestehziûn' ifadesi, inkarcıların peygamberlerle, Allah'ın ayetleriyle ve vaat edilen azapla alay etmelerini ifade eder. Bu alay etme, onların inkarlarının ve kibirlerinin bir göstergesidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hez' (هزأ), bir şeyi küçümseyerek alay etmektir. 'İstehzâ' ise bu eylemi daha da pekiştirir. Nahl 34'te, inkarcıların Allah'ın ayetleri, peygamberlerin uyarıları ve ahiret azabı gibi ciddi konularla alay etmeleri, onları ciddiye almamaları anlamındadır. Bu tutum, onların sonunu hazırlayan önemli bir faktördür."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İstehzâ kavramı, Kur'an'da genellikle inkarcıların peygamberlere ve ilahi mesajlara karşı takındıkları küçümseyici ve alaycı tavrı ifade eder. Bu ayette, inkarcıların alay ettikleri şeyin (yani azabın) kendilerini kuşatması, onların bu küçümseyici tutumlarının bir sonucu olarak ilahi adaletin tecellisini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","kissa-gecmis-kavimler","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"bu yüzden"},{"position":1,"surface":"أَصَابَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ص-و-ب","rootLatin":"s-w-b","lemma":"إِصَابَة","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"isabet etti"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":2,"surface":"سَيِّـَٔاتُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-w-hamza","lemma":"سَيِّئَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"kötülükler"},{"position":3,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"şey"},{"position":4,"surface":"عَمِلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-م-ل","rootLatin":"'-m-l","lemma":"عَمَل","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"işlediler"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"حَاقَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ح-و-ق","rootLatin":"h-w-q","lemma":"حَيْق","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kuşattı"},{"position":6,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":6,"surface":"هِم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onları"},{"position":7,"surface":"مَّا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fâil olduğu için mahallen merfû","gloss":"şey"},{"position":8,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَوْن","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler"},{"position":9,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":9,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onu"},{"position":10,"surface":"يَسْتَهْزِءُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-ز-ء","rootLatin":"h-z-hamza","lemma":"اِسْتِهْزَاء","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"alay ediyorlardı"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/34*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/34*
