# Nahl Sûresi, 38. Âyet (16:38)

> وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَـٰنِهِمْ ۙ لَا يَبْعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُ ۚ بَلَىٰ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

*Veaksemû bi(A)llâhi cehde eymânihim(ﻻ) lâ yeb'aśu(A)llâhu men yemût(u)(c) belâ va'den ‘aleyhi hakkan velâkinne ekśera-nnâsi lâ ya'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah'ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/38

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 38. ayet, diriliş inancını reddedenlerin yeminlerini ve Allah'ın bu konudaki kesin vaadini ele almaktadır. Ayet, 'yemin etme', 'ölüm', 'diriltme' ve 'vaat' gibi temel kavramlar üzerinden ahiret inancının önemini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"وَأَقْسَمُوا۟","root":"ق س م","rootLatin":"k-s-m","meaning":"Bir şeyi kesinleştirmek, yemin etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kasem (قسم), bir şeyi kesinleştirmek ve sağlamlaştırmak için yapılan yemindir. Ayetteki 'أقسموا' ifadesi, müşriklerin dirilişin olmayacağına dair yeminlerini, bu inançlarını ne kadar kesin ve güçlü bir şekilde savunduklarını gösterir. Bu, onların iddialarının ciddiyetini ve kararlılığını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kasem (قسم), Arapların bir şeyi teyit etmek için kullandıkları bir ifadedir. Ayetteki 'وأقسموا' ifadesi, onların Allah adına yemin ederek, dirilişin imkansızlığına dair inançlarını pekiştirmelerini ifade eder. Bu, onların sözlerinin sadece bir iddia değil, aynı zamanda bir tür 'bağlayıcı' ifade olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kasem (قسم) kelimesi, Kur'an'da genellikle bir şeyi tasdik etmek, doğrulamak veya bir iddiayı güçlendirmek amacıyla kullanılır. Nahl 38'deki kullanımı, müşriklerin ahiret inancını reddetme konusundaki kesin tavırlarını ve bu reddi Allah adına yemin ederek ifade etmelerini belirtir. Bu, onların inançsızlıklarının ne denli köklü olduğunu gösterir."}]},{"word":"يَمُوتُ","root":"م و ت","rootLatin":"m-w-t","meaning":"Canlılığın sona ermesi, ölmek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mevt (موت), ruhun bedenden ayrılmasıyla canlılığın sona ermesidir. Ayetteki 'من يموت' ifadesi, dirilişi inkar edenlerin, ölen kimsenin bir daha hayata dönmeyeceği yönündeki yanlış inançlarını dile getirir. Bu, onların ahiret inancına karşı temel argümanlarını oluşturur."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mevt (موت), hayatın zıddıdır ve canlılığın yok olması anlamına gelir. Nahl 38'deki 'يموت' kelimesi, müşriklerin, ölen bir varlığın tekrar diriltilmesinin imkansız olduğu yönündeki düşüncelerini yansıtır. Bu, onların Allah'ın kudretini sınırlama çabalarını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Mevt (موت) kavramı, Kur'an'da sadece biyolojik bir son değil, aynı zamanda ahiret inancının temelini oluşturan bir geçiş noktası olarak ele alınır. Nahl 38'de müşriklerin 'ölülerin diriltilmeyeceği' yönündeki yeminleri, bu geçişin ötesindeki ilahi kudreti reddetmelerini ifade eder."}]},{"word":"يَبْعَثُ","root":"ب ع ث","rootLatin":"b-'-s","meaning":"Ölüleri diriltmek, yeniden hayata döndürmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ba's (بعث), bir şeyi yerinden kaldırmak, göndermek veya ölüleri diriltmek anlamlarına gelir. Ayetteki 'لا يبعث الله' ifadesi, müşriklerin Allah'ın ölüleri diriltme kudretini inkar etmelerini gösterir. Bu, onların ahiret inancına karşı temel itiraz noktasıdır ve Allah'ın sonsuz kudretini anlamadaki eksikliklerini ortaya koyar."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Ba's (بعث), ölüleri kabirlerinden çıkarıp yeniden canlandırmaktır. Nahl 38'deki 'لا يبعث الله' ifadesi, müşriklerin, Allah'ın ölüleri diriltme vaadinin gerçekleşmeyeceğine dair kesin inançlarını yansıtır. Bu, onların Allah'ın vaadine karşı şüphelerini ve inkarlarını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Ba's (بعث), Kur'an'da genellikle kıyamet günü ölülerin diriltilmesi bağlamında kullanılır. Ayetteki 'لا يبعث الله' ifadesi, müşriklerin bu ilahi eylemi reddetmelerini, dolayısıyla ahiret inancını tamamen inkar etmelerini ifade eder. Bu, onların dünya görüşlerinin temel bir çatışma noktasını oluşturur."}]},{"word":"وَعْدًا","root":"و ع د","rootLatin":"w-'-d","meaning":"Allah'ın kesin olarak bildirdiği ve gerçekleştireceği söz, vaat.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd (وعد), bir şeye dair verilen sözdür. Allah'ın vaadi ise kesinlikle gerçekleşecek olan sözüdür. Ayetteki 'وعدًا عليه حقًّا' ifadesi, dirilişin Allah tarafından kesin olarak vaat edildiğini ve bu vaadin şüphesiz gerçekleşeceğini vurgular. Bu, müşriklerin yeminlerinin aksine, Allah'ın sözünün mutlak doğruluğunu ve gücünü ortaya koyar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Va'd (وعد), gelecekte bir şeyin olacağına dair verilen haberdir. Allah'ın vaadi ise asla değişmez ve mutlaka gerçekleşir. Nahl 38'deki 'وعدًا عليه حقًّا' ifadesi, dirilişin Allah'ın değişmez ve kesin bir vaadi olduğunu, bu vaadin gerçekleşmesinin bir zorunluluk olduğunu belirtir. Bu, inkar edenlerin iddialarını çürüten ilahi bir beyandır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Va'd (وعد), bir şeyin gelecekteki durumuna dair verilen haberdir. Allah'ın vaadi, O'nun kudret ve ilmiyle desteklendiği için mutlak bir gerçektir. Ayetteki 'وعدًا عليه حقًّا' ifadesi, dirilişin Allah'ın hak olan, yani gerçekleşmesi kaçınılmaz olan bir vaadi olduğunu vurgular. Bu, inkar edenlerin yeminlerinin boş ve temelsiz olduğunu gösterir."}]},{"word":"يَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"'-l-m","meaning":"Bir şeyi bilmek, idrak etmek, haberdar olmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlm (علم), bir şeyi olduğu gibi idrak etmektir. Ayetteki 'ولكن أكثر الناس لا يعلمون' ifadesi, insanların çoğunun Allah'ın diriliş vaadinin hakikatini ve hikmetini bilmediklerini, dolayısıyla bu konuda yanlış bir kanaate sahip olduklarını belirtir. Bu, onların cehaletini ve hakikati kavrayamamalarını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İlm (علم) kavramı, Kur'an'da sadece bilgi edinmek değil, aynı zamanda hakikati idrak etmek ve ona göre hareket etmek anlamını da taşır. Nahl 38'deki 'لا يعلمون' ifadesi, insanların çoğunun dirilişin kaçınılmaz bir gerçek olduğunu ve Allah'ın kudretini tam olarak idrak edemediklerini gösterir. Bu, onların inkarının temelinde yatan bilişsel eksikliği işaret eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İlm (علم) kelimesi, Kur'an'da genellikle doğru ve kesin bilgiye ulaşma anlamında kullanılır. Nahl 38'deki 'لا يعلمون' ifadesi, insanların çoğunun ahiret ve diriliş hakkındaki gerçek bilgiye sahip olmamalarını, dolayısıyla yanlış inançlara saplanmalarını ifade eder. Bu, onların bilgi eksikliğinin bir sonucu olarak hakikatten uzaklaştıklarını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dirilis","musrikler","kufur-sirk","gayb"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"أَقْسَمُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-س-م","rootLatin":"q-s-m","lemma":"أَقْسَمَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yemin ettiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":3,"surface":"جَهْدَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ج-ه-د","rootLatin":"j-h-d","lemma":"جَهْد","form":"Mücerred","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûl-i mutlak olduğu için mansûb","gloss":"bütün güçleriyle","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Hâl","izafet":"Muzâf"},{"position":4,"surface":"أَيْمَـٰنِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-م-ن","rootLatin":"y-m-n","lemma":"يَمِين","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"yeminleri","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh","izafet":"Muzâf"},{"position":4,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":5,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":6,"surface":"يَبْعَثُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ع-ث","rootLatin":"b-'-th","lemma":"بَعَثَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"diriltmez","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil"},{"position":8,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"kimseyi","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":9,"surface":"يَمُوتُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-و-ت","rootLatin":"m-w-t","lemma":"مَاتَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"ölür","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":10,"surface":"بَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَلَىٰ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"evet, bilakis","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":11,"surface":"وَعْدًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعْد","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûl-i mutlak olduğu için mansûb","gloss":"bir vaat","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûl-i mutlak"},{"position":12,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerine","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":12,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onun","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":13,"surface":"حَقًّا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"ḥ-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûl-i mutlak veya hâl olduğu için mansûb","gloss":"gerçekten","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûl-i mutlak"},{"position":14,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":14,"surface":"لَـٰكِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَـٰكِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"fakat","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Nâsih harf"},{"position":15,"surface":"أَكْثَرَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"أَكْثَر","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"çoğu","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâsih harfin ismi","izafet":"Muzâf"},{"position":16,"surface":"ٱلنَّاسِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ن-س","rootLatin":"ʾ-n-s","lemma":"نَاس","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"insanların","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":17,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":18,"surface":"يَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"bilirler","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâri fiil"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Veaksemû"},{"position":2,"translit":"bi(A)llâhi"},{"position":3,"translit":"cehde"},{"position":4,"translit":"eymânihim(ﻻ)"},{"position":5,"translit":"lâ"},{"position":6,"translit":"yeb'aśu"},{"position":7,"translit":"(A)llâhu"},{"position":8,"translit":"men"},{"position":9,"translit":"yemût(u)(c)"},{"position":10,"translit":"belâ"},{"position":11,"translit":"va'den"},{"position":12,"translit":"‘aleyhi"},{"position":13,"translit":"hakkan"},{"position":14,"translit":"velâkinne"},{"position":15,"translit":"ekśera"},{"position":16,"translit":"nnâsi"},{"position":17,"translit":"lâ"},{"position":18,"translit":"ya'lemûn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/38*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/38*
