# Nahl Sûresi, 48. Âyet (16:48)

> أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَىٰ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ يَتَفَيَّؤُا۟ ظِلَـٰلُهُۥ عَنِ ٱلْيَمِينِ وَٱلشَّمَآئِلِ سُجَّدًا لِّلَّهِ وَهُمْ دَٰخِرُونَ

*Eve lem yerav ilâ mâ ḣaleka(A)llâhu min şey-in yetefeyyeu zilâluhu ‘ani-lyemîni ve-şşemâ-ili succeden li(A)llâhi vehum dâḣirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/48

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 48. ayet, Allah'ın yaratma kudretini ve tüm varlıkların O'na boyun eğdiğini, özellikle gölgeler metaforu üzerinden vurgular. Ayet, gözlem ve tefekkür yoluyla Allah'ın birliğini ve azametini idrak etmeye davet ederken, yaratılmışların doğal secdesini dilbilimsel ve semantik derinliklerle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"خَلَقَ","root":"خ ل ق","rootLatin":"h-l-k","meaning":"Yoktan var etmek, bir şeyi belirli bir ölçü ve düzene göre yaratmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'halk' kelimesinin asıl anlamının 'takdir etmek, bir şeyi ölçüp biçmek' olduğunu belirtir. Allah için kullanıldığında ise 'yoktan var etmek, bir şeyi örneksiz ve benzersiz bir şekilde meydana getirmek' anlamına gelir. Ayetteki 'mâ halaka' ifadesi, Allah'ın tüm yaratılmışları belirli bir düzen ve hikmetle var ettiğini, onların varoluşlarının tesadüfi olmadığını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'halk' kelimesini 'bir şeyi takdir etmek ve onu icat etmek' olarak tanımlar. Allah'ın yaratması, hem bir plan ve ölçüye göre takdir etmeyi hem de bu takdir edilen şeyi fiilen var etmeyi içerir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın yarattığı her şeyin bir amacı ve düzeni olduğunu, bu düzenin de O'nun kudretine delil teşkil ettiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'halk' kavramının, Allah'ın mutlak yaratıcı gücünü ve evren üzerindeki egemenliğini ifade ettiğini belirtir. Bu kavram, Allah'ın her şeyi 'hiçbir şeyden' var etme yeteneğini vurgular. Ayetteki 'mâ halaka Allah' ifadesi, Allah'ın yaratıcılığının kapsamlılığını ve bu yaratılışın gözlemciler için bir delil olduğunu ortaya koyar."}]},{"word":"يَتَفَيَّؤُا۟","root":"ف ي أ","rootLatin":"f-y-'-","meaning":"Gölgenin bir taraftan diğer tarafa dönmesi, hareket etmesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'fey'' kökünün 'dönmek, geri dönmek' anlamını taşıdığını belirtir. 'Yetefeyyeu' fiili ise gölgenin güneşin hareketine bağlı olarak bir taraftan diğer tarafa eğilmesini, dönmesini ifade eder. Ayetteki kullanımı, gölgelerin sürekli hareket halinde olmasının, Allah'ın koyduğu kozmik düzene tabi olmalarının bir göstergesi olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'fey'' kelimesinin 'gölgenin bir taraftan diğer tarafa geçmesi' anlamında kullanıldığını açıklar. Bu, gölgenin sabit kalmayıp güneşin konumuna göre yer değiştirmesini ifade eder. Ayetteki 'yetefeyyeu zilâluhû' ifadesi, gölgelerin bu doğal hareketinin, Allah'ın emrine boyun eğen bir 'secde' olarak mecazi bir anlatım olduğunu belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fey'' kelimesinin 'bir şeyin aslına dönmesi' veya 'bir yerden diğerine geçmesi' anlamlarına geldiğini ifade eder. Gölgenin 'fey'' etmesi, güneşin hareketine bağlı olarak bir taraftan diğer tarafa kaymasını, yani asıl konumundan dönmesini ifade eder. Bu durum, gölgelerin dahi Allah'ın yasalarına tabi olduğunu ve bu tabi oluşun bir tür secde olduğunu gösterir."}]},{"word":"ظِلَـٰلُهُۥ","root":"ظ ل ل","rootLatin":"z-l-l","meaning":"Bir cismin ışığı engellemesiyle oluşan karanlık alan, gölge.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'zıll' kelimesinin 'güneşin veya ışığın engellenmesiyle oluşan karanlık' olduğunu belirtir. Ayetteki 'zilâluhû' (onun gölgeleri) ifadesi, Allah'ın yarattığı her şeyin bir gölgesinin olduğunu ve bu gölgelerin hareketinin, yaratıcının kudretine bir işaret olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zıll' kelimesinin 'güneşin veya ışığın engellenmesiyle oluşan karanlık' olduğunu ve genellikle 'rahatlık, serinlik' anlamında da kullanıldığını belirtir. Ancak bu ayette, gölgelerin fiziksel varlığı ve hareketleri üzerinden Allah'ın kudretine ve yaratılışındaki düzene dikkat çekilir. Gölgelerin sağa sola dönmesi, onların da Allah'ın emrine tabi olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zıll' kelimesinin Kur'an'da hem fiziksel gölgeyi hem de mecazi olarak 'koruma, himaye' gibi anlamları ifade ettiğini belirtir. Bu ayette ise, fiziksel gölgelerin güneşin hareketine bağlı olarak yön değiştirmesi, evrenin işleyişindeki ilahi düzeni ve her şeyin Allah'a boyun eğdiğini somut bir örnekle açıklar."}]},{"word":"سُجَّدًا","root":"س ج د","rootLatin":"s-j-d","meaning":"Allah'a boyun eğmek, itaat etmek, alçakgönüllülükle teslim olmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sücûd' kelimesinin asıl anlamının 'tevazu ve boyun eğme' olduğunu belirtir. Bu, bazen alınla yere kapanmak şeklinde fiili bir secde olabileceği gibi, bazen de bir şeyin Allah'ın iradesine boyun eğmesi şeklinde mecazi bir secde olabilir. Ayetteki 'sücceden lillâhi' ifadesi, gölgelerin dahi Allah'ın koyduğu yasalara tam bir teslimiyetle tabi olduğunu, bu tabi oluşun bir tür 'secde' olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'sücûd' kelimesinin 'alçakgönüllülük ve itaat' anlamlarını içerdiğini ifade eder. Bu ayetteki secde, canlı veya cansız tüm varlıkların Allah'ın iradesine ve koyduğu düzene boyun eğmesini ifade eden mecazi bir secdedir. Gölgelerin hareketleri, onların da Allah'ın kanunlarına tabi olduğunu ve bu tabi oluşun bir teslimiyet eylemi olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'secde' kavramının sadece ritüel bir eylem olmadığını, aynı zamanda tüm yaratılışın Allah'ın mutlak iradesine ve yasalarına boyun eğmesini ifade eden kozmik bir teslimiyet olduğunu belirtir. Bu ayetteki gölgelerin secdesi, cansız varlıkların bile Allah'ın düzenine tam bir uyum içinde olduğunu ve bu uyumun bir 'secde' olarak nitelendirildiğini gösterir."}]},{"word":"دَٰخِرُونَ","root":"د خ ر","rootLatin":"d-h-r","meaning":"Küçülmüş, zelil olmuş, boyun eğmiş, itaatkâr.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'dahir' kelimesinin 'zelil, boyun eğmiş, alçakgönüllü' anlamına geldiğini belirtir. Bu kelime, bir şeyin kendi iradesi dışında bir güce boyun eğmesini ifade eder. Ayetteki 've hum dâhirûn' ifadesi, yaratılmışların, kendi iradeleri olmasa bile, Allah'ın kudreti karşısında zillet ve boyun eğme içinde olduklarını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dahara' fiilinin 'küçülmek, zelil olmak, boyun eğmek' anlamlarına geldiğini ifade eder. Bu kelime, genellikle zorla veya istemeyerek boyun eğmeyi ifade eder. Ayetteki kullanımı, tüm yaratılmışların, gölgeler de dahil olmak üzere, Allah'ın mutlak kudreti karşısında bir zillet ve teslimiyet hali içinde olduklarını, O'nun iradesine karşı gelemeyeceklerini belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'dahara' kelimesinin 'küçülmek, zelil olmak ve boyun eğmek' anlamlarını taşıdığını açıklar. Bu kelime, bir varlığın kendi gücünün yetersizliğini kabul ederek daha üstün bir güce teslim olmasını ifade eder. Ayetteki 'dâhirûn' ifadesi, Allah'ın yarattığı her şeyin, O'nun azameti karşısında doğal bir alçakgönüllülük ve teslimiyet içinde olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tabiat-ayetleri","tevhid","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mı/mi","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"İstifhâm edatı"},{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cezm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Cezm edatı"},{"position":2,"surface":"يَرَوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ا-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رَأَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Harf-i Cezm (لَمْ) ile meczûm olduğu için","gloss":"görmüyorlar mı","irabMarker":"nûnun hazfi ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":3,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-e/a","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden (إِلَىٰ) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":5,"surface":"خَلَقَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"kh-l-q","lemma":"خَلَقَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yarattı","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil"},{"position":7,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den/dan","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":8,"surface":"شَىْءٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ا","rootLatin":"sh-y-'","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden (مِن) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":9,"surface":"يَتَفَيَّؤُا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ي-ا","rootLatin":"f-y-'","lemma":"تَفَيَّأَ","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"gölgeleri döner","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":10,"surface":"ظِلَـٰلُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ظ-ل-ل","rootLatin":"z-l-l","lemma":"ظِلّ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"gölgeleri","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil","izafet":"Muzâf"},{"position":10,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":11,"surface":"عَنِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den/dan","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":12,"surface":"ٱلْيَمِينِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-م-ن","rootLatin":"y-m-n","lemma":"يَمِين","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden (عَنِ) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sağ","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":13,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":13,"surface":"ٱلشَّمَآئِلِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-م-ل","rootLatin":"sh-m-l","lemma":"شِمَال","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf harfi (وَ) ile önceki isme (ٱلْيَمِينِ) atfedildiği için mecrûr","gloss":"sollar","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Ma'tûf"},{"position":14,"surface":"سُجَّدًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"س-ج-د","rootLatin":"s-j-d","lemma":"سَاجِد","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"secde ederek","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Hâl"},{"position":15,"surface":"لِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":15,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden (لِّ) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":16,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hâl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"iken","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":16,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar","binaDurumu":"Mebnî (munfasıl zamir)","gorev":"Mübteda"},{"position":17,"surface":"دَٰخِرُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"د-خ-ر","rootLatin":"d-kh-r","lemma":"دَاخِر","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"boyun eğmişlerdir","irabMarker":"vâv ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Eve"},{"position":2,"translit":"lem"},{"position":3,"translit":"yerav"},{"position":4,"translit":"ilâ"},{"position":5,"translit":"mâ"},{"position":6,"translit":"ḣaleka(A)llâhu"},{"position":7,"translit":"min"},{"position":8,"translit":"şey-in"},{"position":9,"translit":"yetefeyyeu"},{"position":10,"translit":"zilâluhu"},{"position":11,"translit":"‘ani"},{"position":12,"translit":"lyemîni"},{"position":13,"translit":"ve-şşemâ-ili"},{"position":14,"translit":"succeden"},{"position":15,"translit":"li(A)llâhi"},{"position":16,"translit":"vehum"},{"position":17,"translit":"dâḣirûn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/48*
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/48*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/48*
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/48*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/48*
- **TB. Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/48*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *en-Nahl 16/48-49*
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/48*
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/48*
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/48*
- **Kelime-i Yûsufiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/48*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/48*
