# Nahl Sûresi, 50. Âyet (16:50)

> يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ ۩

*Yeḣâfûne rabbehum min fevkihim veyef'alûne mâ yu/merûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Üzerlerinde hakim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/50

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 50. ayet, meleklerin Allah'a karşı derin saygı ve itaatini vurgulamaktadır. Ayet, 'korkma' ve 'emredileni yapma' fiilleri üzerinden ilahi kudret ve kulluk ilişkisini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يَخَافُونَ","root":"خ و ف","rootLatin":"h-v-f","meaning":"Meleklerin, Allah'ın yüceliği ve azameti karşısında duydukları derin saygı ve haşyet halini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'havf' kelimesini, bir şeyin kötü sonucunu beklemekten doğan endişe olarak tanımlar. Ancak ayetteki 'Rablerinden korkarlar' ifadesi, acizlikten ziyade, Allah'ın azametine duyulan saygı ve O'nun emirlerine karşı gelmekten çekinme anlamını taşır. Bu, meleklerin Allah'ın kudretini idrak etmelerinden kaynaklanan bir haşyettir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'havf'ı, bir şeyin olumsuz sonuçlarından çekinmek olarak açıklar. Meleklerin Allah'tan korkması, O'nun azabından ziyade, O'nun yüceliği ve kudreti karşısında duyulan bir huşu ve saygı halidir. Bu, onların Allah'ın emirlerine tam bir teslimiyetle uymalarının temel nedenidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'havf' kavramının sadece 'korku' değil, aynı zamanda 'saygı' ve 'huşu' anlamlarını da içerdiğini belirtir. Nahl 50'deki kullanım, meleklerin Allah'ın mutlak otoritesi karşısında hissettikleri derin saygıyı ve O'na karşı gelmekten duydukları çekinceyi ifade eder. Bu, onların ilahi düzene tam bağlılıklarının bir göstergesidir."}]},{"word":"رَبَّهُم","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Meleklerin kendilerini yaratan, terbiye eden, yöneten ve hükmeden yüce varlık olarak Allah'ı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'Rab' kelimesinin 'malik', 'seyyid', 'terbiye eden' ve 'ıslah eden' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki 'Rabbehum' ifadesi, meleklerin üzerinde mutlak otorite sahibi olan, onları yaratan ve işlerini düzenleyen Allah'ı işaret eder. Bu, onların korkularının ve itaatlerinin kaynağını açıklar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Rab' kelimesinin aslen 'terbiye etmek, bir şeyi kademe kademe kemale erdirmek' anlamından geldiğini ifade eder. Allah için kullanıldığında ise 'malik, müdebbir, mürebbi' anlamlarını taşır. Meleklerin 'Rableri'nden korkmaları, O'nun mutlak malikiyetine ve her şeyi tedbir edici gücüne duydukları saygıdan kaynaklanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'da 'yaratıcı, besleyici, koruyucu, hükmedici' gibi geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu vurgular. Nahl 50'de 'Rabbehum' ifadesi, meleklerin üzerinde mutlak egemenliğe sahip olan, onları var eden ve onlara emirler veren ilahi otoriteyi temsil eder. Bu, meleklerin O'na karşı duydukları haşyetin ve itaatlerinin temelini oluşturur."}]},{"word":"يُؤْمَرُونَ","root":"أ م ر","rootLatin":"e-m-r","meaning":"Meleklerin, Allah tarafından kendilerine verilen emirleri eksiksiz ve tereddütsüz bir şekilde yerine getirmelerini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'emr' kelimesinin 'iş, durum' ve 'buyruk, hüküm' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yü'merûn' (emrolunurlar) ifadesi, meleklerin Allah'ın kendilerine yönelttiği kesin ve bağlayıcı buyrukları aldıklarını ve bunlara uymakla yükümlü olduklarını gösterir. Bu, onların iradelerinin ilahi iradeye tam teslimiyetini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'emr'in hem 'sözlü buyruk' hem de 'iş, fiil' anlamlarına geldiğini açıklar. 'Yü'merûn' fiili, meleklerin pasif bir şekilde emri alan ve onu yerine getiren varlıklar olduğunu gösterir. Bu, onların Allah'ın iradesine tam bir uyum içinde hareket ettiklerini ve kendi iradelerini ilahi emre tabi kıldıklarını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'emr' kavramının Kur'an'da 'yaratma, hükmetme, buyurma' gibi geniş bir anlam yelpazesi olduğunu belirtir. 'Yü'merûn' ifadesi, meleklerin Allah'ın mutlak emri altında olduklarını ve O'nun her türlü buyruğuna kayıtsız şartsız itaat ettiklerini gösterir. Bu, onların ilahi düzendeki rollerini ve Allah'a olan tam bağlılıklarını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["takva","melekler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَخَافُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-و-ف","rootLatin":"ḫ-w-f","lemma":"خَافَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"korkarlar"},{"position":2,"surface":"رَبَّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Rablerini"},{"position":2,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":3,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":4,"surface":"فَوْقِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ف-و-ق","rootLatin":"f-w-q","lemma":"فَوْق","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"üstü"},{"position":4,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":5,"surface":"وَيَفْعَلُونَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"يَفْعَلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ع-ل","rootLatin":"f-'-l","lemma":"فَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"yaparlar"},{"position":6,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"şey"},{"position":7,"surface":"يُؤْمَرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-م-ر","rootLatin":"'-m-r","lemma":"أَمَرَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"emrolunurlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ra'd Sûresi** · *Nahl 16:50*
- **Ra'd Sûresi** · *Nahl 16:50*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/50*
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/50*
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/50*
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/50*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/50*
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/50*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/50*
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/50*
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *16/50*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/50*
