# Nahl Sûresi, 63. Âyet (16:63)

> تَٱللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَـٰنُ أَعْمَـٰلَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

*Ta(A)llâhi lekad erselnâ ilâ umemin min kablike fezeyyene lehumu-şşeytânu a'mâlehum fehuve veliyyuhumu-lyevme velehum ‘ażâbun elîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/63

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 63. ayet, önceki ümmetlere peygamber gönderilmesi, şeytanın onların amellerini süslemesi ve bunun sonucunda karşılaşacakları azabı konu edinmektedir. Ayet, şeytanın insan üzerindeki etkisini ve bu etkinin neticesini vurgulayan temel kavramlar içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"أَرْسَلْنَآ","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Peygamber göndermek, elçi yollamak anlamındadır ve Allah'ın insanlara hidayet rehberi göndermesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'irsâl' kelimesini bir şeyi bir yöne doğru salmak, göndermek olarak açıklar. Ayetteki 'erselnâ' fiili, Allah'ın peygamberleri insanlara doğru, belirli bir görevle göndermesini ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir gönderme değil, aynı zamanda ilahi bir mesajın iletilmesi anlamını taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'irsâl' kelimesinin mecazi olarak 'bir şeyi bir yere yönlendirmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'erselnâ' ifadesi, Allah'ın peygamberleri, insanları doğru yola iletmek üzere görevlendirmesi ve onlara vahiy göndermesi mecazını içerir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'risâlet' kavramının Kur'an'da Allah ile insanlık arasındaki iletişimi sağlayan temel bir köprü olduğunu vurgular. 'Erselnâ' fiili, bu ilahi iletişimin başlangıcını ve peygamberlerin bu iletişimi taşıyan elçiler olduğunu gösterir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın insanlığı başıboş bırakmadığını, aksine onlara yol gösterdiğini belirtir."}]},{"word":"أُمَمٍ","root":"أ م م","rootLatin":"ü-m-m","meaning":"Topluluklar, milletler demektir ve belirli bir peygambere tabi olan veya belirli bir zaman diliminde yaşayan insan gruplarını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ümmet' kelimesini 'bir araya gelmiş topluluk' olarak tanımlar. Ayetteki 'ümmin min kablike' ifadesi, Hz. Muhammed'den önceki dönemlerde yaşamış, kendilerine peygamber gönderilmiş farklı insan topluluklarını kasteder. Bu, her topluluğun kendi peygamberi aracılığıyla ilahi mesaja muhatap olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ümmet' kelimesinin 'bir imamın peşinden giden topluluk' veya 'belirli bir zaman diliminde yaşayan topluluk' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın her dönemde ve her coğrafyada insanlara rehberlik ettiğini, ancak bu toplulukların peygamberlerine karşı farklı tutumlar sergilediğini ima eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ümmet' kavramının Kur'an'da sadece etnik veya coğrafi bir topluluğu değil, aynı zamanda ortak bir inanç veya yaşam tarzı etrafında birleşen insanları da ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ümmin' ifadesi, geçmişte yaşamış ve kendilerine ilahi mesaj ulaşmış farklı inanç ve yaşam biçimlerine sahip toplulukları kapsar."}]},{"word":"فَزَيَّنَ","root":"ز ي ن","rootLatin":"z-y-n","meaning":"Süslemek, güzel göstermek anlamındadır ve şeytanın kötü amelleri insanlara cazip kılması eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zeyyen' fiilini 'bir şeyi güzel ve çekici kılmak' olarak açıklar. Ayetteki 'zeyyene lehumu'ş-şeytânu a'mâlehum' ifadesi, şeytanın kötü ve çirkin olan fiilleri, insanlara hoş ve cazip göstererek onları aldatma eylemini vurgular. Bu, şeytanın kandırma yöntemlerinden biridir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zeyn' kelimesinin 'güzellik, süs' anlamına geldiğini ve 'tezyîn'in ise 'bir şeyi süsleyerek başkasına hoş göstermek' olduğunu belirtir. Ayetteki bağlamda, şeytanın insanların kötü amellerini, sanki iyi ve doğruymuş gibi göstererek onları saptırdığını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'tezyîn' kavramının Kur'an'da genellikle şeytanın veya nefsin insanı aldatma mekanizması olarak kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'zeyyene' fiili, şeytanın, insanların kendi kötü eylemlerini sorgulamalarını engelleyerek, onları bu eylemlerin doğruluğuna inandırma gücünü gösterir."}]},{"word":"أَعْمَـٰلَهُمْ","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Amelleri, yaptıkları işler demektir ve insanların iradeleriyle gerçekleştirdikleri fiilleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'amel' kelimesini 'insanın iradesiyle yaptığı her türlü iş' olarak tanımlar. Ayetteki 'a'mâlehum' ifadesi, önceki ümmetlerin kendi iradeleriyle yaptıkları, ancak şeytanın süslediği kötü fiilleri kapsar. Bu, insanların eylemlerinden sorumlu olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'amel'in 'kasıtlı olarak yapılan iş' olduğunu belirtir. Ayetteki 'a'mâlehum' kelimesi, şeytanın etkisiyle dahi olsa, insanların kendi tercihleriyle gerçekleştirdikleri ve sonuçlarından sorumlu oldukları eylemleri ifade eder. Bu, sorumluluğun bireysel olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'amel' kavramının Kur'an'da hem iyi hem de kötü fiilleri kapsadığını, ancak bağlamın anlamı belirlediğini ifade eder. Bu ayette 'şeytanın süslediği ameller' olarak geçtiği için, genellikle kötü, sapkın veya Allah'ın rızasına aykırı olan fiilleri ifade eder."}]},{"word":"وَلِيُّهُمُ","root":"و ل ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Dostları, velileri, koruyucuları anlamındadır ve şeytanın, saptırdığı insanlara yakın bir ilişki içinde olduğunu, onları desteklediğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'velî' kelimesinin 'yakınlık, dostluk, yardım' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'huve veliyyuhumu'l-yevme' ifadesi, şeytanın, amellerini süslediği kimselerin bu dünyada dostu ve destekçisi olduğunu, onları kendi yolunda tuttuğunu gösterir. Bu, şeytanın insanları yalnız bırakmadığını, aksine onlara sürekli vesvese verdiğini ima eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'velî' kelimesinin mecazi olarak 'birinin işini üstlenen, ona yardım eden' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'veliyyuhum' ifadesi, şeytanın, saptırdığı insanların işlerini kendi lehine çevirdiğini, onları doğru yoldan uzaklaştırmak için sürekli çaba gösterdiğini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'velî' kavramının Kur'an'da hem olumlu (Allah'ın veliliği) hem de olumsuz (şeytanın veliliği) bağlamlarda kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'veliyyuhum' ifadesi, şeytanın, Allah'a karşı gelenlerin hamisi ve destekçisi olduğunu, onları kendi tarafına çektiğini ve bu ilişkinin ahirette onlara azap getireceğini vurgular."}]},{"word":"عَذَابٌ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Azap, ceza, işkence anlamındadır ve Allah'ın, şeytanın peşinden gidenlere ahirette vereceği cezayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'azap' kelimesini 'bir şeyi engellemek, alıkoymak' kökünden türeterek, 'insanı istediği şeyden alıkoyan, ona acı veren ceza' olarak açıklar. Ayetteki 'azâbun elîm' ifadesi, şeytanın peşinden gidenlerin karşılaşacağı cezanın sadece bir acı değil, aynı zamanda onların arzu ettikleri şeylerden mahrum kalmaları anlamına geldiğini belirtir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'azap' kelimesinin 'şiddetli ceza' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'azâbun elîm' (can yakıcı azap) ifadesi, bu cezanın sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir acı da içereceğini, şeytanın aldatmacasına kananların ahirette büyük bir pişmanlık ve ıstırap yaşayacaklarını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'azap' kelimesinin 'bir şeyi tatlılıktan uzaklaştırmak' anlamından geldiğini ve 'acı veren şey' olarak kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'azâbun elîm' ifadesi, şeytanın süslediği amellerin dünyada tatlı gibi görünse de, ahirette acı ve elem verici bir cezaya dönüşeceğini açıkça ortaya koyar."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *16/63*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/63*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/63*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/63*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/63*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *16/63*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *16/63*
