# Nahl Sûresi, 82. Âyet (16:82)

> فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَـٰغُ ٱلْمُبِينُ

*Fe-in tevellev fe-innemâ ‘aleyke-lbelâġu-lmubîn(u)*

**Meal (Diyanet):** Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/82

---

## Tefsir

{"topics":["tebligh","peygamberlik","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ise","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"eğer","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Şart edatı"},{"position":2,"surface":"تَوَلَّوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"تَوَلَّى","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart edatı (إِن) ile meczûm olduğu için","gloss":"yüz çevirirlerse","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":3,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cevap","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o zaman","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":3,"surface":"إِنَّمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّمَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":4,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerine","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":4,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"senin","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":5,"surface":"ٱلْبَلَـٰغُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ب-ل-غ","rootLatin":"b-l-gh","lemma":"بَلَاغ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"tebliğ","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":6,"surface":"ٱلْمُبِينُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"مُبِين","form":"İf'âl","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin (ٱلْبَلَـٰغُ) sıfatı olduğu için merfû","gloss":"açık","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 82. ayet, peygamberin tebliğ görevini ve bu görevin sınırlarını vurgulamaktadır. Ayet, muhatapların yüz çevirmesi durumunda dahi peygamberin sorumluluğunun sadece açık bir tebliğden ibaret olduğunu dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"تَوَلَّوْا۟","root":"و-ل-ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Yüz çevirmek, sırt dönmek, bir şeyden uzaklaşmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"V-l-y kökünden türeyen 'tevellâ' kelimesi, bir şeyden yüz çevirmek, sırt dönmek ve uzaklaşmak manasına gelir. Ayetteki kullanımı, muhatapların peygamberin getirdiği mesaja karşı olumsuz bir tavır takınmasını, onu kabul etmeyip ondan uzaklaşmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Tevellâ fiili, mecazi olarak bir şeyi terk etmek, ondan vazgeçmek anlamında kullanılır. Bu ayette, peygamberin tebliğ ettiği hakikatten yüz çeviren, onu dinlemeyen ve kabul etmeyen kimselerin durumunu anlatır."}]},{"word":"عَلَيْكَ","root":"ع-ل-و","rootLatin":"a-l-v","meaning":"Üzerine düşen, sorumluluğu olan anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"'Alâ' harf-i cerri, bir şeyin üzerine düşen sorumluluğu veya yükümlülüğü ifade etmek için kullanılır. Ayetteki 'aleyke' ifadesi, peygamberin üzerine düşen tek görevin tebliğ olduğunu, bunun ötesinde bir zorlama yetkisinin olmadığını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"'Alâ' edatı, bazen bir şeyi zorunlu kılma veya bir sorumluluğu yükleme anlamında gelir. Bu ayette, peygamberin tebliğ görevini yerine getirme zorunluluğunu, ancak bu görevin sınırlarının da çizildiğini belirtir."}]},{"word":"ٱلْبَلَـٰغُ","root":"ب-ل-غ","rootLatin":"b-l-ğ","meaning":"Tebliğ etmek, ulaştırmak, bir mesajı iletmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"B-l-ğ kökünden türeyen 'belâğ', bir şeyi hedefine ulaştırmak, bir mesajı eksiksiz bir şekilde iletmek demektir. Ayetteki 'el-belâğ' kelimesi, peygamberin görevinin, Allah'ın vahyini insanlara olduğu gibi ulaştırmak olduğunu ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'belâğ' kavramını Kur'an'da 'mesajın iletilmesi' olarak ele alır ve peygamberin bu mesajı insanlara ulaştırma görevini vurgular. Bu ayette, peygamberin görevinin sadece ilahi mesajı aktarmakla sınırlı olduğunu, kabul ettirme zorunluluğunun olmadığını belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"'Belâğ' kelimesi, bir haberi veya hükmü muhataba ulaştırmak, duyurmak anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, peygamberin insanlara Allah'ın ayetlerini ve hükümlerini açıkça bildirme sorumluluğunu ifade eder."}]},{"word":"ٱلْمُبِينُ","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Açık, apaçık, net bir şekilde ortaya konulmuş anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"B-y-n kökünden türeyen 'mübîn', bir şeyi açıklığa kavuşturan, netleştiren demektir. Ayetteki 'el-mübîn' kelimesi, peygamberin tebliğinin herhangi bir kapalılık içermediğini, aksine her yönüyle anlaşılır ve açık olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"'Mübîn', hem kendisi açık olan hem de başkalarını açıklığa kavuşturan anlamlarına gelir. Bu ayette, peygamberin tebliğ ettiği mesajın kendisinin açık ve anlaşılır olduğunu, ayrıca insanlara doğru yolu açıklayan bir niteliğe sahip olduğunu ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"'Mübîn', mecazi olarak bir şeyi ortaya koyan, delilleriyle açıklayan anlamında kullanılır. Ayetteki 'el-belâğu'l-mübîn' ifadesi, peygamberin tebliğinin sadece bir aktarım değil, aynı zamanda delillerle desteklenmiş, şüpheye yer bırakmayan açık bir beyan olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Fe-in"},{"position":2,"translit":"tevellev"},{"position":3,"translit":"fe-innemâ"},{"position":4,"translit":"‘aleyke"},{"position":5,"translit":"lbelâġu"},{"position":6,"translit":"lmubîn(u)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/82*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/82*
