# Nahl Sûresi, 91. Âyet (16:91)

> وَأَوْفُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ إِذَا عَـٰهَدتُّمْ وَلَا تَنقُضُوا۟ ٱلْأَيْمَـٰنَ بَعْدَ تَوْكِيدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ ٱللَّهَ عَلَيْكُمْ كَفِيلًا ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ

*Veevfû bi'ahdi(A)llâhi iżâ ‘âhedtum velâ tenkudû-l-eymâne ba'de tevkîdihâ vekad ce'altumu(A)llâhe ‘aleykum kefîlâ(en)(c) inna(A)llâhe ya'lemu mâ tef'alûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Antlaşma yaptığınız zaman, Allah'a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı bilir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/91

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl Suresi 91. ayet, ahitlere ve yeminlere sadakat göstermenin önemini vurgular. Ayet, Allah'ın şahit tutulduğu sözleşmelerin bozulmaması gerektiğini ve Allah'ın tüm eylemlerden haberdar olduğunu bildirir. Temel kavramlar, ahit, yemin ve kefil olma üzerine odaklanır.","keyConcepts":[{"word":"وَأَوْفُوا۟","root":"و ف ي","rootLatin":"v-f-y","meaning":"Bir sözleşmeyi, ahdi veya yükümlülüğü tam olarak yerine getirmek, sadık kalmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vefâ (وفاء), bir şeyi tamamlamak ve eksiksiz kılmak anlamına gelir. Ahde vefâ ise, verilen sözü eksiksiz yerine getirmektir. Ayetteki 've evfû' emri, Allah ile yapılan ahdin, yani O'na iman ve itaat sözünün tam olarak yerine getirilmesini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Vefâ, bir şeyi tamamlamak ve eksiksiz kılmaktır. 'Ve evfû bi-ahdillâh' ifadesi, Allah'ın emrettiği şeyleri yerine getirin ve O'na verdiğiniz sözü tutun demektir. Bu, Allah'ın haklarına riayet etmeyi ve O'na karşı sorumlulukları eksiksiz yerine getirmeyi kapsar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Vefâ kavramı, Kur'an'da genellikle 'ahd' (sözleşme, antlaşma) ile birlikte kullanılır ve bir sözleşmeye sadık kalma, onu bozmadan yerine getirme anlamını taşır. Bu ayette, Allah ile yapılan ahdin, yani İslam'ın temel prensiplerine bağlılığın eksiksiz bir şekilde sürdürülmesi emredilmektedir."}]},{"word":"بِعَهْدِ","root":"ع ه د","rootLatin":"a-h-d","meaning":"Bir sözleşme, antlaşma, taahhüt veya verilen söz.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ahd (عهد), bir şeyi korumak, gözetmek ve ona bağlı kalmak üzere yapılan sözleşmedir. Allah'ın ahdi ise, O'nun kullarından aldığı iman ve itaat sözü ile peygamberler aracılığıyla gönderdiği emir ve yasaklardır. Ayetteki 'ahdillâh', Allah'a verilen sözü ve O'nun şeriatına bağlılığı ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ahd, bir kimsenin üzerine aldığı yükümlülüktür. 'Ahdillâh' ifadesi, Allah'ın kullarından aldığı sözü, yani O'na ibadet etme ve O'nun emirlerine uyma taahhüdünü ifade eder. Bu ayette, müminlerin Allah'a karşı olan bu temel yükümlülüklerini yerine getirmeleri emredilmektedir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ahd kelimesi, Kur'an'da hem Allah'ın insanlara verdiği sözü hem de insanların Allah'a veya birbirlerine verdikleri sözü ifade eder. Bu ayetteki 'ahdillâh', özellikle müminlerin Allah'a iman ve itaat konusunda verdikleri sözü ve bu sözün gerektirdiği sorumlulukları kapsar."}]},{"word":"تَنقُضُوا۟","root":"ن ق ض","rootLatin":"n-q-d","meaning":"Bir şeyi bozmak, yıkmak, çözmek veya geçersiz kılmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nakd (نقض), bir şeyi çözmek, bozmak veya yıkmaktır. Özellikle ipi çözmek veya bir yapıyı yıkmak için kullanılır. Ahdi nakzetmek ise, verilen sözü bozmak, antlaşmayı ihlal etmek demektir. Ayetteki 'lâ tenkudû' emri, yeminlerin ve ahitlerin bozulmaması gerektiğini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Nakd, bir şeyi çözmek veya bozmaktır. 'Lâ tenkudû'l-eymân' ifadesi, yeminlerinizi bozmayın, onları geçersiz kılmayın demektir. Bu, yeminlerin bağlayıcılığına ve onlara riayet etmenin önemine işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Nakd, bir şeyi sağlamlaştırdıktan sonra onu çözmek veya dağıtmaktır. Yeminleri nakzetmek, onları sağlam bir şekilde yaptıktan sonra bozmak ve geçersiz kılmaktır. Ayet, Allah'ın adıyla yapılan yeminlerin bu şekilde bozulmasının yasak olduğunu belirtir."}]},{"word":"ٱلْأَيْمَـٰنَ","root":"ي م ن","rootLatin":"y-m-n","meaning":"Yeminler, antlar; sağ el ile yapılan veya sağ elin gücüyle desteklenen sözler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Yemîn (يمين), aslında sağ el anlamına gelir. Araplar yemin ederken sağ ellerini kullanmaları veya yeminle bir şeyi güçlendirmeleri sebebiyle bu kelime yemin anlamında kullanılmıştır. Ayetteki 'el-eymân', Allah adına yapılan ve bağlayıcılığı olan yeminleri ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Yemîn, bir sözü veya iddiayı güçlendirmek için Allah'ın adını anarak yapılan antlaşmadır. 'El-eymân' kelimesi, bu türden kutsal ve bağlayıcı yeminleri ifade eder. Ayet, bu yeminlerin bozulmasının haram olduğunu belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Yemîn kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın adıyla yapılan ve bir taahhüdü güçlendiren sözleşmeleri ifade eder. Bu ayette, Allah'ın kefil kılındığı yeminlerin, yani en güçlü ve bağlayıcı sözleşmelerin bozulmaması gerektiği vurgulanır."}]},{"word":"كَفِيلًا","root":"ك ف ل","rootLatin":"k-f-l","meaning":"Bir şeyin sorumluluğunu üstlenen, garantör, kefil olan.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kefîl (كفيل), bir başkasının sorumluluğunu üstlenen, onun adına garanti veren kişidir. Ayetteki 'cealtumullâhe aleykum kefîlen' ifadesi, Allah'ı kendi üzerinize kefil kılmanız, yani O'nu yeminlerinizin ve ahitlerinizin şahidi ve garantörü yapmanız anlamına gelir. Bu, yeminlerin ciddiyetini ve Allah katındaki sorumluluğunu artırır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Kefîl, bir başkasının borcunu veya yükümlülüğünü üstlenen kişidir. Allah'ı kefil kılmak, O'nu yapılan ahdin veya yeminin doğruluğuna şahit tutmak ve O'nun bu ahde riayet etmeyenleri cezalandıracağına inanmaktır. Bu, yeminlerin bozulmasının Allah'a karşı bir suç olduğunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Kefîl, bir şeyi garanti eden, bir başkasının yerine geçen veya onun sorumluluğunu üstlenen demektir. Ayette Allah'ın kefil kılınması, yapılan yeminlerin Allah'ın gözetimi ve garantisi altında olduğunu, dolayısıyla bozulmasının büyük bir günah olduğunu ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/91*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/91*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Nahl, 16:91*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Nahl, 16:91*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Nahl, 16:91*
