# Nahl Sûresi, 97. Âyet (16:97)

> مَنْ عَمِلَ صَـٰلِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةً طَيِّبَةً ۖ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

*Men ‘amile sâlihan min żekerin ev unśâ vehuve mu/minun felenuhyiyennehu hayâten tayyibe(ten)(s) velenecziyennehum ecrahum bi-ahseni mâ kânû ya'melûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/16/97

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nahl 97. ayet, iman ve salih amelin dünya ve ahiretteki karşılığını dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, 'amel', 'salih', 'mü'min', 'hayat' ve 'tayyibe' gibi temel kavramlar üzerinden, iyi işlerin ve imanın insan yaşamına katacağı güzellikleri ve ahiretteki üstün karşılığı vurgular.","keyConcepts":[{"word":"عَمِلَ","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Bir işi, eylemi veya fiili gerçekleştirmek, yapmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'amel' kelimesini, iradeye dayalı olarak yapılan her türlü iş ve fiil olarak tanımlar. Ayetteki 'men amile salihan' ifadesi, bilinçli ve kasıtlı olarak iyi işler yapmayı ifade eder, bu da amelin sadece fiziksel bir eylem değil, aynı zamanda niyetle ilişkili olduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'amel'i, insanın kendi isteğiyle yaptığı iş olarak açıklar ve 'fiil'den daha özel bir anlam taşıdığını belirtir. Ayetteki kullanımı, kişinin imanının bir tezahürü olarak ortaya koyduğu, şeriatın övdüğü ve sevap kazandıran eylemleri kapsar."}]},{"word":"صَـٰلِحًا","root":"ص ل ح","rootLatin":"s-l-h","meaning":"İyi, doğru, faydalı ve ıslah edici nitelikte olan iş veya eylem.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'salih' kelimesini 'faydalı ve doğru olan' şeklinde açıklar. Ayetteki 'amile salihan' ifadesi, yapılan işin sadece bir eylem olmakla kalmayıp, aynı zamanda Allah katında makbul, insanlara faydalı ve ahlaki açıdan doğru olması gerektiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'salih' kelimesinin zıddının 'fesad' olduğunu belirterek, 'salih'in her türlü bozukluktan arınmış, düzgün ve iyi olanı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, bu, kişinin hem kendisi hem de toplum için hayırlı sonuçlar doğuran, şer'î ve ahlakî ölçülere uygun amelleri kapsar."}]},{"word":"مُؤْمِنٌ","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'a ve O'nun bildirdiklerine kalben tasdik edip inanan kişi.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mü'min' kelimesini, 'tasdik eden' ve 'güvenen' anlamlarında kullanır. Ayetteki 've hüve mü'minun' şartı, salih amelin kabulü için imanın temel bir ön koşul olduğunu, imansız yapılan amelin değer taşımadığını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'iman' kavramının Kur'an'da sadece bir tasdik değil, aynı zamanda bir teslimiyet ve güven ilişkisi olduğunu belirtir. 'Mü'min' ise bu teslimiyeti ve güveni gerçekleştiren kişidir. Ayetteki 'mü'min' vurgusu, salih amelin sadece dışsal bir eylem değil, aynı zamanda içsel bir inanç ve Allah'a yönelişle bütünleşmesi gerektiğini gösterir."}]},{"word":"حَيَوٰةً","root":"ح ي و","rootLatin":"h-y-y","meaning":"Yaşam, hayat; varoluşun devamı.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hayat' kelimesini, 'ölümün zıddı olan varoluş hali' olarak tanımlar. Ayetteki 'felanuhyiyennehu hayaten' ifadesi, Allah'ın mü'minlere vereceği yaşamın sadece biyolojik bir varoluş değil, aynı zamanda manevi ve huzurlu bir yaşam olduğunu ima eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hayat' kelimesinin Kur'an'da hem dünyevi hem de uhrevi anlamda kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'hayaten tayyibeten' ifadesiyle, dünya hayatında yaşanacak olan huzurlu, bereketli ve manevi tatmin sağlayan bir yaşam kastedilir."}]},{"word":"طَيِّبَةً","root":"ط ي ب","rootLatin":"t-y-b","meaning":"Güzel, hoş, temiz, helal ve bereketli.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'tayyib' kelimesini 'helal ve temiz olan' şeklinde açıklar. Ayetteki 'hayaten tayyibeten' ifadesi, mü'minlere vaat edilen hayatın sadece varoluşsal değil, aynı zamanda her türlü sıkıntıdan arınmış, huzurlu, bereketli ve manevi açıdan tatmin edici bir yaşam olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'tayyib' kelimesinin 'hoş, güzel ve lezzetli' anlamlarını taşıdığını belirtir. Bu ayetteki kullanımıyla, iman ve salih amel sahiplerine hem dünyada hem de ahirette verilecek olan hayatın, her yönüyle güzel, rahat ve gönül hoşluğu veren bir yaşam olacağı ifade edilir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/97*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/97*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *16/97*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *16/97*
- **Nahl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *16/97*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *16/97*
