# İsrâ Sûresi, 105. Âyet (17:105)

> وَبِٱلْحَقِّ أَنزَلْنَـٰهُ وَبِٱلْحَقِّ نَزَلَ ۗ وَمَآ أَرْسَلْنَـٰكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

*Vebilhakki enzelnâhu vebilhakki nezel(e)(k) vemâ erselnâke illâ mubeşşiran veneżîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/17/105

---

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","peygamberlik","tebligh"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":1,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hak"},{"position":2,"surface":"أَنزَلْنَـٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ز-ل","rootLatin":"n-z-l","lemma":"أَنزَلَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"indirdik"},{"position":2,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":3,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hak"},{"position":4,"surface":"نَزَلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ز-ل","rootLatin":"n-z-l","lemma":"نَزَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"indi"},{"position":5,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"مَآ","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":6,"surface":"أَرْسَلْنَـٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"أَرْسَلَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gönderdik"},{"position":6,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"seni"},{"position":7,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisna","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":8,"surface":"مُبَشِّرًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ش-ر","rootLatin":"b-ş-r","lemma":"مُبَشِّر","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"müjdeleyici olarak"},{"position":9,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"نَذِيرًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ن-ذ-ر","rootLatin":"n-dh-r","lemma":"نَذِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mansûb","gloss":"uyarıcı olarak"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"İsrâ Suresi 105. ayet, Kur'an'ın ilahi menşeini ve hakikatini vurgularken, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) misyonunu müjdeleme ve uyarma olarak tanımlar. Ayet, 'hak' kavramının hem Kur'an'ın indirilişinde hem de kalıcılığında merkezi bir rol oynadığını gösterir.","keyConcepts":[{"word":"بِٱلْحَقِّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Bu kelime, Kur'an'ın indirilişinin ve varlığının temelini oluşturan mutlak gerçeği ve doğruluğu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hak' kelimesini 'bir şeyin sabit ve doğru olması' olarak tanımlar. Ayetteki 'bi'l-hakk' ifadesi, Kur'an'ın Allah katından indirilmiş olmasının ve içerdiği hükümlerin mutlak gerçek ve doğru olduğunu, hiçbir şüpheye mahal bırakmadığını belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hak' kelimesini 'doğruluk ve adalet' anlamında kullanır. Ayetteki bağlamda, Kur'an'ın indirilişinin ve içeriğinin adaletli ve doğru olduğunu, batıldan uzak olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hak' kavramının Kur'an'da 'mutlak gerçeklik, doğruluk ve adalet' anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayette, Kur'an'ın kendisinin bir hakikat olduğunu ve bu hakikatle indirildiğini, dolayısıyla içeriğinin de hakikat olduğunu ifade eder."}]},{"word":"أَنزَلْنَـٰهُ","root":"ن ز ل","rootLatin":"n-z-l","meaning":"Allah'ın Kur'an'ı gökten yeryüzüne, peygamberine vahiy yoluyla indirmesi eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'enzelnâhu' fiilini 'yüksek bir yerden aşağıya indirmek' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, Kur'an'ın ilahi menşeini ve Allah katından Hz. Muhammed'e (s.a.v.) vahyedildiğini net bir şekilde ortaya koyar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'inzâl' kelimesini 'bir şeyi yukarıdan aşağıya indirmek' olarak tanımlar ve Kur'an bağlamında bunun Allah'ın kelamını peygamberine vahyetmesi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'enzelnâhu' ifadesi, Kur'an'ın Allah tarafından indirilen bir kitap olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'n-z-l' kökünün Kur'an'da genellikle 'ilahi vahyin inişi' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, Kur'an'ın Allah'tan geldiğini ve bu inişin 'hak' ile gerçekleştiğini ifade eder."}]},{"word":"نَزَلَ","root":"ن ز ل","rootLatin":"n-z-l","meaning":"Kur'an'ın indirildikten sonra da hakikatini koruyarak varlığını sürdürmesi ve kalıcılığını ifade eder.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'nazala' fiilinin 'bir şeyin yerleşmesi, sabit kalması' anlamını da taşıdığını belirtir. Ayetteki 'nazala' ifadesi, Kur'an'ın indirildiği gibi hakikatini muhafaza ettiğini, zamanla değişmediğini ve kıyamete kadar geçerliliğini koruyacağını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'nazala' fiilinin 'bir şeyin bir yerde durması, ikamet etmesi' anlamlarına da geldiğini ifade eder. Bu ayette, Kur'an'ın indirildiği hakikat üzere sabit kaldığını ve bu hakikatin değişmediğini gösterir."}]},{"word":"مُبَشِّرًا","root":"ب ش ر","rootLatin":"b-ş-r","meaning":"Hz. Peygamber'in (s.a.v.) iman edenlere Allah'ın rahmetini, cennetini ve güzel akıbeti müjdelemesi görevini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'beşâret' kelimesini 'sevindirici haber vermek' olarak açıklar. Ayetteki 'mübeşşiran' ifadesi, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) iman edenlere Allah'ın lütfunu, mağfiretini ve ahiretteki güzel karşılıkları haber veren kişi olduğunu belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'mübeşşir' kelimesini 'iyi haber getiren' olarak tanımlar. Bu ayette, Peygamber'in (s.a.v.) görevinin, insanlara Allah'ın vaat ettiği güzellikleri ve mükafatları duyurmak olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'beşâret' kavramının Kur'an'da genellikle 'Allah'ın lütfu ve rahmetiyle ilgili iyi haber' anlamında kullanıldığını belirtir. 'Mübeşşir' ise bu iyi haberi getiren peygamberdir ve bu ayette onun temel görevlerinden birini oluşturur."}]},{"word":"وَنَذِيرًا","root":"ن ذ ر","rootLatin":"n-z-r","meaning":"Hz. Peygamber'in (s.a.v.) inkâr edenleri ve günah işleyenleri Allah'ın azabıyla ve kötü akıbetle uyarması görevini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'nezîr' kelimesini 'kötü bir şeyin geleceğini haber veren, uyaran' olarak açıklar. Ayetteki 'nezîran' ifadesi, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) insanları Allah'ın azabından, günahların kötü sonuçlarından ve ahiretteki cezadan sakındıran bir uyarıcı olduğunu belirtir."},{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'inzâr' kelimesini 'korkutarak sakındırmak, tehlikeye karşı uyarmak' olarak tanımlar. Bu ayette, Peygamber'in (s.a.v.) görevinin, insanları Allah'ın emirlerine uymaya ve yasaklarından kaçınmaya teşvik etmek için uyarıcı bir rol üstlendiğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'n-z-r' kökünün Kur'an'da 'korkutma, uyarma' anlamında kullanıldığını belirtir. 'Nezîr' ise bu uyarıyı yapan kişidir. Ayette, Peygamber'in (s.a.v.) müjdelemenin yanı sıra, insanları yanlış yoldan dönmeleri için uyarma görevini de üstlendiği vurgulanır."}]}]}
