# İsrâ Sûresi, 15. Âyet (17:15)

> مَّنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا ۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۗ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّىٰ نَبْعَثَ رَسُولًا

*Meni-htedâ fe-innemâ yehtedî linefsih(i)(s) vemen dalle fe-innemâ yadillu ‘aleyhâ(c) velâ teziru vâziratun vizra uḣrâ(k) vemâ kunnâ mu'ażżibîne hattâ neb'aśe rasûlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkar, başka bir günahkarın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/17/15

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"İsrâ Suresi 15. ayet, hidayet ve dalaletin kişisel sorumluluğunu, günahın şahsiliğini ve ilahi adaletin tecelli etmesi için risaletin gerekliliğini vurgulayan temel ahlaki ve itikadi prensipleri içermektedir. Ayet, bireyin kendi eylemlerinin sonuçlarına katlanacağını ve Allah'ın, uyarıcı göndermeden azap etmeyeceğini açıkça belirtir.","keyConcepts":[{"word":"ٱهْتَدَىٰ","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yolu bulmak, hidayete ermek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet (هدى), lütuf ve inayetle doğru yola iletmek anlamına gelir. Ayetteki 'men ihtedâ' ifadesi, kişinin kendi iradesiyle doğru yolu seçmesini ve bu seçimin faydasının kendisine döneceğini belirtir. Bu, Allah'ın yol göstermesine karşılık kulun bu yolu benimsemesidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"İhtedâ (اهتدى) fiili, kişinin doğru yolu bulması ve ona uyması demektir. Ayetteki kullanımı, hidayetin kişinin kendi çabası ve tercihiyle gerçekleştiğini, bunun sonucunun da yine kendisine ait olduğunu vurgular. 'Linafsihi' (kendi lehine) ifadesiyle bu anlam pekiştirilir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hidayet (hudā), Kur'an'da Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi ve insanların da bu yolu takip etmesi anlamında kullanılır. Ayetteki 'men ihtedâ' ifadesi, hidayetin pasif bir kabulden ziyade, aktif bir yönelimi ve çabayı gerektirdiğini, bu çabanın sonucunun da bireysel olduğunu gösterir."}]},{"word":"ضَلَّ","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Doğru yoldan sapmak, kaybolmak, dalalete düşmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dalalet (ضلال), doğru yoldan sapmak, hedeften uzaklaşmak demektir. Ayetteki 'men dalle' ifadesi, kişinin kendi iradesiyle doğru yoldan ayrılmasını ve bu sapmanın zararının yine kendisine döneceğini ifade eder. Bu, hidayetin zıddı olarak kişinin yanlış yolu seçmesidir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dalalet (ضلال), yolunu kaybetmek ve şaşırmak anlamındadır. Ayetteki 'men dalle' kullanımı, kişinin kendi seçimiyle doğru yoldan uzaklaşmasını ve bu sapmanın sonuçlarının da yine kendisine ait olacağını belirtir. 'Aleyhâ' (kendi aleyhine) ifadesiyle bu durum açıklığa kavuşturulur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Dalalet (dalāl), Kur'an'da doğru yoldan sapma, hakikatten uzaklaşma ve şaşkınlık içinde olma anlamlarını taşır. Ayetteki 'men dalle' ifadesi, dalaletin de hidayet gibi bireysel bir tercih ve sorumluluk olduğunu, sonuçlarının da doğrudan kişiyi etkilediğini vurgular."}]},{"word":"تَزِرُ","root":"و-ز-ر","rootLatin":"w-z-r","meaning":"Günah yüklenmek, başkasının günahını taşımak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vizr (وزر), ağır yük, günah ve sorumluluk anlamına gelir. 'Lâ teziru vâziratun vizra uhrâ' (Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez) ifadesi, Kur'an'ın temel prensiplerinden olan bireysel sorumluluğu vurgular. Herkesin kendi amellerinden sorumlu olduğunu belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Vizr (وزر), günah ve yük demektir. Ayetteki 'lâ teziru vâziratun vizra uhrâ' ifadesi, kıyamet gününde her nefsin kendi günahından sorumlu olacağını, kimsenin başkasının günahını taşımayacağını açıkça ifade eder. Bu, ilahi adaletin bir tecellisidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Vizr (وزر), günah ve sorumluluk anlamında kullanılır. Ayetteki 'lâ teziru vâziratun vizra uhrâ' prensibi, İslam hukukunda ve ahlakında temel bir kaidedir. Her bireyin kendi fiillerinin sonuçlarına katlanacağını ve başkasının suçundan dolayı sorumlu tutulmayacağını belirtir."}]},{"word":"مُعَذِّبِينَ","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Azap edenler, ceza verenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Azap (عذاب), bir şeyi engellemek, alıkoymak ve acı vermek anlamlarına gelir. Ayetteki 'mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb'ase resûlen' ifadesi, Allah'ın adaletinin bir gereği olarak, insanlara uyarıcı göndermeden ve hakikati bildirmeden azap etmeyeceğini belirtir. Bu, ilahi lütuf ve merhametin bir göstergesidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Azap (عذاب), bir şeyi engellemek, alıkoymak ve acı vermek anlamındadır. Ayetteki 'mâ kunnâ muazzibîne' ifadesi, Allah'ın insanlara karşı adil olduğunu ve onlara peygamberler aracılığıyla yol göstermeden cezalandırmayacağını vurgular. Bu, 'hüccet ikamesi' prensibini ortaya koyar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Azap (azāb), Kur'an'da genellikle dünyevi veya uhrevi ceza, sıkıntı ve acı anlamında kullanılır. Ayetteki 'mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb'ase resûlen' ifadesi, Allah'ın insanlara karşı olan adaletini ve merhametini gösterir. İnsanların sorumluluklarını bilmeleri için onlara rehberlik gönderilmesinin zorunluluğunu belirtir."}]},{"word":"رَسُولًا","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Elçi, peygamber.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Resul (رسول), gönderilen, elçi demektir. Ayetteki 'hattâ neb'ase resûlen' ifadesi, Allah'ın insanlara doğru yolu göstermek ve onları uyarmak için elçiler gönderdiğini belirtir. Bu elçiler, ilahi mesajı insanlara ulaştırarak onlara hüccet ikame ederler ve böylece sorumluluklarını yerine getirmiş olurlar."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Resul (رسول), Allah tarafından insanlara gönderilen ve O'nun mesajını ileten kişidir. Ayetteki kullanımı, peygamberlerin gönderilmesinin, Allah'ın adaletinin bir parçası olduğunu ve insanların doğru yolu bulmaları için bir fırsat sunduğunu gösterir. Onlar olmadan azap söz konusu değildir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Resul (rasūl), Kur'an'da Allah'ın insanlara gönderdiği elçileri ifade eder. Bu elçiler, ilahi iradeyi ve emirleri tebliğ ederek insanları uyarır ve onlara doğru yolu gösterirler. Ayetteki 'hattâ neb'ase resûlen' ifadesi, peygamberlerin, ilahi adaletin tecellisi için vazgeçilmez bir rol oynadığını vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","peygamberlik","hesap-mizan","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"مَّنِ","pos":"harf","posDetail":"İsm-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i şart olduğu için mebnî","gloss":"kim"},{"position":2,"surface":"ٱهْتَدَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"h-d-y","rootLatin":"h-d-y","lemma":"اِهْتَدَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"doğru yola geldi"},{"position":3,"surface":"فَإِنَّمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstinâfiyye + Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَإِنَّمَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":4,"surface":"يَهْتَدِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"h-d-y","rootLatin":"h-d-y","lemma":"اِهْتَدَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"doğru yola gelir"},{"position":5,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":5,"surface":"نَفْسِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"n-f-s","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"nefsi"},{"position":5,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":6,"surface":"وَمَن","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi + İsm-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ + مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf ve ism-i şart olduğu için mebnî","gloss":"ve kim"},{"position":7,"surface":"ضَلَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"d-l-l","rootLatin":"d-l-l","lemma":"ضَلَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"saptı"},{"position":8,"surface":"فَإِنَّمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstinâfiyye + Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَإِنَّمَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":9,"surface":"يَضِلُّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"d-l-l","rootLatin":"d-l-l","lemma":"ضَلَّ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"sapar"},{"position":10,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":10,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":11,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi + Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ + لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve ...mez"},{"position":12,"surface":"تَزِرُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"w-z-r","rootLatin":"w-z-r","lemma":"وَزَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"yüklenir"},{"position":13,"surface":"وَازِرَةٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"w-z-r","rootLatin":"w-z-r","lemma":"وَازِرَة","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"yüklenen (kimse)"},{"position":14,"surface":"وِزْرَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"w-z-r","rootLatin":"w-z-r","lemma":"وِزْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yükünü"},{"position":15,"surface":"أُخْرَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"'-kh-r","rootLatin":"'-kh-r","lemma":"أُخْرَى","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"başkasının"},{"position":16,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi + Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ + مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve ...medik"},{"position":17,"surface":"كُنَّا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"k-w-n","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"olduk"},{"position":18,"surface":"مُعَذِّبِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"'-dh-b","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"مُعَذِّب","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"azap ediciler"},{"position":19,"surface":"حَتَّىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer / Nasb Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"حَتَّى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"e kadar"},{"position":20,"surface":"نَبْعَثَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"b-'-th","rootLatin":"b-'-th","lemma":"بَعَثَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hattâ edatıyla mansûb olduğu için mansûb","gloss":"gönderinceye"},{"position":21,"surface":"رَسُولًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"r-s-l","rootLatin":"r-s-l","lemma":"رَسُول","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir elçi"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Secde Sûresi** · *İsra Suresi 15. Ayette*
