# İsrâ Sûresi, 20. Âyet (17:20)

> كُلًّا نُّمِدُّ هَـٰٓؤُلَآءِ وَهَـٰٓؤُلَآءِ مِنْ عَطَآءِ رَبِّكَ ۚ وَمَا كَانَ عَطَآءُ رَبِّكَ مَحْظُورًا

*Kullen numiddu hâulâ-i vehâulâ-i min ‘atâ-i rabbike vemâ kâne ‘atâu rabbike mahzûrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz. Rabbinin lütfu (hiç kimseye) yasaklanmış değildir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/17/20

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"İsrâ Suresi 20. ayet, Allah'ın rızkının ve nimetinin herkese, inanç ayrımı gözetmeksizin ulaştığını ve bu nimetin kimseye yasaklanmadığını vurgular. Ayet, 'uzatma/destekleme' ve 'verme/nimet' kavramları üzerinden ilahi cömertliği ve kuşatıcılığı ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"نُّمِدُّ","root":"م د د","rootLatin":"m-d-d","meaning":"Allah'ın kullarına rızık ve nimetlerini ulaştırması, onlara yardım etmesi ve desteklemesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Medd (مدد) kelimesi, bir şeyi uzatmak, artırmak ve desteklemek anlamına gelir. Ayetteki 'nümiddü' (نمدّ) fiili, Allah'ın kullarına rızık ve nimetlerini sürekli olarak ulaştırması, onlara yardım etmesi ve desteklemesi manasındadır. Bu, ilahi lütfun kesintisizliğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Medd (مدد) fiili, bir şeye ekleme yapmak, onu çoğaltmak ve uzatmak demektir. Ayetteki 'nümiddü' ifadesi, Allah'ın hem müminlere hem de kâfirlere rızık ve imkanlarını genişletmesi, onlara hayatlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan şeyleri vermesi mecazını taşır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Medd (مدد) kelimesi, bir şeyi uzatmak, artırmak ve güçlendirmek anlamlarına gelir. 'Nümiddü' fiili, Allah'ın kullarına dünyevi rızıklarını ve imkanlarını bolca vermesi, onlara yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli olan her şeyi sağlaması anlamında kullanılmıştır. Bu, Allah'ın cömertliğinin ve rızık vericiliğinin bir göstergesidir."}]},{"word":"عَطَآءِ","root":"ع ط و","rootLatin":"a-t-v","meaning":"Allah'ın kullarına karşılıksız olarak verdiği nimet, lütuf ve ihsan anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Atâ' (عطاء) kelimesi, vermek, bağışlamak ve ihsan etmek anlamındadır. Ayetteki 'atâi Rabbike' (Rabbinin nimeti) ifadesi, Allah'ın kullarına karşılıksız olarak bahşettiği her türlü lütfu, rızkı ve imkanı kapsar. Bu, Allah'ın cömertliğinin ve kereminin bir göstergesidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Atâ' (عطاء), Allah'ın kullarına lütuf ve ihsan olarak verdiği her şeydir. Ayetteki 'atâi Rabbike' ifadesi, Allah'ın rızkının ve nimetinin genişliğini, herkese ulaşan kuşatıcılığını vurgular. Bu, dünya hayatında inanç ayrımı gözetmeksizin herkese verilen nimetleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'atâ'' (عطاء) kavramı, genellikle Allah'ın insanlara bahşettiği maddi ve manevi lütufları ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın rızkının ve nimetinin evrenselliğini, yani hem müminlere hem de kâfirlere ulaşan cömertliğini vurgular. Bu, ilahi cömertliğin temel bir niteliğidir."}]},{"word":"مَحْظُورًا","root":"ح ظ ر","rootLatin":"h-z-r","meaning":"Yasaklanmış, engellenmiş veya kısıtlanmış anlamına gelir; Allah'ın nimetinin kimseye yasaklanmadığını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hazar (حظر) kelimesi, bir şeyi yasaklamak, engellemek ve kısıtlamak anlamındadır. Ayetteki 'mahzûrâ' (محظورًا) ifadesi, Allah'ın nimetinin ve rızkının hiçbir kimseye yasaklanmadığını, engellenmediğini ve kısıtlanmadığını belirtir. Bu, Allah'ın rızkının herkese açık olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Hazar (حظر), bir şeyi men etmek, yasaklamak ve ulaşımını engellemektir. 'Mahzûrâ' kelimesi, Allah'ın nimetinin kimseye özel olmadığını, herkesin bu nimetten faydalanabileceğini ifade eder. Bu, ilahi adaletin ve cömertliğin bir yansımasıdır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hazar (حظر) kelimesi, bir şeyi sınırlamak, engellemek ve başkalarının erişimine kapatmak anlamına gelir. Ayetteki 'mahzûrâ' ifadesi, Allah'ın rızkının ve lütfunun belirli bir zümreye veya kişiye özgü olmadığını, aksine tüm insanlığa açık olduğunu vurgular. Bu, Allah'ın rızık vericiliğinin evrensel niteliğini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["rizik","dunya-ahiret-dengesi","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كُلًّا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Küll","root":"k-l-l","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"hepsini, her birini"},{"position":2,"surface":"نُّمِدُّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"m-d-d","rootLatin":"m-d-d","lemma":"أَمَدَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"uzatırız, ulaştırırız"},{"position":3,"surface":"هَـٰٓؤُلَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰٓؤُلَآءِ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî, mef'ûlün bih konumunda","gloss":"bunlara"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"هَـٰٓؤُلَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰٓؤُلَآءِ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki isme atfedildiği için mebnî, mef'ûlün bih konumunda","gloss":"şunlara"},{"position":5,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":6,"surface":"عَطَآءِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"'-t-w","rootLatin":"'-t-w","lemma":"عَطَاء","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"nimetinden, bağışından"},{"position":7,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"r-b-b","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbin"},{"position":7,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"senin"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değildir"},{"position":9,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"k-w-n","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldu"},{"position":10,"surface":"عَطَآءُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"'-t-w","rootLatin":"'-t-w","lemma":"عَطَاء","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Kâne'nin ismi olduğu için merfû","gloss":"nimet, bağış"},{"position":11,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"r-b-b","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbin"},{"position":11,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"senin"},{"position":12,"surface":"مَحْظُورًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"h-z-r","rootLatin":"h-z-r","lemma":"مَحْظُور","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"yasaklanmış"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *İsrâ, 17:20*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *İsrâ, 17:20*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *İsrâ, 17:20*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *İsrâ, 17:20*
