# İsrâ Sûresi, 25. Âyet (17:25)

> رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا فِى نُفُوسِكُمْ ۚ إِن تَكُونُوا۟ صَـٰلِحِينَ فَإِنَّهُۥ كَانَ لِلْأَوَّٰبِينَ غَفُورًا

*Rabbukum a'lemu bimâ fî nufûsikum(c) in tekûnû sâlihîne fe-innehu kâne lil-evvâbîne ġafûrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Rabbiniz, içinizde olanı en iyi bilendir. Eğer siz iyi kişiler olursanız, şunu bilin ki Allah tövbeye yönelenleri çok bağışlayandır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/17/25

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"İsrâ Suresi 25. ayet, Allah'ın insan kalbindeki niyetleri ve halleri en iyi bilen olduğunu vurgular. Ayet, salih amellerin ve Allah'a yönelişin (evvâbîn) önemini ve bu yönelişin Allah'ın bağışlayıcılığına vesile olduğunu dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"نُفُوسِكُمْ","root":"ن ف س","rootLatin":"n-f-s","meaning":"İnsanların iç dünyalarını, benliklerini, ruhlarını ve kalplerinde gizlediklerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nefs (نفس) kelimesi, bir şeyin zatı, hakikati ve ruhu anlamına gelir. Ayetteki 'nüfûsiküm' ifadesi, Allah'ın kullarının iç dünyalarında gizledikleri niyetleri, düşünceleri ve halleri bildiğini vurgular. Bu, sadece dışsal eylemleri değil, kalpteki samimiyeti de kapsar."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Nefs (نفس), ruh ve can anlamlarına gelir. Ayetteki kullanımıyla, insanların iç âlemlerinde barındırdıkları sırları, düşünceleri ve duyguları ifade eder. Allah'ın bu içsel hallere vâkıf olması, O'nun ilminin kuşatıcılığını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'nefs' kavramı, genellikle insanın benliğini, ruhunu ve içsel varlığını ifade eder. Bu ayette 'nüfûsiküm' ile kastedilen, insanın kendi içindeki niyetleri, arzuları ve ahlaki durumudur. Allah'ın bunu bilmesi, insanın sorumluluğunu ve içsel arınmanın önemini pekiştirir."}]},{"word":"صَـٰلِحِينَ","root":"ص ل ح","rootLatin":"s-l-h","meaning":"İyi, doğru, düzgün ve faydalı işler yapan, ahlaken ve dinen doğru yolda olan kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Salâh (صلاح), fesadın (bozukluğun) zıddıdır ve bir şeyin doğru, düzgün ve faydalı hale gelmesi anlamına gelir. 'Sâlihîn' ise, hem kendileri için hem de başkaları için faydalı ve doğru işler yapan, ahlaki ve dini açıdan düzgün kimselerdir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın içsel niyetleri bilmesiyle birlikte, bu niyetlerin salih amellere dönüşmesinin önemini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Salâh (صلاح) kelimesi, bir şeyin bozukluktan arınıp iyi ve faydalı hale gelmesidir. 'Sâlihîn' ifadesi, Allah'ın emirlerine uygun davranan, ahlaki değerlere bağlı ve toplum için yararlı işler yapan kişileri tanımlar. Ayette, Allah'ın bağışlayıcılığının, içsel niyetlerin salih amellere dönüşmesiyle ilişkili olduğu belirtilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Salâh kavramı, Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahiptir; hem bireysel hem de toplumsal düzeyde iyilik, doğruluk ve düzeni ifade eder. 'Sâlihîn' olmak, sadece ibadetleri yerine getirmekle kalmayıp, aynı zamanda ahlaki erdemlere sahip olmayı ve topluma faydalı olmayı da içerir. Ayette, bu niteliklere sahip olanların Allah katındaki değerine işaret edilir."}]},{"word":"لِلْأَوَّٰبِينَ","root":"أ و ب","rootLatin":"e-v-b","meaning":"Günahlarından dönerek Allah'a yönelen, tövbe eden ve sürekli O'na sığınan kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Evvâb (أوّاب), 'evbe' (dönüş) kökünden türemiştir ve çokça dönen, Allah'a çokça yönelen anlamına gelir. Ayetteki 'evvâbîn' ifadesi, günah işledikten sonra pişman olup Allah'a dönen, tövbe eden ve sürekli O'na yönelen kimseleri tanımlar. Bu, Allah'ın bağışlayıcılığının bu tür bir yönelişle ilişkili olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Evvâb (أوّاب), Allah'a dönen, O'na yönelen demektir. Bu kelime, günahlarından dolayı pişmanlık duyup Allah'a sığınan ve O'nun rızasını arayan kişileri ifade eder. Ayette, Allah'ın bu samimi yönelişi bağışlayıcılıkla karşıladığı belirtilir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Evvâb (أوّاب), 'evbe' (dönüş) fiilinin mübalağalı ism-i failidir ve sürekli olarak Allah'a dönen, O'na yönelen kişiyi ifade eder. Bu, sadece bir kerelik tövbe değil, sürekli bir yöneliş ve pişmanlık halidir. Ayette, Allah'ın, bu sürekli yöneliş içinde olanları bağışlayacağını müjdeler."}]},{"word":"غَفُورًا","root":"غ ف ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Günahları örten, affeden ve bağışlayan anlamına gelir; Allah'ın engin merhametini ve affediciliğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğafûr (غفور), 'ğafr' (örtmek, gizlemek) kökünden türemiş olup, günahları çokça örten ve bağışlayan anlamına gelir. Allah'ın 'Ğafûr' ismi, O'nun kullarının günahlarını affetme ve onları cezalandırmama konusundaki engin merhametini ifade eder. Ayette, Allah'ın, kendisine yönelen 'evvâbîn'i bağışlayacağı vurgulanır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ğafûr (غفور), Allah'ın sıfatlarından olup, günahları örten, affeden ve kullarına merhamet eden demektir. Bu sıfat, Allah'ın kullarının hatalarını görmezden gelme ve onları cezalandırmama konusundaki cömertliğini gösterir. Ayette, Allah'ın 'evvâbîn'e karşı bu sıfatıyla tecelli edeceği belirtilir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Ğafûr (غفور) kavramı, Kur'an'da Allah'ın en temel niteliklerinden biri olarak geçer ve O'nun affediciliğini, merhametini ve günahları örtme kudretini ifade eder. Bu ayette, Allah'ın 'evvâbîn'e karşı 'Ğafûr' olması, tövbe ve yönelişin Allah katındaki değerini ve O'nun affının ne kadar geniş olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tovbe","iman","takva","af-hosgoru"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"رَّبُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Rab"},{"position":1,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":2,"surface":"أَعْلَمُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"أَعْلَم","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"en iyi bilen"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile, hakkında"},{"position":3,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":4,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"نُفُوسِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ف-س","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"nefisler, içler"},{"position":5,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":6,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Şart harfi olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":7,"surface":"تَكُونُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart fiili olduğu için meczûm","gloss":"olursanız"},{"position":8,"surface":"صَـٰلِحِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"ṣ-l-ḥ","lemma":"صَالِح","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Tekûnû fiilinin haberi olduğu için mansûb","gloss":"salihler, iyi kimseler"},{"position":9,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Şartın cevabına giriş harfi olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":9,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe Bil-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i müşebbehe bil-fiil olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":9,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"O"},{"position":10,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldu"},{"position":11,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":11,"surface":"لْأَوَّٰبِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"أ-و-ب","rootLatin":"ʾ-w-b","lemma":"أَوَّاب","form":"Fe''âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"tevbe edenler, dönenler"},{"position":12,"surface":"غَفُورًا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"ġ-f-r","lemma":"غَفُور","form":"Fa'ûl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"çok bağışlayıcı"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/25*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/25*
