# İsrâ Sûresi, 3. Âyet (17:3)

> ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَبْدًا شَكُورًا

*Żurriyyete men hamelnâ me'a nûh(in)(c) innehu kâne ‘abden şekûrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Ey kendilerini Nuh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin çocukları! Gerçek şu ki, o çok şükreden bir kuldu.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/17/3

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"İsra Suresi'nin 3. ayeti, Nuh'un soyundan gelenlere hitap ederek, Nuh'un 'şükreden bir kul' vasfını vurgulamaktadır. Ayet, 'zürriyet' ve 'abd' gibi temel kavramlar üzerinden soy, kulluk ve şükür ilişkisini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ذُرِّيَّةَ","root":"ذ ر ر","rootLatin":"z-r-r","meaning":"Bu ayette, Nuh ile birlikte kurtarılanların soyundan gelenleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zürriyet' kelimesinin aslen 'zerr'den geldiğini ve 'küçük parçacıklar' anlamına geldiğini belirtir. İnsan nesli için kullanıldığında, başlangıçtaki küçük tohumdan çoğalan nesli ifade eder. Ayetteki kullanımı, Nuh'un gemisinde kurtulanların devamı olan insan neslini vurgular, onların Nuh'un ahlaki mirasını taşıması gerektiğine işaret eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'zürriyet' kelimesini 'nesil' ve 'evlat' anlamında kullanır. Ayetteki 'zürriyete men hamelnâ mea Nûh' ifadesini, 'Ey Nuh ile beraber taşıdığımız kimselerin evlatları!' şeklinde yorumlayarak, hitabın doğrudan Nuh'un soyundan gelenlere olduğunu belirtir ve bu soyun taşıdığı sorumluluğa dikkat çeker."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zürriyet' kavramının Kur'an'da sadece biyolojik bir soyu değil, aynı zamanda manevi bir mirası ve sorumluluğu da ifade ettiğini belirtir. Nuh'un zürriyetine yapılan bu hitap, onların Nuh'un şükreden bir kul olma vasfını devam ettirmeleri gerektiği yönünde bir hatırlatmadır."}]},{"word":"حَمَلْنَا","root":"ح م ل","rootLatin":"h-m-l","meaning":"Bu ayette, Nuh ile birlikte gemiye alıp tufandan kurtarmak anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hamelna' fiilinin burada 'gemide taşımak, kurtarmak' anlamında kullanıldığını açıklar. Nuh'un gemisine alınanların tufandan kurtarılması eylemini ifade eder ve bu eylemin ilahi bir lütuf olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'haml' kelimesinin temel anlamının 'yük taşımak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'hamelnâ' fiili, Allah'ın Nuh ve beraberindekileri gemide taşıyarak felaketten kurtarması eylemini mecazi olarak ifade eder, bu da ilahi koruma ve lütfu gösterir."}]},{"word":"عَبْدًا","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Bu ayette, Allah'a tam bir teslimiyetle kulluk eden, itaatkar ve şükreden kişi anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'abd' kelimesinin asıl anlamının 'boyun eğmek, itaat etmek' olduğunu belirtir. Allah'a nispet edildiğinde, O'nun emirlerine tam bir teslimiyetle uyan, O'na kulluk eden varlığı ifade eder. Nuh'un 'abden şekûran' olarak nitelenmesi, onun Allah'a karşı tam bir itaat ve şükür içinde olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'abd' kelimesinin Kur'an'da hem 'köle' hem de 'Allah'ın kulu' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Nuh'un Allah'a karşı olan derin bağlılığını ve O'nun iradesine teslimiyetini vurgular, bu da onun şükreden bir kul olmasının temelini oluşturur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'abd' kavramının Kur'an'da insanın Allah karşısındaki ontolojik konumunu ifade ettiğini belirtir. İnsan, yaratılmış olması hasebiyle Allah'ın kuludur ve bu kulluk, itaat ve şükürle tezahür eder. Nuh'un 'abd' olarak nitelenmesi, onun bu kulluk bilincini en üst düzeyde yaşadığını gösterir."}]},{"word":"شَكُورًا","root":"ش ك ر","rootLatin":"ş-k-r","meaning":"Bu ayette, Allah'ın nimetlerine karşı sürekli ve içtenlikle şükreden, minnettar olan kişi anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şükür' kelimesinin 'nimeti bilmek ve onu dile getirmek' anlamına geldiğini belirtir. 'Şekûr' ise mübalağa sigası olup, çok şükreden, şükrü hayatının bir parçası haline getiren kişiyi ifade eder. Nuh'un bu vasıfla anılması, onun karşılaştığı tüm zorluklara rağmen Allah'ın lütuflarını idrak edip minnettarlığını sürekli dile getirdiğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'şekûr' kelimesinin, nimetin azına da çoğuna da şükreden, şükrü bir alışkanlık haline getiren kimse için kullanıldığını açıklar. Nuh'un 'şekûr' olması, onun Allah'ın kendisine ve ümmetine verdiği nimetlere karşı daima minnettar olduğunu ve bu minnettarlığını söz ve fiilleriyle gösterdiğini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şükür' kavramının Kur'an'da sadece dil ile ifade edilen bir teşekkürden öte, nimetin kadrini bilmek, onu yerli yerinde kullanmak ve nimeti verene karşı minnettar bir duruş sergilemek olduğunu belirtir. Nuh'un 'şekûr' vasfı, onun hayatının her anında bu şükür bilinciyle hareket ettiğini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-nuh","sukur","ilahi-kitaplar","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ذُرِّيَّةَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ذ-ر-ر","rootLatin":"dh-r-r","lemma":"ذُرِّيَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Nidâ harfi hazfedilmiş mansûb munâdâ (ey Nuh'la beraber taşıdıklarımızın zürriyeti!)","gloss":"zürriyetini/soyunu"},{"position":2,"surface":"مَنْ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"kimsenin"},{"position":3,"surface":"حَمَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ح-م-ل","rootLatin":"h-m-l","lemma":"حَمَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"taşıdıklarımız"},{"position":4,"surface":"مَعَ","pos":"harf","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَعَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"ile beraber"},{"position":5,"surface":"نُوحٍ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ن-و-ح","rootLatin":"n-w-h","lemma":"نُوح","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Zarf olan 'مَعَ'dan sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Nuh"},{"position":6,"surface":"إِنَّهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz o"},{"position":6,"surface":"هُۥ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"o"},{"position":7,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Nâkıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idi"},{"position":8,"surface":"عَبْدًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ب-د","rootLatin":"'-b-d","lemma":"عَبْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"kul"},{"position":9,"surface":"شَكُورًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ش-ك-ر","rootLatin":"sh-k-r","lemma":"شَكُور","form":"Fa'ûl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"çok şükreden"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/3*
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/3*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/3*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/3*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/3*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/3*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/3*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/3*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/3*
- **Kelime-i Dâvûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/3*
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/3*
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/3*
