# İsrâ Sûresi, 45. Âyet (17:45)

> وَإِذَا قَرَأْتَ ٱلْقُرْءَانَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ حِجَابًا مَّسْتُورًا

*Ve-iżâ kara/te-lkur-âne ce'alnâ beyneke vebeyne-lleżîne lâ yu/minûne bil-âḣirati hicâben mestûrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Kur'an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/17/45

---

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"zaman"},{"position":2,"surface":"قَرَأْتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-ر-أ","rootLatin":"q-r-hamza","lemma":"قَرَأَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"okudun"},{"position":3,"surface":"ٱلْقُرْءَانَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ق-ر-أ","rootLatin":"q-r-hamza","lemma":"قُرْآن","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Kur'an'ı"},{"position":4,"surface":"جَعَلْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kıldık"},{"position":5,"surface":"بَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْنَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"arası"},{"position":5,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"بَيْنَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيْنَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atfedildiği için mansûb","gloss":"arası"},{"position":7,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":8,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":9,"surface":"يُؤْمِنُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-م-ن","rootLatin":"hamza-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"inanmazlar"},{"position":10,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":10,"surface":"ٱلْـَٔاخِرَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-خ-ر","rootLatin":"hamza-kh-r","lemma":"آخِرَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ahirete"},{"position":11,"surface":"حِجَابًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ج-ب","rootLatin":"h-j-b","lemma":"حِجَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir perde"},{"position":12,"surface":"مَّسْتُورًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"س-ت-ر","rootLatin":"s-t-r","lemma":"مَسْتُور","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"örtülü/görünmez"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"İsrâ Suresi'nin 45. ayeti, Kur'an okunduğunda inananlar ile ahirete inanmayanlar arasına çekilen manevi bir perdeden bahseder. Bu perde, inanç farklılığından kaynaklanan bir ayrımı ve hakikatin idrakindeki engeli sembolize etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"قَرَأْتَ","root":"قرأ","rootLatin":"k-r-e","meaning":"Kur'an'ı okumak, tilavet etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kıraat (قرأ), harfleri ve kelimeleri bir araya getirerek okumaktır. Ayetteki 'karâ'te' ifadesi, Kur'an'ın lafzını telaffuz etmenin ötesinde, onun anlamını idrak etme ve tefekkür etme eylemini de içerir. Bu bağlamda, Kur'an'ın mesajının muhataba ulaşması için yapılan bir eylemi ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Kur'an'ı okumak (قَرَأْتَ), burada sadece sesli okuma değil, aynı zamanda Kur'an'ın içeriğini tebliğ etme ve insanlara ulaştırma anlamını taşır. Ayetteki 'okuduğun zaman' ifadesi, bu tebliğ anında ortaya çıkan bir durumu anlatır."}]},{"word":"الْقُرْءَانَ","root":"قرأ","rootLatin":"k-r-e","meaning":"Allah tarafından vahyedilen kutsal kitap, İslam'ın ana kaynağı.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kur'an (الْقُرْءَانَ), 'kıraat' kökünden türemiş olup, toplanmış, bir araya getirilmiş anlamındadır. Allah'ın kelamını toplayan ve okunan kitap olması hasebiyle bu ismi almıştır. Ayette, bu ilahi kitabın okunmasıyla ortaya çıkan manevi bir etki vurgulanır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an (الْقُرْءَانَ), İslam'ın merkezî kavramlarından biridir ve Allah'ın insanlığa gönderdiği son vahiydir. Ayette, Kur'an'ın sadece bir metin olmanın ötesinde, okunduğunda belirli bir manevi ayrım yaratan, ilahi bir güce sahip olduğu ima edilir."}]},{"word":"يُؤْمِنُونَ","root":"أمن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnanmak, tasdik etmek, güvenmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), kalben tasdik etmek ve güven duymaktır. Ayetteki 'lâ yu'minûne' (inanmayanlar) ifadesi, ahiretin varlığını ve hakikatini kalben tasdik etmeyen, ona güven duymayan kimseleri tanımlar. Bu, sadece bilgi eksikliği değil, aynı zamanda bir ret ve inkâr halidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İman (أمن), bir şeyi tasdik etmek ve onu doğru kabul etmektir. Ayetteki bağlamda, ahirete inanmamak, ahiretin varlığını ve orada gerçekleşecek olanları reddetmek anlamına gelir. Bu reddediş, Kur'an'ın mesajının onlara ulaşmasını engelleyen temel faktördür."}]},{"word":"بِٱلْـَٔاخِرَةِ","root":"أخر","rootLatin":"e-h-r","meaning":"Dünya hayatından sonraki ebedi hayat, öteki dünya.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âhiret (أخر), bir şeyin sonu, sonradan gelen demektir. Kur'an terminolojisinde ise dünya hayatından sonraki ebedi hayatı ifade eder. Ayette, ahirete inanmayanların, bu son ve ebedi hayata dair hakikati reddedenler olduğu vurgulanır, bu da onların Kur'an'ın mesajına kapalı olmalarının nedenidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Âhiret (أخر), Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve dünya hayatının geçiciliğine karşılık, ebedi bir varoluşu temsil eder. Ayetteki 'ahirete inanmayanlar' ifadesi, Kur'an'ın getirdiği temel dünya görüşünü ve değer sistemini reddedenleri işaret eder, bu da onların Kur'an'ın rehberliğinden mahrum kalmalarına yol açar."}]},{"word":"حِجَابًا","root":"حجب","rootLatin":"h-c-b","meaning":"Perde, engel, örtü.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hicâb (حجب), bir şeyi örtmek, gizlemek ve engellemek anlamlarına gelir. Ayetteki 'hicâben' ifadesi, Kur'an'ın hakikatlerinin ahirete inanmayanlara ulaşmasını engelleyen manevi bir perdeyi anlatır. Bu perde, onların kalplerindeki inkâr ve gafletten kaynaklanır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hicâb (حجب), bir şeyi diğerinden ayıran, gizleyen ve ulaşmasını engelleyen şeydir. Ayetteki 'hicâben' kelimesi, Kur'an'ın nurunun ve hidayetinin, ahireti inkâr edenlerin kalplerine nüfuz etmesini engelleyen, onların kendi tercihleriyle oluşturdukları bir engeli ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Hicâb (حجب), Kur'an'da genellikle bir engelleme, gizleme veya ayırma işlevi gören bir perdeyi ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, inançsızlığın, Kur'an'ın mesajını anlama ve kabul etme noktasında bir bariyer oluşturduğunu sembolize eder."}]},{"word":"مَّسْتُورًا","root":"ستر","rootLatin":"s-t-r","meaning":"Örtülmüş, gizlenmiş, görünmeyen.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Mestûr (ستر), örtülmüş, gizlenmiş demektir. Ayetteki 'hicâben mestûrâ' ifadesi, perdenin kendisinin de gizli, yani gözle görülmeyen, manevi bir perde olduğunu vurgular. Bu, perdenin fiziksel değil, inanç ve idrak düzeyinde bir engel olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Setr (ستر), bir şeyi örtmek, gizlemek demektir. 'Mestûr' ise örtülmüş, gizli olan anlamına gelir. Ayetteki 'hicâben mestûrâ' terkibi, bu perdenin mahiyetinin de gizli olduğunu, yani insanların gözleriyle algılayamayacağı, ancak manevi bir gerçeklik olduğunu belirtir. Bu, inançsızlığın getirdiği körlüğü pekiştirir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Mestûr (ستر), örtülü ve gizli olan şeydir. Ayetteki 'mestûrâ' kelimesi, çekilen perdenin görünmezliğini ve manevi boyutunu ifade eder. Bu, inançsızların kalplerindeki perdenin, dışarıdan fark edilemeyen, ancak hakikati onlardan gizleyen bir engel olduğunu gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/45*
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/45*
- **TEDBIRAT I ILAHIYYE** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *İsrâ, 17:45*
