# İsrâ Sûresi, 68. Âyet (17:68)

> أَفَأَمِنتُمْ أَن يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ ٱلْبَرِّ أَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا ثُمَّ لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ وَكِيلًا

*Efeemintum en yaḣsife bikum cânibe-lberri ev yursile ‘aleykum hâsiben śümme lâ tecidû lekum vekîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Peki, karada sizi yere geçirmesinden, yahut üzerinize taşlar savuran kasırga göndermesinden, sonra da kendinize bir vekil bulamamaktan güvende misiniz?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/17/68

---

## Tefsir

{"topics":["tabiat-ayetleri","kader","imtihan-bela","tevhid"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mi?"},{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o halde"},{"position":1,"surface":"أَمِنتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"أَمِنَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"güvende misiniz?"},{"position":2,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-mesi"},{"position":3,"surface":"يَخْسِفَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-س-ف","rootLatin":"ḫ-s-f","lemma":"خَسَفَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı 'أَن'den sonra geldiği için mansûb","gloss":"yere batırması"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":4,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizi"},{"position":5,"surface":"جَانِبَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ب","rootLatin":"j-n-b","lemma":"جَانِب","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"tarafını"},{"position":6,"surface":"ٱلْبَرِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ر-ر","rootLatin":"b-r-r","lemma":"بَرّ","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"karada"},{"position":7,"surface":"أَوْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"veya"},{"position":8,"surface":"يُرْسِلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"أَرْسَلَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi 'أَوْ' ile 'يَخْسِفَ' fiiline atfedildiği için mansûb","gloss":"göndermesi"},{"position":9,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"üzerinize"},{"position":9,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":10,"surface":"حَاصِبًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ح-ص-ب","rootLatin":"ḥ-ṣ-b","lemma":"حَاصِب","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"taş yağdıran (rüzgar)"},{"position":11,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"sonra"},{"position":12,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":13,"surface":"تَجِدُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ج-د","rootLatin":"w-j-d","lemma":"وَجَدَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi 'ثُمَّ' ile 'يَخْسِفَ' fiiline atfedildiği için mansûb (veya 'أَن'in gizli etkisiyle)","gloss":"bulamazsınız"},{"position":14,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":14,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":15,"surface":"وَكِيلًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ك-ل","rootLatin":"w-k-l","lemma":"وَكِيل","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir vekil"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"İsrâ Suresi 68. ayet, Allah'ın kudretini ve azabının kaçınılmazlığını vurgulayarak insanları uyarmaktadır. Ayet, karada batırma ve taş yağdırma gibi felaketler üzerinden ilahi gücün sınırsızlığını ve insanların acizliğini dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أَفَأَمِنتُمْ","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'ın azabından emin olup olmadıklarını sorgulayan bir ifade.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Emn (أمن), kalbin sükûnet bulması ve korkunun zıddı olan bir haldir. Ayetteki 'أَفَأَمِنتُمْ' ifadesi, Allah'ın kudretinden gafil olup, O'nun azabından kendilerini güvende hissetmelerini sorgulamaktadır. Bu, bir istifham-ı inkârî olup, onların bu durumunun yanlışlığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Emn (güvenlik), Kur'an'da genellikle Allah'a iman edenlerin elde ettiği bir durum olarak geçer. Ancak bu ayette, Allah'ın azabından emin olma hali, bir gaflet ve inkâr olarak sunulur. İnsanların, Allah'ın kudretine karşı kendilerini güvende hissetmeleri, aslında büyük bir yanılgıdır."}]},{"word":"يَخْسِفَ","root":"خ س ف","rootLatin":"h-s-f","meaning":"Yere batırmak, toprağın içine gömmek anlamında ilahi bir ceza fiili.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hafs (خسف), bir şeyin yere batması, toprağın onu yutmasıdır. Ayetteki 'يَخْسِفَ بِكُمْ' ifadesi, Allah'ın insanları karada yere batırma kudretini ifade eder. Bu, ilahi bir azap şekli olup, Firavun ve Karun kıssalarında da benzer kullanımlar mevcuttur."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hafs (خسف), mecazi olarak bir şeyin yok olması, ortadan kalkması anlamına da gelir. Ayetteki 'يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ ٱلْبَرِّ' ifadesi, karanın bir kısmını veya tamamını batırarak insanları helak etme tehdidini taşır. Bu, Allah'ın tabiat olayları üzerindeki mutlak egemenliğini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Hafs (خسف) kelimesi, Kur'an'da genellikle ilahi bir ceza olarak, yerin yarılıp bir şeyi içine alması şeklinde kullanılır. Bu ayette, Allah'ın insanları karada helak etme gücünü vurgular ve onların bu tür bir azaptan emin olamayacaklarını belirtir."}]},{"word":"حَاصِبًا","root":"ح ص ب","rootLatin":"h-s-b","meaning":"Taş yağdıran rüzgar veya taşlarla gelen azap.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hasb (حصب), taş atmak, taş yağdırmak demektir. 'Hâsıb' (حاصب) ise, taş yağdıran rüzgar veya taşlarla gelen azap anlamına gelir. Ayetteki 'يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا' ifadesi, Allah'ın gökten taş yağdırarak insanları helak etme kudretini anlatır. Bu, Lut kavmine gelen azaba benzer bir tehdittir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hâsıb (حاصب), şiddetli rüzgarla birlikte taşları savuran fırtına demektir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın insanlara gönderebileceği doğal afetlerden biri olarak zikredilir ve onların bu tür bir azaptan da güvende olmadıklarını vurgular."}]},{"word":"وَكِيلًا","root":"و ك ل","rootLatin":"v-k-l","meaning":"Kendilerini Allah'ın azabından koruyacak bir yardımcı veya vekil.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vekîl (وكيل), bir işi kendisine havale edilen, güvenilen ve işleri yürüten kimsedir. Ayetteki 'لَا تَجِدُوا۟ لَكُمْ وَكِيلًا' ifadesi, Allah'ın azabı geldiğinde, insanların kendilerini koruyacak, işlerini üstlenecek veya onlara yardım edecek hiçbir kimseyi bulamayacaklarını belirtir. Bu, Allah'ın kudreti karşısında insanın acizliğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Vekîl (وكيل), Allah'ın isimlerinden biri olarak, her şeyin idaresini elinde tutan ve kullarına kefil olan anlamındadır. Ancak bu ayette, insanların kendi acizlikleri bağlamında, Allah'ın azabına karşı kendilerini savunacak veya onlara şefaat edecek bir vekil bulamayacakları ifade edilir. Bu, ilahi adaletin mutlaklığını gösterir."}]}]}
