# İsrâ Sûresi, 72. Âyet (17:72)

> وَمَن كَانَ فِى هَـٰذِهِۦٓ أَعْمَىٰ فَهُوَ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ أَعْمَىٰ وَأَضَلُّ سَبِيلًا

*Vemen kâne fî hâżihi a'mâ fehuve fî-l-âḣirati a'mâ veedallu sebîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Kim bu dünyada körlük ettiyse ahirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/17/72

---

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","ahiret-mukafat","dunya-ahiret-dengesi"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"İsrâ Suresi 72. ayet, 'körlük' kavramını hem dünyevi hem de uhrevi bağlamda ele alarak, manevi basiretsizliğin ahiretteki sonuçlarını vurgular. Ayet, 'körlük' ve 'şaşkınlık' kelimeleri üzerinden, hakikati idrak edemeyenlerin akıbetini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أَعْمَىٰ","root":"ع-م-ي","rootLatin":"a-m-y","meaning":"Bu ayette 'a'mâ' kelimesi, sadece fiziksel körlüğü değil, aynı zamanda manevi basiretsizliği, hakikati görememe ve idrak edememe halini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'a'mâ' kelimesinin hem gözün görmemesi hem de kalbin basiretinin kapanması anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'fî hâzihî a'mâ' ifadesi, dünya hayatında hakikati idrak edemeyen, manevi körlüğe düşen kişiyi anlatır. Bu körlük, ahirette de devam edecek ve daha şiddetli olacaktır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'a'mâ' kavramının genellikle fiziksel körlükten ziyade, manevi ve entelektüel körlüğü, yani hakikati idrak edememe, doğru yolu görememe durumunu ifade ettiğini vurgular. Ayetteki kullanımı, dünya hayatında Allah'ın ayetlerini ve hakikati göremeyenlerin ahiretteki durumunu tasvir eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'a'mâ' kelimesinin mecazi anlamda kullanıldığını, burada 'kalbi kör' yani hakikati idrak edemeyen kimse anlamına geldiğini belirtir. Dünya hayatında bu tür bir körlüğe sahip olanın, ahirette de aynı durumda olacağını, hatta daha kötü bir duruma düşeceğini ifade eder."}]},{"word":"أَضَلُّ","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Bu ayette 'edallu' kelimesi, 'daha şaşkın, daha sapkın, yolunu daha çok kaybetmiş' anlamında olup, manevi körlüğün bir sonucu olarak doğru yoldan tamamen uzaklaşmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dalâl' (ضلال) kökünün, doğru yoldan sapmak, kaybolmak anlamına geldiğini belirtir. 'Edallu' ise bu sapkınlığın en üst derecesini, yani 'daha şaşkın' veya 'en sapkın' olmayı ifade eder. Ayetteki kullanımı, dünya hayatında manevi körlük yaşayanların ahiretteki durumlarının daha da kötüleşeceğini, yolunu tamamen kaybedeceğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'dalâl' kelimesinin hem bilerek sapmayı hem de bilmeyerek yolunu şaşırmayı kapsadığını ifade eder. 'Edallu' formu, bu sapkınlığın derecesini artırarak, ahiretteki durumun dünyadakinden daha vahim olacağını, kişinin kurtuluş yolunu tamamen yitireceğini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'dalâl' kavramının Kur'an'da genellikle hidayetin zıttı olarak kullanıldığını ve doğru yoldan sapmayı ifade ettiğini belirtir. 'Edallu' ise bu sapkınlığın en ileri boyutunu, yani kişinin ahirette tamamen yolunu kaybetmiş, şaşkın ve çaresiz bir durumda olacağını anlatır."}]},{"word":"سَبِيلًا","root":"س-ب-ل","rootLatin":"s-b-l","meaning":"Bu ayette 'sebîlen' kelimesi, 'yol, yöntem, tarz' anlamında olup, kişinin hayatında takip ettiği manevi yolu veya kurtuluş yolunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sebîl' kelimesinin hem maddi hem de manevi anlamda yol anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'edallu sebîlen' ifadesi, kişinin sadece yolunu kaybetmekle kalmayıp, aynı zamanda doğru yaşam tarzını, kurtuluş yolunu da tamamen yitirdiğini, şaşkınlık içinde olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'sebîl' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'Allah'ın yolu', 'doğru yol' veya 'kurtuluş yolu' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'edallu sebîlen' ifadesi, dünya hayatında manevi körlük yaşayanların ahirette bu kurtuluş yolundan daha da uzaklaşacağını, tamamen sapkınlık içinde kalacağını belirtir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sebîl' kelimesinin burada 'din' veya 'yol' anlamında kullanıldığını belirtir. 'Edallu sebîlen' ifadesi, dünya hayatında hakikatten sapanların ahirette de doğru dinden ve kurtuluş yolundan daha da uzaklaşacağını, şaşkınlıklarının artacağını açıklar."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Vemen"},{"position":2,"translit":"kâne"},{"position":3,"translit":"fî"},{"position":4,"translit":"hâżihi"},{"position":5,"translit":"a'mâ"},{"position":6,"translit":"fehuve"},{"position":7,"translit":"fî-l-âḣirati"},{"position":8,"translit":"a'mâ"},{"position":9,"translit":"veedallu"},{"position":10,"translit":"sebîlâ"},{"position":11,"translit":"(n)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَمَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":1,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"kim","binaDurumu":"Mebnî (ism-i şart)","gorev":"Mübteda"},{"position":2,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldu","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":4,"surface":"هَـٰذِهِۦٓ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَذَا","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"bu","binaDurumu":"Mebnî (ism-i işaret)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":5,"surface":"أَعْمَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ع-م-ي","rootLatin":"'-m-y","lemma":"أَعْمَى","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb — diğer bir görüşe göre merfû","gloss":"kör","irabMarker":"takdîrî damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâkıs fiilin ismi"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o zaman","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":6,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"o","binaDurumu":"Mebnî (munfasıl zamir)","gorev":"Mübteda"},{"position":7,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":8,"surface":"ٱلْـَٔاخِرَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-خ-ر","rootLatin":"'-kh-r","lemma":"آخِرَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ahiret","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":9,"surface":"أَعْمَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ع-م-ي","rootLatin":"'-m-y","lemma":"أَعْمَى","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"kör","irabMarker":"takdîrî damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":10,"surface":"أَضَلُّ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"أَضَلّ","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için merfû","gloss":"daha şaşkın","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Ma'tûf"},{"position":11,"surface":"سَبِيلًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ب-ل","rootLatin":"s-b-l","lemma":"سَبِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Temyiz olduğu için mansûb","gloss":"yolca","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Temyîz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17. sure 72. ayette*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17. sure 72. ayette*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17. sure 72. ayette*
- **Bir Zuhûrât'ın Düşündürdükleri: Tenzîh, Teşbîh, Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17. sûre 72. ayette*
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/72*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *17/72*
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/72*
- **Lübbü'l-Lübb (İngilizce)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/72*
- **Kâf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/72*
- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/72*
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/72*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *17/72*
