# İsrâ Sûresi, 81. Âyet (17:81)

> وَقُلْ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَزَهَقَ ٱلْبَـٰطِلُ ۚ إِنَّ ٱلْبَـٰطِلَ كَانَ زَهُوقًا

*Vekul câe-lhakku vezeheka-lbâtil(u)(c) inne-lbâtile kâne zehûkâ(n)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/17/81

---

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","vahiy-kuran","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"Ve"},{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"de ki"},{"position":2,"surface":"جَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"j-y-ʾ","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":3,"surface":"ٱلْحَقُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"ḥ-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"hak"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"زَهَقَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ز-ه-ق","rootLatin":"z-h-q","lemma":"زَهَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yok oldu"},{"position":5,"surface":"ٱلْبَـٰطِلُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ط-ل","rootLatin":"b-ṭ-l","lemma":"بَاطِل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"batıl"},{"position":6,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe Bil-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":7,"surface":"ٱلْبَـٰطِلَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ط-ل","rootLatin":"b-ṭ-l","lemma":"بَاطِل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"batıl"},{"position":8,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Nâkıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idi"},{"position":9,"surface":"زَهُوقًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ز-ه-ق","rootLatin":"z-h-q","lemma":"زَهُوق","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"yok olucu"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"İsrâ Suresi 81. ayet, hakkın gelişiyle batılın yok oluşunu vurgulayan güçlü bir ifadedir. Ayet, 'hak' ve 'batıl' kavramları arasındaki zıtlığı ve batılın doğası gereği kalıcı olamayacağını dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"جَآءَ","root":"ج ي أ","rootLatin":"c-y-e","meaning":"Gelmek, ortaya çıkmak, vuku bulmak anlamındadır ve burada hakkın zuhurunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'c-y-e' kökünün bir şeyin bir yerden başka bir yere intikal etmesi veya bir durumun ortaya çıkması anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'câe' fiili, hakkın sadece fiziksel olarak gelmesini değil, aynı zamanda hükmünün ve etkisinin zuhur etmesini, belirginleşmesini ifade eder. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, bu tür kullanımlarda 'gelmek' fiilinin mecazi bir anlam taşıdığını, yani hakkın galip gelmesi ve batılı ortadan kaldırması şeklinde yorumlanması gerektiğini ifade eder. Ayetteki 'câe' fiili, hakkın üstünlüğünü ve zaferini simgeler. (Mecâzü'l-Kur'ân)"}]},{"word":"ٱلْحَقُّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Gerçek, doğru, sabit ve varlığı kesin olan şeydir; burada ilahi hakikati ve İslam'ı temsil eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hak' kelimesinin aslen bir şeyin sağlam ve sabit olması anlamına geldiğini, Kur'an'da ise Allah'ın varlığı, birliği, adaleti, vaadi ve peygamberlerin getirdiği din gibi mutlak gerçekleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-hakku', İslam'ın ve onun getirdiği ilahi mesajın kesinliğini ve doğruluğunu vurgular. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hak' kavramının Kur'an'da 'batıl'ın zıddı olarak kullanıldığını ve mutlak gerçekliği, ilahi düzeni ve adaleti ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'hak', batılın karşısında duran, galip gelen ve kalıcı olan ilahi hakikati temsil eder. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hak' kelimesinin birçok anlamı barındırdığını, bunlardan birinin de 'Allah'ın kendisi' olduğunu ifade eder. Ayetteki 'el-hakku', Allah'ın iradesinin ve dininin tecellisi olarak anlaşılmalıdır. (el-Külliyyât)"}]},{"word":"زَهَقَ","root":"ز ه ق","rootLatin":"z-h-k","meaning":"Yok olmak, ortadan kalkmak, helak olmak anlamındadır ve batılın kaçınılmaz sonunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zeheka' fiilinin 'helâk oldu, zail oldu' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, batılın hakkın karşısında duramayacağını ve yok olmaya mahkum olduğunu açıkça ifade eder. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'zeheka' fiilinin mecazi olarak 'batılın gücünü kaybetmesi ve etkisiz hale gelmesi' anlamında kullanıldığını açıklar. Bu, batılın sadece fiziksel olarak değil, aynı zamanda manevi ve ideolojik olarak da yenilgiye uğraması demektir. (Mecâzü'l-Kur'ân)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'z-h-k' kökünün bir şeyin boş ve değersiz olması, ardından da yok olması anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'zeheka', batılın özünde değersiz ve geçici olduğunu, bu nedenle de hakkın gelişiyle ortadan kalkacağını vurgular. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân)"}]},{"word":"ٱلْبَـٰطِلُ","root":"ب ط ل","rootLatin":"b-t-l","meaning":"Gerçek dışı, yanlış, geçersiz ve faydasız olan şeydir; burada hakkın zıddı olan her türlü sapkınlığı ve yalanı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'batıl' kelimesinin 'hak'kın zıddı olduğunu ve bir şeyin faydasız, geçersiz ve asılsız olması anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-bâtıl', İslam'ın karşısında yer alan her türlü yanlış inancı, uygulamayı ve ideolojiyi kapsar. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'batıl'ın Kur'an'da 'hak' ile karşıtlık içinde kullanıldığını ve gerçeklikten yoksun, boş ve anlamsız olan her şeyi ifade ettiğini açıklar. Bu ayette 'batıl', hakkın gelişiyle varlığını sürdüremeyecek olan her türlü yalan ve sapkınlığı temsil eder. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'batıl'ın 'zail olan, yok olan' anlamlarına geldiğini ve özünde bir değeri olmadığını ifade eder. Ayetteki 'el-bâtıl', doğası gereği geçici ve yok olmaya mahkum olan her şeyi kapsar. (Basâiru Zevi't-Temyîz)"}]},{"word":"زَهُوقًا","root":"ز ه ق","rootLatin":"z-h-k","meaning":"Yok olmaya mahkum, geçici ve kalıcı olmayan demektir; batılın doğasında var olan yok oluşu pekiştirir.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'zehûkan' kelimesinin 'çokça yok olan, sürekli zail olan' anlamında mübalağalı bir sıfat olduğunu belirtir. Bu, batılın sadece bir kereliğine değil, doğası gereği sürekli olarak yok olmaya meyilli olduğunu vurgular. (Umdetü'l-Huffâz)"},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'zehûkan' kelimesinin 'helâk edici, yok edici' anlamında kullanıldığını ve batılın kendi içinde yok edici bir güce sahip olduğunu ifade eder. Ayetteki bu kullanım, batılın kalıcı olamayacağının altını çizer. (Nüzhetü'l-Kulûb)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zehûkan' kelimesinin 'z-h-k' kökünden türeyen ve 'çokça yok olan, çabuk kaybolan' anlamında bir sıfat olduğunu belirtir. Bu, batılın özünde bir kalıcılığının olmadığını ve hakkın karşısında duramayacağını pekiştirir. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân)"}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i İsmâiliyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/81*
- **Kelime-i İsmâiliyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *17/81*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/81*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/81*
- **Hac Sûresi** · *İsrâ suresi 81. Âyette*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *İsra Suresi 81 ayette*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *İsra Suresi 81 ayette*
- **Hac Sûresi** · *İsrâ suresi 81. Âyette*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *İsra Suresi 81 ayette*
- **Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *İsra Suresi 81 ayette*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *İsrâ, 17/81*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *İsrâ, 17/81*
