# İsrâ Sûresi, 84. Âyet (17:84)

> قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلَىٰ شَاكِلَتِهِۦ فَرَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ أَهْدَىٰ سَبِيلًا

*Kul kullun ya'melu ‘alâ şâkiletihi ferabbukum a'lemu bimen huve ehdâ sebîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Herkes kendi yapısına uygun işler görür. Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/17/84

---

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","kader","ilim-hikmet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki"},{"position":2,"surface":"كُلٌّۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Herkes"},{"position":3,"surface":"يَعْمَلُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-م-ل","rootLatin":"'-m-l","lemma":"عَمَل","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatıyla gelmediği için merfû","gloss":"davranır"},{"position":4,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"göre"},{"position":5,"surface":"شَاكِلَتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ك-ل","rootLatin":"ş-k-l","lemma":"شَاكِلَة","form":"Fâ'ile","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yaradılışına"},{"position":5,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":6,"surface":"رَبُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Rabbiniz"},{"position":6,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":7,"surface":"أَعْلَمُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عِلْم","form":"Ef'al","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"en iyi bilen"},{"position":8,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"kimin"},{"position":8,"surface":"مَنْ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"kim"},{"position":9,"surface":"هُوَ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"o"},{"position":10,"surface":"أَهْدَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هُدَى","form":"Ef'al","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için takdiren merfû","gloss":"daha doğru yolda"},{"position":11,"surface":"سَبِيلًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ب-ل","rootLatin":"s-b-l","lemma":"سَبِيل","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Temyiz olduğu için mansûb","gloss":"yol olarak"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"İsrâ Suresi'nin 84. ayeti, insanın fıtratına uygun davranış sergilemesini ve Allah'ın hidayet yolunu en iyi bilmesini vurgular. Ayet, 'şâkile' kavramı üzerinden bireysel eğilimleri, 'ya'mel' ile eylemi ve 'ehdâ sebîlâ' ile doğru yolu dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يَعْمَلُ","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Ayetteki bağlamda, kişinin kendi fıtratına, karakterine ve eğilimine uygun olarak fiil ve davranışta bulunmasıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'amel' kelimesini, 'kasıtlı olarak yapılan her türlü fiil' olarak tanımlar ve 'fiil'den daha özel olduğunu belirtir. Ayetteki 'ya'melu' ifadesi, her bir nefsin kendi fıtratı ve eğilimi doğrultusunda ortaya koyduğu bilinçli eylemleri ifade eder. (el-Müfredât, s. 603)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'amel' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'yapmak, işlemek' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, 'herkesin kendi tabiatına göre hareket etmesi' anlamında mecazi bir kullanım içerir, yani fıtratın gerektirdiği fiillerin ortaya çıkmasıdır. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 1, s. 388)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'amel' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel bir eylemden ziyade, ahlaki ve dini bir değer taşıyan, niyetle yapılan işleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ya'melu' ifadesi, kişinin içsel eğilimlerinin dışa vurumu olan, ahlaki bir boyut taşıyan davranışlarını vurgular."}]},{"word":"شَاكِلَتِهِۦ","root":"ش ك ل","rootLatin":"ş-k-l","meaning":"Kişinin fıtratı, karakteri, mizacı, eğilimi ve yaratılış biçimi anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'şâkile' kelimesini 'niyet, mezhep ve yol' olarak açıklar. Ayetteki 'alâ şâkiletihî' ifadesi, her insanın kendi yaratılışına, tabiatına ve benimsediği yola göre hareket ettiğini gösterir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 278)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'şâkile' kelimesini 'insanın tabiatı, mizacı ve âdeti' olarak tanımlar. Bu ayette, her bireyin kendine özgü fıtratı ve eğilimi doğrultusunda davrandığını ifade eder, yani kişinin içsel yapısının dışa yansımasıdır. (el-Müfredât, s. 448)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'şâkile'nin 'tarîka' (yol) ve 'cibille' (fıtrat, yaratılış) anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, her canlının kendi yaratılış özelliklerine ve eğilimlerine uygun bir yol izlediğini vurgular. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 3, s. 334)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şâkile' kelimesinin Kur'an'da 'kişinin karakteri, fıtratı, eğilimi ve davranış biçimi' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'alâ şâkiletihî' ifadesi, bireyin özgün yapısının eylemlerini şekillendirdiğini gösterir."}]},{"word":"أَعْلَمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın her şeyi en iyi bilen, mutlak bilgi sahibi olduğunu ifade eden üstünlük sıfatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' kelimesini 'bir şeyin hakikatini idrak etmek' olarak tanımlar. 'A'lemu' ise 'en iyi bilen' anlamına gelir. Ayetteki 'Rabbiniz a'lemu' ifadesi, Allah'ın kullarının fıtratını, eğilimlerini ve kimin doğru yolda olduğunu en mükemmel şekilde bildiğini vurgular. (el-Müfredât, s. 580)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ilm'in 'bir şeyi olduğu gibi kavramak' olduğunu belirtir. 'A'lemu' ise, Allah'ın ilminin mutlak ve sınırsız olduğunu, hiçbir şeyin O'nun bilgisinden gizli kalmadığını ifade eder. Ayette, Allah'ın hidayet yolunu en iyi takdir edenin O olduğunu belirtir. (el-Külliyyât, s. 660)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn, 'a'lemu' kelimesinin ism-i tafdil (üstünlük ismi) olduğunu ve 'en çok bilen' anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın insanların iç dünyalarını, niyetlerini ve hangi yolun hak olduğunu diğer her şeyden daha iyi bildiğini vurgular. (Umdetü'l-Huffâz, c. 2, s. 110)"}]},{"word":"أَهْدَىٰ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"En doğru yola iletilmiş, en doğru yolu bulan veya en doğru yolu gösteren anlamına gelen üstünlük sıfatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hidayet' kelimesini 'lütuf ve incelikle doğru yola iletmek' olarak tanımlar. 'Ehdâ' ise 'en doğru yola iletilmiş' veya 'en doğru yolu gösteren' anlamında ism-i tafdildir. Ayette, Allah'ın kimin en doğru yolda olduğunu bildiğini ifade eder. (el-Müfredât, s. 835)"},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'hidayet'in 'doğru yolu göstermek' olduğunu belirtir. 'Ehdâ' kelimesi, bu bağlamda, Allah'ın kimin en doğru ve hak yolda olduğunu, yani fıtratına uygun en isabetli yolu seçtiğini en iyi bildiğini ifade eder. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 476)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hidayet' kavramının Kur'an'da sadece yol göstermekten öte, ilahi bir rehberlik ve doğruya yönlendirme anlamı taşıdığını belirtir. 'Ehdâ' kelimesi, bu ilahi rehberliğe en uygun olanı veya bu rehberlikle en doğru yolu bulanı ifade eder."}]},{"word":"سَبِيلًا","root":"س ب ل","rootLatin":"s-b-l","meaning":"Yol, yöntem, takip edilen tarz veya hayat biçimi anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sebîl' kelimesini 'tarîk' (yol) olarak açıklar. Ayetteki 'ehdâ sebîlâ' ifadesi, kimin en doğru yolu, yani hayat tarzını ve inanç sistemini benimsediğini vurgular. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 278)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sebîl' kelimesini 'yürünülen yol' olarak tanımlar ve hem maddi hem de manevi yollar için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'sebîlâ' ifadesi, kişinin takip ettiği dini, ahlaki ve yaşam yolunu ifade eder. (el-Müfredât, s. 396)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sebîl' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'doğru yol, Allah'ın yolu' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, 'ehdâ sebîlâ' tamlamasıyla, kişinin fıtratına uygun olarak seçtiği ve Allah katında makbul olan en doğru yaşam biçimini ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *İsra Suresi 84. Âyetinde*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *İsra Suresi 84. Âyetinde*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *17/84*
- **Zümer Sûresi** · *17/84*
- **TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/84*
- **TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/84*
- **Zümer Sûresi** · *17/84*
- **Genç ve Elmas Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/84*
- **A'lâ ve Gâşiye Sûreleri** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/84*
- **Gülşen-i Râz ve Şerhi (1)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/84*
- **Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *17/84*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *17/84*
