# Kehf Sûresi, 104. Âyet (18:104)

> ٱلَّذِينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَهُمْ يَحْسَبُونَ أَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا

*Elleżîne dalle sa'yuhum fî-lhayâti-ddunyâ vehum yahsebûne ennehum yuhsinûne sun'â(n)*

**Meal (Diyanet):** (103-104) (Ey Muhammed!) De ki: "Amelce en çok ziyana uğrayan; iyi iş yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatındaki çabaları kaybolup giden kimseleri size haber verelim mi?"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/18/104

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, dünya hayatındaki çabaların akıbetini ve insanların bu çabaları değerlendirmedeki yanılgılarını ele almaktadır. Özellikle 'dalalet', 'say' ve 'hüsban' kavramları üzerinden, amellerin zahiri güzelliği ile batıni hakikati arasındaki fark vurgulanmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ضَلَّ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Doğru yoldan sapmak, kaybolmak, boşa gitmek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'dalal' kelimesini 'hata etmek, doğru yoldan sapmak' olarak açıklar. Ayetteki 'dalle sa'yuhum' ifadesi, onların çabalarının hedefine ulaşamaması, boşa çıkması ve faydasız hale gelmesi anlamındadır. Bu, amellerin zahiren iyi görünse de Allah katında bir değer taşımaması durumunu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'dalal'ı 'doğru yoldan sapmak, hakikatten uzaklaşmak' olarak tanımlar. Ayetteki bağlamda, kişilerin dünya hayatındaki amellerinin, ahiret için bir fayda sağlamaması, yani hedeften sapması ve neticesiz kalması anlamını taşır. Bu, amellerin maksadına uygun olmaması halidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dalal' kavramını Kur'an'da 'doğru yoldan sapma, hakikatten uzaklaşma' olarak inceler. Bu ayetteki kullanımı, insanların iyi niyetle yaptığını sandığı amellerin, aslında ilahi ölçütlere göre yanlış veya eksik olması nedeniyle boşa gitmesini ifade eder. Bu, bir tür 'yanılgı' veya 'şaşkınlık' halidir."}]},{"word":"سَعْيُهُمْ","root":"س ع ي","rootLatin":"s-'-y","meaning":"Çaba, gayret, çalışma, koşuşturma.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sa'y' kelimesini 'koşmak, çabalamak' olarak açıklar. Ayetteki 'sa'yuhum' ifadesi, insanların dünya hayatında gösterdikleri tüm gayretleri, yaptıkları işleri ve harcadıkları enerjiyi kapsar. Bu, sadece fiziksel bir koşuşturma değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal çabaları da içerir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sa'y'ı 'hızlı yürümek, bir amaca ulaşmak için gayret etmek' olarak tanımlar. Ayetteki bağlamda, insanların dünya hayatında belirli hedeflere ulaşmak için gösterdikleri tüm fiili ve sözlü çabaları ifade eder. Bu çabaların 'dalalet' ile nitelenmesi, onların nihai hedeflerine ulaşmada başarısız olduklarını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sa'y' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'bir amaca yönelik gayret ve çalışma' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, insanların dünya hayatında kendilerince iyi ve faydalı olduğunu düşündükleri, ancak ilahi ölçütlere uymadığı için boşa giden tüm faaliyetlerini ve emeklerini ifade eder."}]},{"word":"يَحْسَبُونَ","root":"ح س ب","rootLatin":"h-s-b","meaning":"Sanmak, zannetmek, öyle olduğunu düşünmek.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'hüsban' kelimesini 'zannetmek, bir şeyi öyle olduğunu düşünmek' olarak açıklar. Ayetteki 'yahsebûne' ifadesi, kişilerin kendi amelleri hakkında yanlış bir değerlendirme içinde olduklarını, hakikati idrak edemediklerini gösterir. Bu, bir tür öznel yanılgıdır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hüsban'ı 'bir şeyin gerçekte olduğundan farklı olduğuna inanmak' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, insanların kendi yaptıkları işlerin güzel ve makbul olduğunu zannetmeleri, ancak bu zannın gerçeği yansıtmaması durumunu ifade eder. Bu, bir bilgi veya idrak hatasıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hüsban' kavramını Kur'an'da 'yanlış bir varsayımda bulunmak, gerçeği çarpıtmak' olarak ele alır. Bu ayette, insanların kendi amellerinin değerini yanlış takdir etmeleri, yani 'güzel iş yaptıklarını sanmaları' ile ifade edilen derin bir yanılgı ve öz aldanış hali vurgulanır. Bu, ilahi hakikatten uzaklaşmanın bir sonucudur."}]},{"word":"يُحْسِنُونَ","root":"ح س ن","rootLatin":"h-s-n","meaning":"İyi yapmak, güzelleştirmek, ihsan etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ihsan'ı 'bir şeyi en güzel şekilde yapmak, iyilikte bulunmak' olarak tanımlar. Ayetteki 'yuhsinûne sun'an' ifadesi, kişilerin kendi yaptıkları işleri 'güzel' ve 'iyi' olarak görmeleri, yani amellerinin niteliği hakkında olumlu bir kanaate sahip olmaları anlamındadır. Ancak bu güzellik, onların kendi ölçütlerine göredir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ihsan' kelimesinin 'bir şeyi mükemmel bir şekilde yapmak, iyilikte bulunmak' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'yuhsinûne' fiili, insanların kendi amellerini dış görünüş veya kendi algıları açısından 'iyi' ve 'doğru' olarak değerlendirmelerini ifade eder. Bu, onların niyetlerinin veya fiillerinin zahiri güzelliğine odaklanmalarıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ihsan'ın Kur'an'da 'bir işi en güzel ve mükemmel şekilde yapmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, insanların kendi yaptıkları işleri 'güzel' ve 'doğru' olarak algılamaları, ancak bu algının ilahi ölçütlerle örtüşmemesi durumunu ifade eder. Bu, amellerin zahiri güzelliği ile batıni hakikati arasındaki çelişkiyi vurgular."}]},{"word":"صُنْعًا","root":"ص ن ع","rootLatin":"s-n-'-","meaning":"Yapılan iş, amel, sanat, üretim.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'sun'' kelimesini 'yapmak, imal etmek, bir işi gerçekleştirmek' olarak açıklar. Ayetteki 'sun'an' ifadesi, insanların dünya hayatında ortaya koydukları her türlü fiili, eseri ve ameli kapsar. Bu, onların 'sa'y'lerinin somut neticesidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'sun''ı 'bir şeyi ustalıkla ve özenle yapmak' olarak tanımlar. Ayetteki bağlamda, insanların kendi çabalarıyla ortaya koydukları, kendilerince 'güzel' ve 'iyi' olarak nitelendirdikleri tüm işleri ve amelleri ifade eder. Bu, onların 'ihsan' ettiklerini düşündükleri fiillerin kendisidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sun'' kelimesinin Kur'an'da 'yapılan iş, amel, sanat' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, insanların dünya hayatında gerçekleştirdikleri, kendilerince 'güzel' ve 'doğru' olduğuna inandıkları tüm eylemleri ve ürünleri ifade eder. Bu 'sun''un 'dalalet' ile sonuçlanması, amellerin niyet ve maksat açısından eksikliğini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","imtihan-bela","dunya-ahiret-dengesi","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"الذي","rootLatin":"alla-dh-y","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":2,"surface":"ضَلَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"ضَلَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"boşa gitti"},{"position":3,"surface":"سَعْيُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ع-ي","rootLatin":"s-'-y","lemma":"سَعْي","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"çalışmaları"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":4,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"ٱلْحَيَوٰةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ي-ي","rootLatin":"h-y-y","lemma":"حَيَاة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hayat"},{"position":6,"surface":"ٱلدُّنْيَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"د-ن-و","rootLatin":"d-n-w","lemma":"دُنْيَا","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"dünya"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"onlar"},{"position":8,"surface":"يَحْسَبُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-س-ب","rootLatin":"h-s-b","lemma":"حَسَبَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"sanıyorlardı"},{"position":9,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe bi'l-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":9,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlar"},{"position":10,"surface":"يُحْسِنُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-س-ن","rootLatin":"h-s-n","lemma":"أَحْسَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"أَنَّ'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"güzel iş yapıyorlar"},{"position":11,"surface":"صُنْعًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ص-ن-ع","rootLatin":"s-n-'-","lemma":"صُنْع","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"iş"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/104*
- **TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/104*
- **Zümer Sûresi** · *18/103-104*
- **Zümer Sûresi** · *18/103-104*
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/104*
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/104*
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/104*
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/104*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmed Avni Konuk · *18/104*
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/104*
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/104*
- **Kelime-i Şuaybiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/104*
