# Kehf Sûresi, 35. Âyet (18:35)

> وَدَخَلَ جَنَّتَهُۥ وَهُوَ ظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ قَالَ مَآ أَظُنُّ أَن تَبِيدَ هَـٰذِهِۦٓ أَبَدًا

*Vedeḣale cennetehu vehuve zâlimun linefsihi kâle mâ ezunnu en tebîde hâżihi ebedâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Derken kendine zulmederek bağına girdi. Şöyle dedi: "Bunun sonsuza değin yok olacağını sanmıyorum."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/18/35

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kehf Suresi 35. ayet, bir kişinin kendi nefsine zulmederek bahçesine girmesini ve bu bahçenin ebediyen yok olmayacağı yönündeki yanlış inancını dile getirmektedir. Ayet, 'zulüm' ve 'ebediyet' kavramları üzerinden insanın dünya malına aşırı bağlılığını ve ahiret inancındaki zayıflığını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"دَخَلَ","root":"د خ ل","rootLatin":"d-h-l","meaning":"Bir yere veya bir duruma girmek, dahil olmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'duhûl' kelimesini bir şeyin içine nüfuz etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'dahale cennetehu' ifadesi, kişinin kendi bahçesine girmesini, ancak bu girişin sadece fiziksel bir eylemden öte, bahçenin mülkiyetine ve getirdiği gurura kapılma halini de ifade ettiğini belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'duhûl' kelimesinin bazen mecazi anlamda kullanılabileceğini belirtir. Bu ayetteki 'dahale' fiili, kişinin bahçesine girmesiyle birlikte, o bahçenin verdiği zenginliğin ve gücün getirdiği kibre de 'girmesi' anlamını taşır."}]},{"word":"ظَالِمٌ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Haksızlık eden, zulmeden, haddi aşan anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zulüm' kelimesini bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haddi aşmak olarak açıklar. Ayetteki 'zâlimun li-nefsihî' ifadesi, kişinin Allah'ın nimetlerine nankörlük ederek ve ahireti inkar ederek kendi nefsine haksızlık ettiğini, onu ebedi azaba sürüklediğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'zulüm' kavramının sadece başkalarına haksızlık etmekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kişinin Allah'ın koyduğu sınırları aşarak kendi nefsine karşı işlediği günahları da kapsadığını belirtir. Bu ayetteki 'zâlimun li-nefsihî', kişinin dünya malına güvenerek ahireti inkar etmesinin kendi ruhuna yaptığı en büyük zulüm olduğunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zulüm' kelimesinin asıl anlamının karanlık olduğunu ve bu karanlığın haksızlık ve sapkınlık olarak tezahür ettiğini ifade eder. Ayetteki 'zâlimun li-nefsihî', kişinin dünya malına aldanarak ahiret gerçeğini göz ardı etmesiyle kendi ruhunu manevi bir karanlığa sürüklediğini anlatır."}]},{"word":"تَبِيدَ","root":"ب ي د","rootLatin":"b-y-d","meaning":"Yok olmak, helak olmak, sona ermek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'bâde' fiilinin 'helâke uğramak, yok olmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'mâ ezunnu en tebîde hâzihî ebeden' ifadesi, kişinin bahçesinin asla yok olmayacağına dair yanlış inancını, yani dünya malının geçiciliğini idrak edememesini gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'bâde' kelimesinin 'fena bulmak, ortadan kalkmak' anlamında kullanıldığını açıklar. Bu ayetteki kullanımı, kişinin dünya malının ebedi olduğu yanılgısına düşerek ahiret gerçeğini göz ardı etmesini ifade eder."}]},{"word":"أَبَدًا","root":"أ ب د","rootLatin":"e-b-d","meaning":"Ebediyen, sonsuza dek, hiç bitmeyecek şekilde anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ebed' kelimesini zamanın sonu olmayan, sürekli devam eden durum olarak tanımlar. Ayetteki 'ebeden' kelimesi, kişinin dünya malının geçiciliğini reddederek, onun sonsuza dek süreceği yanılgısına kapılmasını ve bu yanılgının ahiret inancını zayıflatmasını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ebed' kelimesinin, başlangıcı olmayan ancak sonu olabilecek veya hem başlangıcı hem sonu olmayan zaman dilimlerini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ebeden' kullanımı, kişinin dünya nimetlerinin sonu gelmeyecek bir süreklilik arz ettiği yönündeki yanlış kanaatini, dolayısıyla ahiret ve hesap gününe olan inançsızlığını pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","mal-mulk","kibir-hased","dunya-ahiret-dengesi"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَدَخَلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-ḫ-l","lemma":"دَخَلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve girdi"},{"position":2,"surface":"جَنَّتَهُۥ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bahçesine"},{"position":2,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":3,"surface":"وَهُوَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":3,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"o"},{"position":4,"surface":"ظَالِمٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"ẓ-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"zulmeden"},{"position":5,"surface":"لِّنَفْسِهِۦ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":5,"surface":"نَفْسِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ف-س","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"nefsine"},{"position":5,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":6,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":7,"surface":"مَآ","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"أَظُنُّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ظ-ن-ن","rootLatin":"ẓ-n-n","lemma":"ظَنَّ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"zannetmem"},{"position":9,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Nasb Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ki"},{"position":10,"surface":"تَبِيدَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ي-د","rootLatin":"b-y-d","lemma":"بَادَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı (أَن) ile mansûb","gloss":"yok olsun"},{"position":11,"surface":"هَـٰذِهِۦٓ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"bu"},{"position":12,"surface":"أَبَدًۭا","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"أ-ب-د","rootLatin":"ʾ-b-d","lemma":"أَبَد","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"asla"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/35*
- **Kalem Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/35*
