# Kehf Sûresi, 40. Âyet (18:40)

> فَعَسَىٰ رَبِّىٓ أَن يُؤْتِيَنِ خَيْرًا مِّن جَنَّتِكَ وَيُرْسِلَ عَلَيْهَا حُسْبَانًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَتُصْبِحَ صَعِيدًا زَلَقًا

*Fe'asâ rabbî en yu/tiyeni ḣayran min cennetike veyursile ‘aleyhâ husbânen mine-ssemâ-i fetusbiha sa'îden zelekâ(n)*

**Meal (Diyanet):** (39-40) "Bağına girdiğinde 'Maşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak haline geliverir."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/18/40

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kibirli bahçe sahibine verilen ilahi bir uyarıyı ve olası bir cezayı dilbilimsel olarak ele almaktadır. Özellikle 'hüsban', 'sa'îd' ve 'zelek' kavramları, bu cezanın niteliğini ve sonuçlarını derinlemesine yansıtmaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يُؤْتِيَنِ","root":"أ ت ى","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Vermek, ihsan etmek anlamında olup, Allah'ın bir lütuf veya karşılık olarak bir şey bahşetmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'îtâ'' kelimesini 'vermek, ulaştırmak' olarak açıklar ve Kur'an'da genellikle Allah'ın kullarına lütuf ve ihsanını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'yü'tiyenî' ifadesi, Allah'ın bahçe sahibine daha hayırlısını verebileceği veya mütevazı kişiye lütufta bulunabileceği potansiyelini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'îtâ'' fiilinin 'bir şeyi birine ulaştırmak' anlamında kullanıldığını ve Kur'an'da genellikle ilahi bir fiil olarak, yani Allah'ın rızık, nimet veya ceza gibi şeyleri kullarına vermesi bağlamında geçtiğini ifade eder. Burada, Allah'ın bahçe sahibine daha iyi bir karşılık verebileceği veya mütevazı kişiye lütufta bulunabileceği anlamını taşır."}]},{"word":"حُسْبَانًا","root":"ح س ب","rootLatin":"h-s-b","meaning":"Hesaplanmış, takdir edilmiş bir felaket veya azap anlamında olup, genellikle gökten gelen yıkıcı bir musibeti ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hüsban' kelimesini 'hesaplanmış bir azap' veya 'gökten gelen bir felaket' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, bahçeyi helak edecek, Allah tarafından takdir edilmiş, yıkıcı bir musibeti ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hüsban' kelimesinin 'oklar' veya 'hesaplanmış bir azap' anlamına geldiğini belirtir. Burada, bahçeyi hedef alan ve onu yok edecek, ilahi bir hesapla gönderilmiş bir felaketi mecazi olarak anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'hüsban' kelimesinin 'hesap' kökünden geldiğini ve 'hesaplanmış, takdir edilmiş bir azap' anlamına geldiğini ifade eder. Ayette, Allah'ın takdiriyle bahçeye isabet edecek, onu helak edecek bir felaketi vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'hesap' kavramının ilahi adalet ve takdirle ilişkili olduğunu belirtir. 'Hüsban' bu bağlamda, Allah'ın belirlediği bir ceza veya felaket olarak, bahçe sahibinin kibirine karşılık gelen ilahi bir müdahaleyi ifade eder."}]},{"word":"فَتُصْبِحَ","root":"ص ب ح","rootLatin":"s-b-h","meaning":"Sabahlamak, bir hale gelmek anlamında olup, burada bahçenin felaket sonrası dönüşeceği durumu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'asbaha' fiilinin 'bir hale gelmek, dönüşmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'fetusbiha' ifadesi, bahçenin gökten gelen felaket sonrası tamamen değişerek 'sa'îden zelekan' haline geleceğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'asbaha' fiilinin 'bir durumdan başka bir duruma geçmek' anlamını taşıdığını ifade eder. Burada, bahçenin canlı ve verimli halinden, kurak ve kaygan bir toprağa dönüşmesini anlatır."}]},{"word":"صَعِيدًا","root":"ص ع د","rootLatin":"s-'-d","meaning":"Yüksek, düz ve verimsiz toprak anlamında olup, felaket sonrası bahçenin çorak ve bitkisiz bir araziye dönüşmesini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sa'îd' kelimesini 'yeryüzünün düz ve yüksek kısmı' olarak tanımlar ve Kur'an'da genellikle teyemmüm ayetlerinde geçtiğini, burada ise verimsiz, bitkisiz bir toprak anlamında kullanıldığını belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sa'îd' kelimesinin 'yeryüzü' veya 'toprak' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, bahçenin tamamen yok olup, üzerinde hiçbir şey kalmayan düz bir toprak parçasına dönüşmesini mecazi olarak anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'sa'îd' kelimesinin 'yeryüzünün yüzeyi' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle 'temiz toprak' anlamında kullanıldığını, ancak burada 'bitkisiz, çorak toprak' anlamını taşıdığını belirtir."}]},{"word":"زَلَقًا","root":"ز ل ق","rootLatin":"z-l-q","meaning":"Kaygan, üzerinde hiçbir şey tutunmayan anlamında olup, bahçenin felaket sonrası tamamen çıplak ve verimsiz hale gelmesini vurgular.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zelek' kelimesini 'kaygan, üzerinde hiçbir şeyin tutunamadığı yer' olarak açıklar. Ayetteki 'sa'îden zelekan' ifadesi, bahçenin felaket sonrası tamamen çıplak, bitkisiz ve üzerinde hiçbir şeyin yetişmediği kaygan bir toprağa dönüşeceğini pekiştirir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'zelek' kelimesinin 'kayganlık' anlamına geldiğini ve burada bahçenin tamamen yok olup, üzerinde hiçbir bitkinin tutunamayacağı, kaygan bir zemine dönüşmesini ifade ettiğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'zelek' kelimesinin 'kaymak, ayağın kayması' kökünden geldiğini ve 'kaygan, üzerinde hiçbir şeyin durmadığı yer' anlamına geldiğini ifade eder. Ayette, bahçenin felaket sonrası tamamen verimsiz, çıplak ve üzerinde hiçbir şeyin yetişmediği bir araziye dönüşmesini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","imtihan-bela","rizik","tevekkul","mal-mulk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"böylece, o zaman"},{"position":1,"surface":"عَسَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-س-ى","rootLatin":"'-s-y","lemma":"عَسَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"umulur ki"},{"position":2,"surface":"رَبِّىٓ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"عَسَى fiilinin ismi olduğu için merfû","gloss":"Rabbim"},{"position":2,"surface":"ىٓ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"benim"},{"position":3,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{},"irabReason":"Nasb harfi olduğu için mebnî","gloss":"ki, -mesi"},{"position":4,"surface":"يُؤْتِيَنِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"إِيتَاء","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَن nasb edatından sonra geldiği için mansûb","gloss":"bana versin"},{"position":4,"surface":"نِ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نِي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"bana"},{"position":5,"surface":"خَيْرًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"خ-ي-ر","rootLatin":"ḫ-y-r","lemma":"خَيْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"daha hayırlısını"},{"position":6,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":7,"surface":"جَنَّتِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bahçenden"},{"position":7,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"senin"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"يُرْسِلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"إِرْسَال","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَن'e atfedildiği için mansûb","gloss":"göndersin"},{"position":9,"surface":"عَلَيْهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":9,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onun (bahçenin)"},{"position":10,"surface":"حُسْبَانًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-س-ب","rootLatin":"ḥ-s-b","lemma":"حُسْبَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir felaket"},{"position":11,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":12,"surface":"ٱلسَّمَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gökten"},{"position":13,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":13,"surface":"تُصْبِحَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ص-ب-ح","rootLatin":"ṣ-b-ḥ","lemma":"إِصْبَاح","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَن'e atfedildiği için mansûb","gloss":"olsun"},{"position":14,"surface":"صَعِيدًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-ع-د","rootLatin":"ṣ-'-d","lemma":"صَعِيد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"تُصْبِحَ fiilinin haberi olduğu için mansûb","gloss":"yerle bir"},{"position":15,"surface":"زَلَقًا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ز-ل-ق","rootLatin":"z-l-q","lemma":"زَلَق","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"kaygan"}]
