# Kehf Sûresi, 53. Âyet (18:53)

> وَرَءَا ٱلْمُجْرِمُونَ ٱلنَّارَ فَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُم مُّوَاقِعُوهَا وَلَمْ يَجِدُوا۟ عَنْهَا مَصْرِفًا

*Veraâ-lmucrimûne-nnâra fezannû ennehum muvâki'ûhâ velem yecidû ‘anhâ masrifâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/18/53

---

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat","kiyamet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَرَءَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-أ-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رَأَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve gördü"},{"position":2,"surface":"ٱلْمُجْرِمُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ج-ر-م","rootLatin":"j-r-m","lemma":"مُجْرِم","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"suçlular"},{"position":3,"surface":"ٱلنَّارَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ateşi"},{"position":4,"surface":"فَظَنُّوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ن-ن","rootLatin":"z-n-n","lemma":"ظَنَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve zannettiler"},{"position":5,"surface":"أَنَّهُم","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki onlar"},{"position":5,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar"},{"position":6,"surface":"مُّوَاقِعُوهَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ق-ع","rootLatin":"w-q-ʿ","lemma":"مُوَاقِع","form":"Mufâ'ale","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"أَنَّ'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"ona düşenler"},{"position":6,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ona"},{"position":7,"surface":"وَلَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cezm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve ...mediler"},{"position":8,"surface":"يَجِدُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ج-د","rootLatin":"w-j-d","lemma":"وَجَدَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"لَمْ ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"bulamadılar"},{"position":9,"surface":"عَنْهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ondan"},{"position":9,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o"},{"position":10,"surface":"مَصْرِفًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ص-ر-ف","rootLatin":"s-r-f","lemma":"مَصْرِف","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kaçacak yer"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kehf Suresi 53. ayet, kıyamet gününde suçluların (mücrimûn) ateşi (nâr) görmeleri ve ondan kaçış yolu (masrif) bulamayacaklarını idrak etmeleri üzerine odaklanmaktadır. Ayet, cehennemin kaçınılmazlığını ve suçluların çaresizliğini vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْمُجْرِمُونَ","root":"ج ر م","rootLatin":"c-r-m","meaning":"Suç işleyenler, günahkarlar, ceza hak edenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'c-r-m' kökünü 'kesmek, ayırmak' anlamında kullanır ve 'curm'u 'meyvenin koparılması' olarak açıklar. 'İcrâm' ise, kişinin kendisi için kötü bir şey kesip biçmesi, yani günah işlemesi demektir. Ayetteki 'el-mücrimûn', Allah'ın emirlerinden kopan, günah işleyerek kendilerine kötü bir akıbet hazırlayan kimseleri ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mücrim' kelimesinin 'günahkar' ve 'suçlu' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-mücrimûn', ahirette cezalandırılmayı hak eden, dünyada Allah'ın sınırlarını aşan kişileri temsil eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'c-r-m' kökünden türeyen 'mücrim' kavramının Kur'an'da genellikle 'Allah'a karşı işlenen suçlar' bağlamında kullanıldığını vurgular. Bu suçlar, Allah'ın koyduğu sınırları ihlal etmek ve O'nun iradesine karşı gelmekle ilişkilidir. Ayetteki 'el-mücrimûn', bu türden suçları işleyen ve dolayısıyla cehennemi hak eden kimselerdir."}]},{"word":"ٱلنَّارَ","root":"ن و ر","rootLatin":"n-v-r","meaning":"Ateş, cehennem ateşi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nâr' kelimesinin 'ışık ve ısı veren şey' olduğunu belirtir. Kur'an'da ise genellikle ahiretteki azap yeri olan cehennem ateşi için kullanılır. Ayetteki 'en-nâr', suçluların karşılaşacağı, yakıcı ve azap verici cehennem ateşini ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'nâr' kelimesinin bilinen ateş anlamında olduğunu ve Kur'an'da hem dünya ateşi hem de ahiret azabı için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'en-nâr', mücrimlerin göreceği ve içine düşmekten korktuğu cehennem ateşidir."}]},{"word":"فَظَنُّوٓا۟","root":"ظ ن ن","rootLatin":"z-n-n","meaning":"Zannettiler, kesin olarak anladılar, bildiler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zann' kelimesinin hem 'şüphe' hem de 'yakîn (kesin bilgi)' anlamlarına gelebileceğini belirtir. Ayetteki 'fe-zannû', mücrimlerin ateşi gördüklerinde, içine düşeceklerine dair kesin bir bilgiye, bir tür idrake ulaştıklarını ifade eder; burada şüphe anlamı taşımaz, aksine kaçınılmazlığı anlama halidir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'zann'ın Kur'an'da bazen 'yakîn' (kesin bilgi) anlamında kullanıldığını örneklerle açıklar. Bu ayetteki 'fe-zannû', suçluların ateşi gördüklerinde, onun kendileri için kaçınılmaz bir akıbet olduğunu kesin olarak anladıklarını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zann' kelimesinin Kur'an'daki kullanım çeşitliliğini inceler ve bağlama göre anlamının değiştiğini belirtir. Bu ayetteki 'zann', mücrimlerin ateşi gördüklerinde yaşadıkları dehşetle birlikte, akıbetlerinin kesinleştiğini ve ondan kurtuluşlarının olmadığını idrak etme halidir."}]},{"word":"مُّوَاقِعُوهَا","root":"و ق ع","rootLatin":"v-k-'-","meaning":"Ona düşecekler, onun içine girecekler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'v-k-'' kökünün 'bir şeyin düşmesi, vuku bulması' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Muvâka'a' ise, bir şeye düşmek, onunla karşılaşmak demektir. Ayetteki 'muvâkı'ûhâ', mücrimlerin ateşe düşeceklerini, onun içine gireceklerini ve ondan kurtulamayacaklarını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'muvâkı'ûn' kelimesinin 'vuku bulacak olanlar, düşecek olanlar' anlamında olduğunu açıklar. Bu ayette, mücrimlerin ateşe düşmelerinin kaçınılmazlığını ve bu durumun kesinliğini vurgular."}]},{"word":"مَصْرِفًا","root":"ص ر ف","rootLatin":"s-r-f","meaning":"Kaçış yeri, uzaklaşma imkanı, kurtuluş yolu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 's-r-f' kökünün 'bir şeyi bir halden başka bir hale çevirmek, döndürmek' anlamına geldiğini belirtir. 'Masrif' ise, bir şeyi uzaklaştırma, ondan yüz çevirme veya ondan kaçma yeri/imkanı demektir. Ayetteki 'masrifâ', mücrimlerin ateşten kaçacak, onu kendilerinden uzaklaştıracak veya ondan kurtulacak hiçbir yol bulamayacaklarını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'masrif' kelimesini 'kaçış yeri, sığınak' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, mücrimlerin cehennem ateşinden kurtulmak için hiçbir kaçış veya uzaklaşma imkanı bulamayacaklarını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"El-Kefevî, 'sarf' fiilinin 'bir şeyi bir yöne çevirmek' anlamını taşıdığını ve 'masrif'in de bu çevirme veya uzaklaştırma eyleminin yapıldığı yer veya araç olduğunu belirtir. Ayetteki 'masrifâ', mücrimlerin ateşi kendilerinden uzaklaştıracak veya ondan kurtulmalarını sağlayacak hiçbir çareye sahip olamayacaklarını gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/53*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/53*
