# Kehf Sûresi, 58. Âyet (18:58)

> وَرَبُّكَ ٱلْغَفُورُ ذُو ٱلرَّحْمَةِ ۖ لَوْ يُؤَاخِذُهُم بِمَا كَسَبُوا۟ لَعَجَّلَ لَهُمُ ٱلْعَذَابَ ۚ بَل لَّهُم مَّوْعِدٌ لَّن يَجِدُوا۟ مِن دُونِهِۦ مَوْئِلًا

*Verabbuke-lġafûru żû-rrahme(ti)(s) lev yu-âḣiżuhum bimâ kesebû le'accele lehumu-l'ażâb(e)(c) bel lehum mev'idun len yecidû min dûnihi mev-ilâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı, elbette azaplarını çarçabuk verirdi. Hayır, onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) hiçbir kurtuluş çaresi bulamazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/18/58

---

## Tefsir

{"topics":["esma-i-husna","merhamet","ahiret-mukafat","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"رَبُّكَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Rabbin"},{"position":1,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":2,"surface":"ٱلْغَفُورُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"gh-f-r","lemma":"غَفُور","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"çok bağışlayıcı"},{"position":3,"surface":"ذُو","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Hamse","root":"ذ-و-و","rootLatin":"dh-w-w","lemma":"ذُو","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"sahibi"},{"position":4,"surface":"ٱلرَّحْمَةِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ر-ح-م","rootLatin":"r-h-m","lemma":"رَحْمَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"merhamet"},{"position":5,"surface":"لَوْ","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَوْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":6,"surface":"يُؤَاخِذُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"أ-خ-ذ","rootLatin":"a-kh-dh","lemma":"يُؤَاخِذُ","form":"Mufâale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"hesaba çekseydi"},{"position":6,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُم","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":7,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":7,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":8,"surface":"كَسَبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-س-ب","rootLatin":"k-s-b","lemma":"كَسَبَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kazandıkları"},{"position":9,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cevap","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":9,"surface":"عَجَّلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ج-ل","rootLatin":"'-j-l","lemma":"عَجَّلَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"acele ederdi"},{"position":10,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":10,"surface":"هُمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُم","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlara"},{"position":11,"surface":"ٱلْعَذَابَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"azabı"},{"position":12,"surface":"بَل","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İsti'naf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَل","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"aksine"},{"position":13,"surface":"لَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":13,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُم","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlara"},{"position":14,"surface":"مَّوْعِدٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"مَوْعِد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"bir vade"},{"position":15,"surface":"لَّن","pos":"harf","posDetail":"Nasb Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"asla"},{"position":16,"surface":"يَجِدُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ج-د","rootLatin":"w-j-d","lemma":"يَجِدُ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatından sonra geldiği için mansûb","gloss":"bulamazlar"},{"position":17,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"den"},{"position":18,"surface":"دُونِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُون","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"altında"},{"position":18,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"O'nun"},{"position":19,"surface":"مَوْئِلًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-أ-ل","rootLatin":"w-a-l","lemma":"مَوْئِل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sığınacak yer"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kehf Suresi 58. ayet, Allah'ın mağfiret ve merhamet sıfatlarını vurgulayarak, insanların işledikleri günahlara karşılık hemen cezalandırılmamasının hikmetini açıklar. Ayet, ilahi adalet ve rahmet dengesini, aynı zamanda belirlenmiş bir ceza vaktinin kaçınılmazlığını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْغَفُورُ","root":"غ ف ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Allah'ın günahları örten, bağışlayan sıfatıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ğafûr kelimesi, 'ğafere' fiilinden türemiştir ve 'örtmek, gizlemek' anlamındadır. Allah Teâlâ'nın 'el-Ğafûr' ismi, kullarının günahlarını örten, onları cezalandırmayan ve bağışlayan anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, Rabbinin merhametiyle birlikte günahları affetme kudretini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ğafûr, Allah'ın sıfatlarından olup, günahları çokça bağışlayan demektir. Bu sıfat, Allah'ın kullarına karşı olan engin rahmetini ve onların hatalarını affetme eğilimini ifade eder. Ayette, 'Rabbin mağfiret sahibidir' ifadesiyle, Allah'ın cezalandırmakta acele etmeyişinin temelinde bu sıfatın yattığına işaret edilir."}]},{"word":"ٱلرَّحْمَةِ","root":"ر ح م","rootLatin":"r-h-m","meaning":"Allah'ın kullarına karşı olan şefkat, merhamet ve lütfunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rahmet, kalpteki incelik ve şefkatten kaynaklanan bir iyilik dileğidir. Allah için kullanıldığında ise, O'nun kullarına olan lütfu, ihsanı ve bağışlaması anlamına gelir. Ayette 'Rabbin merhamet sahibidir' ifadesi, Allah'ın insanları hemen cezalandırmamasının, O'nun geniş rahmetinin bir tecellisi olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Rahmet, Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve Allah'ın yaratılmışlara karşı olan şefkatini, lütfunu ve koruyuculuğunu ifade eder. Bu ayette rahmet, Allah'ın günahkâr kullarına bile hemen ceza vermeyip onlara mühlet tanımasının ardındaki ilahi nitelik olarak sunulur, bu da O'nun mutlak adaletinin yanı sıra mutlak merhametini de gösterir."}]},{"word":"يُؤَاخِذُهُم","root":"أ خ ذ","rootLatin":"e-h-z","meaning":"Onları hesaba çekmek, cezalandırmak veya yaptıklarından dolayı sorumlu tutmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Mu'âheze (يُؤَاخِذُهُم), 'ahz' kökünden gelir ve bir şeyi yakalamak, ele geçirmek, cezalandırmak anlamındadır. Ayetteki 'لو يؤاخذهم بما كسبوا' ifadesi, Allah'ın onların işledikleri günahlar sebebiyle hemen cezalandırması durumunu varsayar. Bu, Allah'ın kudretini ve dilerse bunu yapabileceğini, ancak rahmetiyle ertelediğini belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ahz kökü, Kur'an'da farklı bağlamlarda 'almak, tutmak, yakalamak, cezalandırmak' gibi anlamlarda kullanılır. 'Yü'âkhizuhum' şekli, karşılıklı bir eylemi veya bir şeyi birine yüklemeyi ifade eder. Ayette, Allah'ın kullarını işledikleri suçlardan dolayı sorumlu tutması ve cezalandırması anlamında kullanılmıştır, ancak bu eylemin hemen gerçekleşmediği vurgulanır."}]},{"word":"لَعَجَّلَ","root":"ع ج ل","rootLatin":"a-c-l","meaning":"Acele etmek, hızlandırmak, çabuklaştırmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Accele (عَجَّلَ) fiili, bir şeyi vaktinden önce yapmak, hızlandırmak demektir. Ayette 'لَعَجَّلَ لَهُمُ ٱلْعَذَابَ' ifadesi, eğer Allah dileseydi, günahkârların azabını hemen, hiç bekletmeden vereceğini belirtir. Bu, Allah'ın kudretini ve cezalandırma yetkisini gösterirken, aynı zamanda O'nun sabrını ve mühlet verişini de ima eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Ta'cîl (تعجيل), 'acele' kökünden türemiş olup, bir şeyi çabuklaştırmak, ertelemeden yapmak demektir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın, kullarının günahlarına karşılık vereceği cezayı hemen, geciktirmeden verebileceğini ifade eder. Ancak ayetin genel bağlamı, Allah'ın rahmeti sebebiyle bu aceleciliği yapmadığını, bir mühlet tanıdığını vurgular."}]},{"word":"مَوْعِدٌ","root":"و ع د","rootLatin":"v-a-d","meaning":"Belirlenmiş bir zaman, randevu veya vaat edilmiş bir vakit anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mev'id (مَوْعِدٌ), 'va'd' kökünden türemiş olup, bir şeyin gerçekleşeceği zamanı veya yeri ifade eder. Ayetteki 'بل لهم موعد' ifadesi, insanların cezalandırılmaları için belirlenmiş bir vaktin olduğunu, bu vaktin Allah katında tayin edildiğini ve ertelenemeyeceğini belirtir. Bu, ilahi adaletin tecelli edeceği kesin bir zamanın varlığına işaret eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Mev'id, vaat edilen veya belirlenen zaman demektir. Kur'an'da genellikle kıyamet günü veya belirli bir ceza vaktini ifade etmek için kullanılır. Bu ayette, günahkârlar için belirlenmiş, kaçınılmaz bir ceza vaktinin olduğunu, bu vaktin geldiğinde hiçbir sığınak bulamayacaklarını vurgular. Bu, Allah'ın mühlet vermesinin sonsuz olmadığına dair bir uyarıdır."}]},{"word":"مَوْئِلًا","root":"و أ ل","rootLatin":"v-e-l","meaning":"Sığınacak yer, barınak veya kaçış noktası anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mev'il (مَوْئِلًا), 've'ele' fiilinden türemiş olup, sığınılacak yer, kaçış noktası demektir. Ayette 'لن يجدوا من دونه موئلا' ifadesi, belirlenmiş azap vakti geldiğinde, Allah'ın azabından kaçıp sığınacak hiçbir yer bulamayacaklarını anlatır. Bu, Allah'ın kudretinin mutlaklığını ve azabından kurtuluşun imkansızlığını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Mev'il, 'sığınmak' anlamındaki 've'ele' fiilinin ism-i mekânıdır. Ayetteki kullanımı, kıyamet günü veya belirlenmiş ceza anında, Allah'ın hükmünden ve azabından kaçıp kurtulmak için hiçbir sığınak veya barınak bulamayacakları mecazını taşır. Bu, ilahi adaletin kaçınılmazlığını ve insanların acizliğini gösterir."}]}]}
