# Kehf Sûresi, 6. Âyet (18:6)

> فَلَعَلَّكَ بَـٰخِعٌ نَّفْسَكَ عَلَىٰٓ ءَاثَـٰرِهِمْ إِن لَّمْ يُؤْمِنُوا۟ بِهَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَسَفًا

*Fele'alleke bâḣi'un nefseke ‘alâ âśârihim in lem yu/minû bihâżâ-lhadîśi esefâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Demek sen, bu söze (Kur'an'a) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek adeta kendini tüketeceksin!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/18/6

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kehf Suresi 6. ayet, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) tebliğine inanmayanlara karşı duyduğu derin üzüntüyü ve bu üzüntünün onu helak etme noktasına getirdiğini ifade etmektedir. Ayet, 'bâḫiʿun', 'nefseke', 'âs̱ârihim', 'el-ḥadîs̱' ve 'esefen' gibi anahtar kavramlar üzerinden bu psikolojik durumu ve tebliğin önemini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"بَـٰخِعٌ","root":"ب خ ع","rootLatin":"b-h-'-","meaning":"Kendini helak etme, telef etme, aşırı üzüntüden dolayı neredeyse canını çıkarma anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'bahʿ' kelimesinin 'nefsi helak etmek, telef etmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'bâḫiʿun nefseke' ifadesi, Hz. Peygamber'in tebliğe inanmayanlar yüzünden duyduğu aşırı üzüntüden dolayı kendini neredeyse helak edecek duruma geldiğini anlatır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'bâḫiʿun nefseke' ifadesini 'kâtilun nefseke' (nefsini öldüreceksin) olarak açıklar. Bu, mecazi bir ifade olup, Hz. Peygamber'in üzüntüsünün şiddetini ve onu tüketen bir hal aldığını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'bahʿ' kelimesinin 'şiddetli üzüntüden dolayı canın boğaza gelmesi' anlamını taşıdığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, Peygamber'in tebliğdeki başarısızlık endişesiyle duyduğu derin kederi vurgular."}]},{"word":"نَّفْسَكَ","root":"ن ف س","rootLatin":"n-f-s","meaning":"Kişinin kendi benliği, ruhu veya varlığı anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nefs' kelimesinin çeşitli anlamları olduğunu, burada ise kişinin kendi varlığı, benliği anlamında kullanıldığını belirtir. Ayette 'bâḫiʿun nefseke' ifadesiyle, Hz. Peygamber'in kendi benliğini, varlığını bu üzüntüyle yıprattığına işaret edilir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'nefs'in bazen ruh, bazen beden, bazen de her ikisinin toplamı olan insan varlığı için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'nefseke' ifadesi, Hz. Peygamber'in tüm varlığıyla bu üzüntüyü yaşadığını gösterir."}]},{"word":"ءَاثَـٰرِهِمْ","root":"أ ث ر","rootLatin":"'-s̱-r","meaning":"Bir şeyin geride bıraktığı izler, eserler veya peşinden gitmek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'âs̱âr' kelimesinin 'bir şeyin geride bıraktığı izler' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ʿalâ âs̱ârihim' ifadesi, Hz. Peygamber'in inanmayanların ardından, onların iman etmemesi sebebiyle duyduğu üzüntüyü ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'es̱er' kelimesinin 'bir şeyin kalıntısı, izi' anlamında kullanıldığını ve 'ʿalâ es̱erihi' ifadesinin 'onun peşinden' veya 'onun yüzünden' manasına geldiğini açıklar. Ayetteki bağlamda, inanmayanların iman etmemelerinin bir sonucu olarak ortaya çıkan üzüntüyü vurgular."}]},{"word":"ٱلْحَدِيثِ","root":"ح د ث","rootLatin":"h-d-s̱","meaning":"Söz, haber, konuşma veya Kur'an'ın kendisi anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'el-ḥadîs̱' kelimesinin burada 'Kur'an' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'bihâzâ'l-ḥadîs̱' ifadesi, 'bu Kur'an'a' inanmayanları kasteder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ḥadîs̱' kelimesinin 'yeni olan şey, söz, haber' anlamlarına geldiğini ve Kur'an'ın da Allah'ın kelamı olması hasebiyle 'ḥadîs̱' olarak nitelendirildiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, Kur'an'ın tebliğ edilen mesaj olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hadis' kelimesinin Kur'an'da 'Allah'ın sözü, vahiy' anlamında kullanıldığını ve bu bağlamda 'el-hadis'in Kur'an'ın kendisini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'bu hadis' ifadesi, doğrudan Kur'an'ın mesajına işaret eder."}]},{"word":"أَسَفًا","root":"أ س ف","rootLatin":"'-s-f","meaning":"Şiddetli üzüntü, keder, pişmanlık veya öfke anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'esef' kelimesinin 'şiddetli hüzün' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'esefen' kelimesi, Hz. Peygamber'in inanmayanların durumuna karşı duyduğu derin ve yakıcı üzüntüyü pekiştirir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'esef'in 'hüzünle karışık öfke' veya 'şiddetli üzüntü' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, Hz. Peygamber'in tebliğdeki başarısızlık endişesiyle hissettiği derin kederi ve iç yanmasını anlatır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'esef' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'şiddetli üzüntü, keder ve pişmanlık' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'esefen' kelimesi, Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği mesaja inanmayanlara karşı duyduğu derin ve içten üzüntüyü vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tebligh","hidayet-dalalet","vahiy-kuran","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":1,"surface":"لَعَلَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve Teracci","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَعَلَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"umulur ki"},{"position":1,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"لَعَلَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"sen"},{"position":2,"surface":"بَـٰخِعٌ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-خ-ع","rootLatin":"b-kh-ʿ","lemma":"بَاخِع","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"لَعَلَّ'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"kendini helak eden"},{"position":3,"surface":"نَّفْسَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ف-س","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i fâil olan بَـٰخِعٌ'un mef'ûlü bih'i olduğu için mansûb","gloss":"canını"},{"position":3,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":4,"surface":"عَلَىٰٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَىٰ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":5,"surface":"ءَاثَـٰرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ث-ر","rootLatin":"ʾ-th-r","lemma":"أَثَر","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"izleri"},{"position":5,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":6,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":7,"surface":"لَّمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değilse"},{"position":8,"surface":"يُؤْمِنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-م-ن","rootLatin":"ʾ-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"لَمْ ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"inanmazlarsa"},{"position":9,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":9,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bu"},{"position":10,"surface":"ٱلْحَدِيثِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-د-ث","rootLatin":"ḥ-d-th","lemma":"حَدِيث","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i işaretten bedel olduğu için mecrûr","gloss":"söze"},{"position":11,"surface":"أَسَفًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ء-س-ف","rootLatin":"ʾ-s-f","lemma":"أَسَف","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün lieclih olduğu için mansûb","gloss":"üzüntüden"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/6*
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/6*
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/6*
- **Kelime-i Yûnusiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/6*
- **Kelime-i Yûnusiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/6*
- **Kelime-i Yûnusiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/6*
- **Kelime-i Yûnusiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/6*
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/6*
- **TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/6*
- **Kelime-i Yûnusiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/6*
