# Kehf Sûresi, 70. Âyet (18:70)

> قَالَ فَإِنِ ٱتَّبَعْتَنِى فَلَا تَسْـَٔلْنِى عَن شَىْءٍ حَتَّىٰٓ أُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْرًا

*Kâle fe-ini-tteba'tenî felâ tes-elnî ‘an şey-in hattâ uhdiśe leke minhu żikrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** O da şöyle dedi: "O halde, eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/18/70

---

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","sabir","ilim-hikmet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":2,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde"},{"position":2,"surface":"إِنِ","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":3,"surface":"ٱتَّبَعْتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ت-ب-ع","rootLatin":"t-b-ʿ","lemma":"ٱتِّبَاع","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"uyarsan"},{"position":3,"surface":"نِى","pos":"harf","posDetail":"Nûn-u Vikaye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"beni"},{"position":3,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker|Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"bana"},{"position":4,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o zaman"},{"position":4,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yapma"},{"position":5,"surface":"تَسْـَٔلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ء-ل","rootLatin":"s-ʾ-l","lemma":"سُؤَال","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy harfi (لَا) ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"sorma"},{"position":5,"surface":"نِى","pos":"harf","posDetail":"Nûn-u Vikaye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"beni"},{"position":5,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker|Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"bana"},{"position":6,"surface":"عَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"hakkında"},{"position":7,"surface":"شَىْءٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ء","rootLatin":"ş-y-ʾ","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden (عَن) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bir şey"},{"position":8,"surface":"حَتَّىٰٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"e kadar"},{"position":9,"surface":"أُحْدِثَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-د-ث","rootLatin":"ḥ-d-ṯ","lemma":"إِحْدَاث","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker|Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edici harf (حَتَّىٰٓ) ile mansûb olduğu için mansûb","gloss":"anlatıncaya"},{"position":10,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":10,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden (لَ) sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"sana"},{"position":11,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"den"},{"position":11,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden (مِنْ) sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"ondan"},{"position":12,"surface":"ذِكْرًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"ḏ-k-r","lemma":"ذِكْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir açıklama"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kehf Suresi 70. ayet, Hz. Musa ile Hızır kıssasında Hızır'ın, Musa'nın kendisini takip etmesi durumunda uyması gereken temel şartı ortaya koymaktadır. Ayet, 'takip etme', 'sual sorma' ve 'zikir' gibi kavramlar üzerinden, ilahi bilginin aktarımında sabır ve teslimiyetin önemini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱتَّبَعْتَنِى","root":"ت ب ع","rootLatin":"t-b-a","meaning":"Birinin izinden gitmek, peşinden gelmek, tabi olmak, uymak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'teba' (تبع) kelimesinin bir şeyin izini takip etmek, peşinden gitmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'itteba'tenî' (ٱتَّبَعْتَنِى) ifadesi, Hz. Musa'nın Hızır'ın rehberliğini kabul ederek onun yoluna girmesi ve onunla birlikte hareket etmesi şartını ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir takip değil, aynı zamanda Hızır'ın eylemlerine ve kararlarına uyma, itaat etme anlamını da içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'itteba' fiilinin Kur'an'da 'izinden gitmek, peşinden gelmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Hızır'ın rehberliğine tam bir teslimiyetle tabi olmayı, onunla birlikte yolculuk etmeyi ve onun eylemlerini sorgulamadan kabul etmeyi ifade eder. Mecazi olarak, birinin yolunu benimsemek ve onun öğretilerine uymak anlamındadır."}]},{"word":"تَسْـَٔلْنِى","root":"س أ ل","rootLatin":"s-e-l","meaning":"Soru sormak, bir şey hakkında bilgi istemek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'se'ele' (سأل) fiilinin 'bir şey hakkında bilgi edinmek amacıyla soru yöneltmek' anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'tes'elnî' (تَسْـَٔلْنِى) ifadesi, Hızır'ın yaptığı eylemler hakkında Hz. Musa'nın aceleci bir şekilde açıklama talep etmemesi gerektiğini, sabır göstermesi gerektiğini vurgular. Bu, ilahi hikmetin anlaşılması için zaman ve teslimiyetin önemine işaret eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'suâl' (سؤال) kelimesinin 'bir şeyin hakikatini öğrenmek için talepte bulunmak' olduğunu belirtir. Bu ayetteki yasak, Hızır'ın eylemlerinin zahiri anlamının ötesindeki hikmetini henüz açıklanmadan sorgulamayı engeller. Bu, ilahi bilginin aşamalı olarak ve uygun zamanda açığa çıkacağı prensibini yansıtır."}]},{"word":"شَىْءٍ","root":"ش ى أ","rootLatin":"ş-y-e","meaning":"Herhangi bir şey, nesne, olay veya durum.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'şey' (شيء) kelimesinin var olan veya var olabilecek her şeyi kapsayan genel bir kavram olduğunu ifade eder. Ayetteki 'an şey'in' (عن شَىْءٍ) ifadesi, Hızır'ın yapacağı herhangi bir eylem, herhangi bir olay veya herhangi bir durum hakkında soru sormama yasağını kapsar. Bu, Hızır'ın tüm fiillerinin sorgulama dışı tutulması gerektiğini belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'şey' kelimesinin 'bilinen veya bilinmeyen, var olan veya tasavvur edilebilen her türlü varlık veya olgu' anlamına geldiğini açıklar. Bu bağlamda, Hızır'ın yapacağı en küçük veya en büyük, en açık veya en gizemli her türlü eylemi kapsar. Bu, Hz. Musa'dan beklenen mutlak teslimiyetin genişliğini gösterir."}]},{"word":"أُحْدِثَ","root":"ح د ث","rootLatin":"h-d-s","meaning":"Bir şeyi meydana getirmek, ortaya çıkarmak, açıklamak, anlatmak.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ahdese' (أحدث) fiilinin 'bir şeyi yeni baştan yapmak, meydana getirmek, ortaya koymak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'uhdise leke minhu zikran' (أُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْرًا) ifadesi, Hızır'ın, yaptığı eylemlerin hikmetini ve anlamını Hz. Musa'ya kendiliğinden, uygun zamanda açıklayacağı vaadini içerir. Bu, bilginin kaynağının Hızır olduğunu ve onun inisiyatifiyle aktarılacağını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hadase' kökünün 'yeni bir şeyin ortaya çıkması, meydana gelmesi' anlamını taşıdığını vurgular. 'Uhdis' fiili, Hızır'ın, yaptığı işlerin ardındaki sırrı ve gerekçeyi, kendi takdir ettiği zamanda ve şekilde Hz. Musa'ya 'yeniden' açıklayacağı, yani daha önce bilinmeyen bir bilgiyi ortaya koyacağı anlamına gelir. Bu, bilginin kademeli ve kontrollü bir şekilde aktarılacağını ifade eder."}]},{"word":"ذِكْرًا","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Anma, hatırlatma, açıklama, bahsetme.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zikr' (ذكر) kelimesinin hem 'hatırlama' hem de 'bir şeyi dile getirme, açıklama' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'minhu zikran' (مِنْهُ ذِكْرًا) ifadesi, Hızır'ın yaptığı eylemlerin ardındaki hikmeti ve gerekçeyi Hz. Musa'ya 'açıklayacağı', 'anlatacağı' anlamındadır. Bu, Hızır'ın eylemlerinin nedenlerini ve amaçlarını aydınlatacağı vaadidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zikr' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, 'hatırlama, anma, öğüt, açıklama' gibi anlamları içerdiğini belirtir. Bu ayetteki 'zikr', Hızır'ın eylemlerinin 'açıklaması' veya 'izahı' olarak anlaşılmalıdır. Hızır, Musa'ya yaptığı işlerin 'neden'ini ve 'nasıl'ını açıklayarak, onun zihnindeki soruları giderecektir. Bu, ilahi bilginin nihayetinde açıklanacağı, ancak bunun için sabır gerektiği mesajını taşır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/70*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/70*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/70*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/70*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/70*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *18/70*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *18/70*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *18/70*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/70*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/70*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/70*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *18/70*
