# Meryem Sûresi, 10. Âyet (19:10)

> قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةً ۚ قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَـٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا

*Kâle rabbi-c'al lî âye(ten)(c) kâle âyetuke ellâ tukellime-nnâse śelâśe leyâlin seviyyâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Zekeriyya, "Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver", dedi. Allah da, "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/19/10

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Meryem Suresi'nin 10. ayeti, Zekeriya'nın bir alamet talebi ve Allah'ın bu talebe verdiği cevabı içermektedir. Ayet, 'ayet' kavramının hem mucizevi bir işaret hem de bir imtihan aracı olarak kullanımını, 'tekellüm' fiilinin konuşma eylemini ve 'sevî' kelimesinin sıhhatli olma durumunu vurgulayarak dilbilimsel bir derinlik sunar.","keyConcepts":[{"word":"ٱجْعَل","root":"ج ع ل","rootLatin":"c-a-l","meaning":"Zekeriya'nın Allah'tan bir işaret/alamet yaratmasını, kılmasını talep etmesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ceale' fiilinin bir şeyi bir halden başka bir hale dönüştürmek, yaratmak veya bir şeyi bir şey olarak tayin etmek anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'İc'al lî âyeten' ifadesi, Zekeriya'nın Allah'tan kendisi için özel bir işaret/mucize yaratmasını veya tayin etmesini istemesi bağlamında kullanılır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ceale' fiilinin Kur'an'da 'halk' (yaratma) anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette Zekeriya'nın 'İc'al lî âyeten' demesi, Allah'tan bir alamet/mucize yaratmasını, var etmesini talep etmesi demektir."}]},{"word":"ءَايَةً","root":"أ ي ي","rootLatin":"e-y-y","meaning":"Allah'ın kudretine delalet eden, olağanüstü bir işaret veya alamettir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âyet' kelimesinin, bir şeyin varlığına veya doğruluğuna delalet eden açık bir işaret olduğunu belirtir. Bu ayette Zekeriya'nın istediği 'ayet', kendisinin yaşlılığına rağmen çocuk sahibi olacağının bir delili ve Allah'ın kudretinin bir nişanesi olarak anlaşılmalıdır."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ayet' kelimesinin Kur'an'da 'alamet', 'işaret' ve 'mucize' anlamlarında kullanıldığını ifade eder. Zekeriya'nın talebindeki 'ayet', onun için özel bir durumun, yani çocuk sahibi olacağının bir göstergesi ve Allah'ın bu vaadinin bir teyidi niteliğindedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ayet' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın varlığını, kudretini ve birliğini gösteren 'işaretler' veya 'mucizeler' anlamında kullanıldığını vurgular. Zekeriya'nın talebindeki 'ayet', Allah'ın olağanüstü bir müdahalesiyle gerçekleşecek olan bir olayın, yani Yahya'nın doğumunun bir ön belirtisi olarak işlev görür."}]},{"word":"تُكَلِّمَ","root":"ك ل م","rootLatin":"k-l-m","meaning":"Zekeriya'nın üç gün boyunca insanlarla konuşma yeteneğinden mahrum bırakılmasıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kelâm'ın, ses ve harflerle oluşan anlamlı söz olduğunu belirtir. 'Tekellüm' ise konuşma eylemini ifade eder. Ayetteki 'ellâ tukellime' ifadesi, Zekeriya'nın konuşma yeteneğinin geçici olarak engellenmesi, yani insanlarla sözlü iletişim kuramaması anlamına gelir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kelâm'ın, bir fikri veya düşünceyi ifade etmek için kullanılan söz olduğunu açıklar. Zekeriya'nın 'insanlarla konuşamaması', onun bu süre zarfında sözlü iletişim kurma yeteneğinin kısıtlanması, ancak işaretlerle anlaşabilmesi durumunu ifade eder."}]},{"word":"ثَلَـٰثَ","root":"ث ل ث","rootLatin":"s-l-s","meaning":"Konuşamama süresinin üç gün ve üç gece olarak belirlenmesidir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'selâse' kelimesinin sayısal bir ifade olarak üç sayısını belirttiğini ve Kur'an'da belirli bir süreyi veya miktarı ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayette, Zekeriya'nın konuşamama süresinin kesin olarak üç gün üç gece ile sınırlandırıldığını gösterir."}]},{"word":"سَوِيًّا","root":"س و ي","rootLatin":"s-v-y","meaning":"Zekeriya'nın konuşamama durumunun herhangi bir hastalık veya fiziksel engelden kaynaklanmadığını, aksine sağlıklı olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sevî' kelimesinin 'düzgün, eksiksiz, sağlıklı ve tam' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'sevîyyen' ifadesi, Zekeriya'nın konuşamamasının bir hastalık veya dilsizlikten değil, Allah'ın bir mucizesi olarak, tamamen sağlıklı olduğu halde gerçekleştiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'sevî' kelimesinin 'tam, mükemmel, düzgün ve sağlam' anlamlarını taşıdığını ifade eder. Bu bağlamda, Zekeriya'nın 'sevîyyen' olması, onun fiziksel olarak herhangi bir kusuru veya hastalığı olmaksızın, sadece Allah'ın emriyle konuşmaktan alıkonulduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'sevî' kelimesinin 'sağlam, düzgün, kusursuz' anlamlarını içerdiğini belirtir. Ayetteki 'sevîyyen' ifadesi, Zekeriya'nın konuşamama durumunun doğal bir rahatsızlıktan değil, ilahi bir müdahale sonucu meydana gelen, sağlıklı bir bedende gerçekleşen bir alamet olduğunu açıklar."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-diger-peygamberler","dua","gayb","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":2,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Nidâ harfi hazfedilmiş muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbim"},{"position":3,"surface":"ٱجْعَل","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için meczûm","gloss":"kıl, ver"},{"position":4,"surface":"لِّىٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":4,"surface":"ىٓ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bana"},{"position":5,"surface":"ءَايَةًۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir alamet"},{"position":6,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":7,"surface":"ءَايَتُكَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"senin alametin"},{"position":7,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":8,"surface":"أَلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki ...mesin"},{"position":9,"surface":"تُكَلِّمَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ل-م","rootLatin":"k-l-m","lemma":"كَلَّمَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatından sonra geldiği için mansûb","gloss":"konuşasın"},{"position":10,"surface":"ٱلنَّاسَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-س","rootLatin":"n-w-s","lemma":"نَاس","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"insanları"},{"position":11,"surface":"ثَلَـٰثَ","pos":"isim","posDetail":"Sayı","root":"ث-ل-ث","rootLatin":"th-l-th","lemma":"ثَلَاث","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"üç"},{"position":12,"surface":"لَيَالٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ل-ي-ل","rootLatin":"l-y-l","lemma":"لَيْلَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"gece"},{"position":13,"surface":"سَوِيًّۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"س-و-ي","rootLatin":"s-w-y","lemma":"سَوِيّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"sağlam, sıhhatli"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *19/1-15*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *19/1-15*
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *19/10*
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *19/10*
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *19/10*
- **Kelime-i Eyyûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *19/10*
