# Meryem Sûresi, 67. Âyet (19:67)

> أَوَلَا يَذْكُرُ ٱلْإِنسَـٰنُ أَنَّا خَلَقْنَـٰهُ مِن قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًٔا

*Eve lâ yeżkuru-l-insânu ennâ ḣalaknâhu min kablu velem yeku şey-â(n)*

**Meal (Diyanet):** İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/19/67

---

## Tefsir

{"topics":["insanin-yaratilisi","yaratilis","dirilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mi?"},{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":2,"surface":"يَذْكُرُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"dh-k-r","lemma":"ذَكَرَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"hatırlar"},{"position":3,"surface":"ٱلْإِنسَـٰنُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ن-س","rootLatin":"a-n-s","lemma":"إِنسَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fiil-i muzâri 'yezkuru'nun fâili olduğu için merfû","gloss":"insan"},{"position":4,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ki, şüphesiz"},{"position":4,"surface":"ا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Harf-i Tevkîd ve Nasb 'enne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"biz"},{"position":5,"surface":"خَلَقْنَـٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"kh-l-q","lemma":"خَلَقَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yarattık"},{"position":5,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Fiil-i mâzî 'halaknâ'nın mef'ûlün bihi olduğu için mansûb","gloss":"onu"},{"position":6,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"den, dan"},{"position":7,"surface":"قَبْلُ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İzafetten kesildiği ve harf-i cerden sonra geldiği için mebnî damme üzere","gloss":"önce"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hâl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"iken"},{"position":8,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cezm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":9,"surface":"يَكُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Harf-i cezm 'lem'den sonra geldiği için meczûm (aslı 'yekun' olup nun düşmüştür)","gloss":"olmadı"},{"position":10,"surface":"شَيْـًۭٔا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ء","rootLatin":"sh-y-hamza","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Fiil-i nakıs 'yeku'nun haberi olduğu için mansûb","gloss":"bir şey"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Meryem Suresi'nin 67. ayeti, insanın yaratılış öncesi hiçlik durumunu ve Allah'ın onu yoktan var etme kudretini vurgulayarak, insanın bu gerçeği hatırlaması gerektiğini ifade eder. Ayet, insanın başlangıçtaki acizliğini ve Allah'ın mutlak yaratıcılığını hatırlatarak, nankörlükten sakınmaya ve Allah'ın kudretini idrak etmeye davet eder.","keyConcepts":[{"word":"يَذْكُرُ","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Hatırlamak, anmak, zikretmek anlamına gelir ve ayette insanın kendi yaratılışını düşünmesi gerektiğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zikr, bir şeyi kalpte veya dilde hazır bulundurmaktır. Ayetteki 'yazkuru' fiili, insanın kendi varoluşunun başlangıcını, yani yokluktan varlığa getirilişini zihninde canlandırması, bu hakikati unutmaması gerektiğini vurgular. Bu, sadece bir anma değil, aynı zamanda bir tefekkür ve ibret alma eylemidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Zikr, unutmanın zıddıdır ve hem kalple hem de dille gerçekleşebilir. Ayetteki kullanım, insanın kendi yaratılışının mucizevi yönünü ve Allah'ın kudretini idrak etmesi için bu olayı sürekli aklında tutması gerektiğini belirtir. Bu, gafletten uyanma ve hakikati hatırlama çağrısıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zikr' kavramının Kur'an'da sadece hatırlama değil, aynı zamanda Allah'ın ayetleri ve kudret delilleri üzerinde düşünme, tefekkür etme anlamını taşıdığını belirtir. Bu ayette 'yazkuru' fiili, insanın kendi yaratılışındaki ilahi kudreti ve hikmeti hatırlayarak Allah'a karşı sorumluluğunu idrak etmesini ifade eder."}]},{"word":"ٱلْإِنسَـٰنُ","root":"أ ن س","rootLatin":"e-n-s","meaning":"İnsan anlamına gelir ve ayette genel olarak insan türünü, özellikle de yaratılışını unutan nankör insanı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İnsan kelimesi, 'üns' (alışma, yakınlık) kökünden gelir ve insanın sosyal bir varlık olmasına işaret eder. Ancak bu ayette, insanın kendi başlangıcını unutma eğilimine dikkat çekilerek, onun bu 'ünsiyet' halinin ötesinde, yaratılışındaki acizliği hatırlaması gerektiği vurgulanır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İnsan, 'nüsyan' (unutma) kökünden de türetilebileceği gibi, 'üns' (alışma) kökünden de gelir. Ayetteki 'el-insânu' ifadesi, insanın unutkanlık eğilimine rağmen, kendi yaratılışının mucizesini ve Allah'ın kudretini hatırlaması gereken varlık olduğunu belirtir. Bu, insanın hem zayıf hem de potansiyel olarak idrak sahibi yönünü gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'insan' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ve bu ayetteki kullanımının, insanın yaratılışındaki acizliğini ve Allah'a olan bağımlılığını vurguladığını belirtir. İnsan, başlangıçta 'hiç' iken var edilmiş olmasıyla, Allah'ın mutlak yaratıcılığının bir delilidir."}]},{"word":"خَلَقْنَـٰهُ","root":"خ ل ق","rootLatin":"h-l-k","meaning":"Yaratmak anlamına gelir ve ayette Allah'ın insanı yoktan var etme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Halk (yaratma), bir şeyi yoktan var etme veya bir şeyi belirli bir ölçü ve düzen içinde meydana getirme anlamındadır. Ayetteki 'halaknâhu' ifadesi, Allah'ın insanı, daha önce hiçbir varlığı yokken, kendi kudretiyle ve benzersiz bir şekilde yarattığını vurgular. Bu, Allah'ın mutlak yaratıcılığının bir beyanıdır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Halk, bir şeyi takdir etmek ve onu yoktan var etmektir. Ayetteki 'halaknâhu' fiili, Allah'ın insanı, önceden hiçbir varlığı yokken, kendi ilmi ve kudretiyle, belirli bir plan ve ölçü dahilinde yarattığını ifade eder. Bu, insanın varoluşunun tamamen ilahi bir iradenin sonucu olduğunu gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Halk, bir şeyi örneksiz ve benzersiz bir şekilde meydana getirmektir. 'Halaknâhu' ifadesi, Allah'ın insanı, daha önce benzeri olmayan bir biçimde, yokluktan varlığa çıkardığını anlatır. Bu, Allah'ın yaratma gücünün eşsizliğini ve insanın bu yaratılış karşısındaki acizliğini vurgular."}]},{"word":"شَيْـًٔا","root":"ش ي ء","rootLatin":"ş-y-e","meaning":"Şey, bir varlık anlamına gelir ve ayette insanın yaratılışından önce hiçbir varlığa sahip olmadığını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Şey, var olan veya var olabilecek her türlü mevcudu ifade eder. Ayetteki 'lem yeku şey'en' ifadesi, insanın yaratılmadan önce mutlak bir yokluk içinde olduğunu, hiçbir şekilde varlık belirtisi taşımadığını vurgular. Bu, Allah'ın yaratma kudretinin büyüklüğünü ve insanın başlangıçtaki acizliğini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şey, varlığı tasavvur edilebilen her türlü mevcuttur. 'Lem yeku şey'en' ifadesi, insanın yaratılışından önce ne maddi ne de manevi anlamda hiçbir varlığa sahip olmadığını, tamamen yoklukta bulunduğunu belirtir. Bu, Allah'ın yaratma eyleminin mutlak ve eşsiz olduğunu ortaya koyar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Şey, varlığı sabit olan veya sabit olabilecek her türlü mevcuttur. Ayetteki 'şey'en' kelimesi, insanın yaratılmadan önceki durumunu, yani hiçbir şekilde bir varlık olarak kabul edilemeyecek bir hiçlik içinde olduğunu ifade eder. Bu, Allah'ın yaratma kudretinin sınırsızlığını ve insanın varoluşunun tamamen ilahi bir lütuf olduğunu vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *19/67*
- **Tesbih ve Zikir** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *19/67*
