# Meryem Sûresi, 72. Âyet (19:72)

> ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّـٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا

*Śumme nuneccî-lleżîne-ttekav veneżeru-zzâlimîne fîhâ ciśiyyâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/19/72

---

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","takva","ahiret-mukafat","cehennem"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sonra"},{"position":2,"surface":"نُنَجِّى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ج-و","rootLatin":"n-j-w","lemma":"نَجَّى","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"kurtarırız"},{"position":3,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":4,"surface":"ٱتَّقَوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"اِتَّقَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"sakındılar"},{"position":5,"surface":"وَّنَذَرُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ذ-ر","rootLatin":"w-dh-r","lemma":"وَذَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki fiile atfedildiği için merfû","gloss":"ve bırakırız"},{"position":6,"surface":"ٱلظَّـٰلِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"zalimleri"},{"position":7,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":7,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onda"},{"position":8,"surface":"جِثِيًّۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ج-ث-و","rootLatin":"j-th-w","lemma":"جُثُوّ","form":"Fu'ûl","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"diz üstü çökmüş olarak"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet günündeki kurtuluş ve azap sahnelerini tasvir ederken, takva sahipleri ile zalimler arasındaki nihai ayrımı vurgulamaktadır. Kelimelerin kök anlamları, bu ayrımın derinliğini ve ilahi adaletin tecellisini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"نُنَجِّى","root":"ن ج و","rootLatin":"n-c-v","meaning":"Allah'ın, takva sahiplerini azaptan kurtarması, selamete çıkarmasıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Necat (نجاة) kelimesi, bir şeyden kurtulmak, selamet bulmak anlamına gelir. Ayetteki 'nünneccî' fiili, Allah'ın takva sahiplerini cehennem azabından kurtararak onlara selamet vermesini ifade eder. Bu, bir tehlikeden uzaklaştırma ve güvenli bir yere ulaştırma eylemidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Nünneccî fiili, 'kurtarırız' demektir. Burada mecazi olarak, Allah'ın takva sahiplerini cehennemin şiddetinden ve azabından koruyarak onları emniyete alması kastedilir. Bu, ilahi bir lütuf ve himaye eylemidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Necat kavramı, Kur'an'da genellikle dünyevi veya uhrevi bir felaketten kurtuluşu ifade eder. Bu ayette, 'nünneccî' fiili, takva sahiplerinin kıyamet günündeki nihai kurtuluşunu, yani cehennemden uzaklaştırılıp cennete sevk edilmelerini vurgular."}]},{"word":"ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'a karşı gelmekten sakınan, O'nun emirlerine uyan ve yasaklarından kaçınan kimselerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Takva (تقوى), bir şeyi korumak, sakınmak ve muhafaza etmek anlamına gelir. 'İttakav' fiili, Allah'ın azabından sakınmak, O'nun emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak kendini korumak demektir. Bu ayette, Allah'ın rızasını kazanmak için günahlardan uzak duran müminler kastedilir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Takva, Allah'ın azabından korkarak O'na itaat etmek ve günahlardan kaçınmaktır. 'İttakav' kelimesi, bu vasfa sahip olanları, yani Allah'ın hududunu gözeten ve O'nunla aralarına bir perde koyanları ifade eder. Bu, bilinçli bir korunma ve sakınma halidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Takva, Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi, O'nun gazabından sakınmayı ifade eder. 'İttakav' fiili, bu sorumluluk bilincini hayatlarına yansıtan, yani Allah'ın emirlerine riayet eden ve günahlardan uzak duran kişileri tanımlar."}]},{"word":"وَنَذَرُ","root":"و ذ ر","rootLatin":"v-z-r","meaning":"Allah'ın, zalimleri cehennemde terk etmesi, bırakmasıdır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nezera (وذر) fiili, 'terk etmek, bırakmak' anlamına gelir. Ayetteki 'nederu' fiili, Allah'ın zalimleri cehennemde azap içinde bırakacağını, onlara yardım etmeyeceğini ve onları kurtarmayacağını ifade eder. Bu, ilahi adaletin bir tecellisidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Nezera fiili, 'bırakırız' demektir. Burada, zalimlerin cehennemde kendi hallerine terk edileceği, azap içinde kalacakları ve onlara kimsenin yardım etmeyeceği kastedilir. Bu, onların hak ettikleri cezayı çekmeleri için bir terk ediliş halidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vezr (وزر) kökünden türeyen nezera fiili, bir şeyi terk etmek, bırakmak anlamındadır. Ayette, Allah'ın zalimleri cehennemde azapla baş başa bırakacağını, onlara merhamet etmeyeceğini ve onları kurtarmayacağını belirtir. Bu, ilahi hükmün kesinliğini gösterir."}]},{"word":"ٱلظَّـٰلِمِينَ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Allah'ın koyduğu sınırları aşan, haksızlık eden, zulmeden kimselerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zulüm (ظلم), bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haddi aşmak ve haksızlık etmek demektir. 'Zâlimîn' kelimesi, Allah'ın emirlerine karşı gelerek, O'nun hakkını ve kulların haklarını çiğneyen, böylece kendilerine de haksızlık eden kimseleri ifade eder. Bu ayette, ahirette azaba uğrayacak olan günahkarlar kastedilir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Zulüm, karanlık ve haksızlık anlamlarına gelir. 'Zâlimîn' kelimesi, Allah'ın nurundan uzaklaşmış, haksızlık ve günah içinde yaşamış kimseleri tanımlar. Bu ayette, cehennemde kalacak olan, Allah'ın adaletine karşı gelmiş kişilerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Zulüm, Kur'an'da sadece başkalarına yapılan haksızlığı değil, aynı zamanda kişinin kendisine ve Allah'a karşı işlediği günahları da kapsar. 'Zâlimîn' terimi, Allah'ın koyduğu sınırları aşan, O'nun birliğini inkar eden veya O'na ortak koşan, böylece nihai olarak kendilerine zarar veren kişileri ifade eder."}]},{"word":"جِثِيًّا","root":"ج ث و","rootLatin":"c-s-v","meaning":"Dizleri üzerine çökmüş, aciz ve zelil bir halde bulunmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cüsû (جثو), dizleri üzerine çökmek anlamına gelir. 'Cisiyyâ' kelimesi, zalimlerin cehennemde dizleri üzerine çökmüş, acizlik ve zillet içinde bir durumda bırakılacaklarını ifade eder. Bu, onların azap karşısındaki çaresizliğini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cüsû, bir kimsenin dizleri üzerine çökmesi, oturmasıdır. 'Cisiyyâ' kelimesi, kıyamet gününde zalimlerin korku, dehşet ve azabın şiddetiyle dizleri üzerine çökmüş, hareket edemez ve çaresiz bir halde kalacaklarını tasvir eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Cisiyyâ, 'câsî' kelimesinin çoğuludur ve dizleri üzerine çökmüş olanlar demektir. Bu ayette, zalimlerin cehennemde azabın şiddetinden dolayı dizleri üzerine çökmüş, kalkmaya güç yetiremeyen, zelil bir vaziyette bırakılacakları anlatılır. Bu durum, onların acizliklerini ve pişmanlıklarını vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *19/71-72*
