# Meryem Sûresi, 82. Âyet (19:82)

> كَلَّا ۚ سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا

*Kellâ(c) seyekfurûne bi'ibâdetihim veyekûnûne ‘aleyhim diddâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Hayır! İlahları, onların ibadetlerini inkar edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/19/82

---

## Tefsir

{"topics":["musrikler","kufur-sirk","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كَلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Red'","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Hayır"},{"position":2,"surface":"سَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstikbal","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gelecek zaman eki"},{"position":2,"surface":"يَكْفُرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"inkar edecekler"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e, ile"},{"position":3,"surface":"عِبَادَتِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ب-د","rootLatin":"'-b-d","lemma":"عِبَادَة","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ibadetleri"},{"position":3,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"يَكُونُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"olacaklardır"},{"position":5,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":5,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlara"},{"position":6,"surface":"ضِدًّا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ض-د-د","rootLatin":"d-d-d","lemma":"ضِدّ","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"كَانَ'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"düşman"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Meryem Suresi 82. ayet, putperestlerin taptıkları ilahların kıyamet günü kendilerini inkar edeceğini ve onlara düşman kesileceğini ifade ederek, ibadetin yanlış yönlendirilmesinin akıbetini dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"سَيَكْفُرُونَ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnkar etmek, nankörlük etmek, üzerini örtmek anlamlarına gelir ve burada tapılan ilahların kendilerine ibadet edenleri reddetmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-f-r kökü, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamındadır. Bu ayetteki 'seyekfurûne' ifadesi, taptıkları ilahların, kendilerine yapılan ibadetleri ahirette reddedeceklerini, üzerini örteceklerini ve dolayısıyla nankörlük edeceklerini belirtir. Bu, ibadetin boşuna olduğunu ve bir karşılık bulamayacağını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu, 'küfr' kavramının Kur'an'da temel olarak Allah'ın nimetlerini veya hakikati örtme, reddetme anlamında kullanıldığını belirtir. Burada ise, tapılan varlıkların, kendilerine yönelen ibadetleri 'inkar etmesi', yani bu ibadetleri kabul etmeyip reddetmesi ve böylece tapanlara karşı bir tür nankörlük sergilemesi olarak anlaşılmalıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'küfr' kelimesinin bazen 'inkar' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'seyekfurûne bi-ibâdetihim' ifadesi, putların kendilerine yapılan ibadetleri inkar edeceğini, yani bu ibadetleri tanımayacağını ve onlardan yüz çevireceğini mecazi bir anlatımla ortaya koyar."}]},{"word":"بِعِبَادَتِهِمْ","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"İbadet, kulluk, tapınma anlamlarına gelir ve burada putperestlerin taptıkları ilahlara yönelttikleri eylemleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"A-b-d kökü, boyun eğmek, zelil olmak ve kulluk etmek anlamlarını taşır. 'İbâdet' ise, en üst düzeyde boyun eğme ve tevazu ile Allah'a yönelme halidir. Ayetteki 'bi-ibâdetihim' ifadesi, müşriklerin Allah'tan başkasına yönelttikleri bu kulluk ve tapınma eylemlerini ifade eder ki, bu eylemlerin ahirette bir karşılık bulamayacağı vurgulanır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ibâdet'in, Allah'a karşı tam bir teslimiyet ve boyun eğme hali olduğunu belirtir. Ayette geçen 'ibâdetihim' ise, müşriklerin Allah'tan başkasına yönelttikleri, aslında boş ve anlamsız olan bu tapınma ve kulluk eylemlerini ifade eder. Bu ibadetlerin, taptıkları varlıklar tarafından reddedileceği belirtilerek, onların batıl olduğu ortaya konur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ibâdet'in Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, ancak temelinde Allah'a karşı tam bir teslimiyet ve itaat bulunduğunu belirtir. Ayetteki 'ibâdetihim' ifadesi, müşriklerin Allah dışındaki varlıklara gösterdikleri bu teslimiyet ve tapınma eylemlerini kapsar ve bu eylemlerin kıyamet günü bir fayda sağlamayacağını vurgular."}]},{"word":"وَيَكُونُونَ","root":"ك و ن","rootLatin":"k-w-n","meaning":"Olmak, var olmak, meydana gelmek anlamlarına gelir ve burada tapılan ilahların tapanlara karşı düşman kesilmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"K-w-n kökü, 'oluş' ve 'varlık' anlamlarını ifade eder. 'Kâne' fiili, bir durumun veya niteliğin meydana gelmesini, var olmasını belirtir. Ayetteki 've yekûnûne' ifadesi, taptıkları varlıkların, kendilerine ibadet edenlere karşı 'düşman kesilecekleri' durumunun gerçekleşeceğini, bu durumun bir gerçeklik haline geleceğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kâne' fiilinin genellikle bir durumun sürekliliğini veya gelecekteki bir oluşu ifade ettiğini belirtir. Burada 've yekûnûne' ifadesi, taptıkları ilahların, kendilerine ibadet edenlere karşı 'düşman' olma durumunun gelecekte kesin olarak vuku bulacağını, bu düşmanlığın bir gerçeklik olarak ortaya çıkacağını anlatır."}]},{"word":"ضِدًّا","root":"ض د د","rootLatin":"d-d-d","meaning":"Zıt, karşıt, düşman anlamlarına gelir ve burada tapılan ilahların tapanlara karşı düşmanca bir tavır sergilemesini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'didd' kelimesinin 'zıt' ve 'karşıt' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'didden' ifadesi, taptıkları ilahların, kendilerine ibadet edenlere karşı düşman kesileceğini, onlara zıt bir konum alacağını ve onlara karşı tavır sergileyeceğini açıkça ortaya koyar. Bu, ibadetin yanlış yönlendirilmesinin acı sonucunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"D-d-d kökü, bir şeye karşı durmak, zıt olmak anlamındadır. 'Didd' ise, bir şeyin zıttı veya düşmanı demektir. Ayetteki 'didden' kelimesi, taptıkları varlıkların, kendilerine ibadet edenlere karşı düşman kesileceğini, onlara karşı bir zıtlık ve husumet içinde olacaklarını ifade eder. Bu, putperestlerin ahiretteki durumlarının vahametini vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'didd' kelimesinin 'hasım' ve 'düşman' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'aleyhim didden' ifadesi, taptıkları ilahların, kendilerine ibadet edenlere karşı düşman kesileceğini, onlara karşı hasım bir tavır takınacağını ve onları reddedeceğini açıkça ifade eder. Bu durum, putperestlerin ibadetlerinin boşuna olduğunu ve onlara bir fayda sağlamayacağını gösterir."}]}]}
