# Meryem Sûresi, 95. Âyet (19:95)

> وَكُلُّهُمْ ءَاتِيهِ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ فَرْدًا

*Vekulluhum âtîhi yevme-lkiyâmeti ferdâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Onlar(ın her biri) kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/19/95

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Kıyamet Günü'nde tüm insanların Allah'ın huzuruna tek başına, yardımcısız ve hesaba çekilmek üzere geleceğini vurgulamaktadır. Ayet, bireysel sorumluluğu ve ahiret bilincini pekiştiren güçlü bir mesaj içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"ءَاتِيهِ","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Kıyamet günü Allah'ın huzuruna gelmek, varmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'etâ' (أتى) fiilinin bir yere ulaşmak, varmak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'âtîhi' (gelen) ifadesi, Kıyamet Günü'nde herkesin Allah'ın huzuruna çıkacağını, O'na varacağını ve O'nun hükmüne tabi olacağını ifade eder. Bu, sadece fiziksel bir gelme değil, aynı zamanda hesap vermek üzere huzura çıkma anlamını da taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'etâ' fiilinin bazen 'olmak, vuku bulmak' anlamında da kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'âtîhi' ifadesi, Kıyamet Günü'nün kaçınılmazlığını ve herkesin o gün Allah'ın huzurunda olacağını, yani bu durumun gerçekleşeceğini vurgular. Bu, ilahi takdirin bir gereği olarak herkesin o güne ulaşacağını gösterir."}]},{"word":"يَوْمَ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Belirli bir zaman dilimini, burada ise Kıyamet Günü'nü ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yevm' kelimesinin Kur'an'da genellikle belirli bir zaman dilimini, özellikle de ahiret günlerini ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yevme' kelimesi, 'el-Kıyâmeti' kelimesiyle birlikte, bu olayın gerçekleşeceği özel ve kesin zamanı, yani Kıyamet Günü'nü işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'yevm'in mutlak olarak gündüzü ifade etmekle birlikte, bazen belirli bir olayın vuku bulduğu zaman dilimini de kapsadığını belirtir. Ayetteki 'yevme' kelimesi, Kıyamet'in gerçekleşeceği o büyük ve önemli zaman dilimini vurgulayarak, bu olayın ciddiyetini ve kaçınılmazlığını pekiştirir."}]},{"word":"ٱلْقِيَـٰمَةِ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Ölülerin dirilip Allah'ın huzurunda hesap vermek üzere ayağa kalktığı büyük gün.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Kıyamet' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini vurgular. 'Kıyâme', 'kâme' (ayağa kalkmak) fiilinden türemiş olup, ölülerin dirilip hesap vermek üzere ayağa kalktığı günü ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, bireysel sorumluluğun ve ilahi adaletin tecelli edeceği o nihai hesap gününü net bir şekilde belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kıyâme' kelimesinin 'kıyâm' (ayağa kalkma) kökünden geldiğini ve Kur'an'da genellikle ölülerin dirilip Allah'ın huzurunda duracağı günü ifade ettiğini açıklar. Ayetteki bağlamda, bu kelime, herkesin Allah'ın huzurunda tek başına duracağı ve sorgulanacağı o büyük diriliş gününü temsil eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'kıyâme'nin, insanların kabirlerinden kalkıp Rablerinin huzuruna duracakları gün olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, bu kalkışın ve duruşun evrensel olduğunu, herkesi kapsadığını ve bireysel bir hesaplaşma anı olduğunu vurgular."}]},{"word":"فَرْدًا","root":"ف ر د","rootLatin":"f-r-d","meaning":"Tek başına, yalnız, kimsesiz ve yardımcısız olarak.","sources":[{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ferd' kelimesinin Kur'an'da 'tek, yalnız, eşsiz' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'ferden' ifadesi, Kıyamet Günü'nde her insanın Allah'ın huzuruna tek başına, hiçbir yardımcı veya şefaatçi olmaksızın çıkacağını, bireysel sorumluluğun altını çizdiğini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ferd' kelimesinin 'tek olmak, yalnız kalmak' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'ferden' kelimesi, Kıyamet Günü'nde herkesin dünyadaki tüm bağlarından kopmuş, yalnız başına Allah'ın huzuruna geleceğini ve amelleriyle baş başa kalacağını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ferd' kelimesinin 'tekil, eşi benzeri olmayan' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'ferden' ifadesi, insanların o gün dünyadaki statüleri, zenginlikleri veya sosyal bağları olmaksızın, sadece kendi amelleriyle baş başa, tekil bir varlık olarak Allah'ın huzuruna çıkacaklarını anlatır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","dirilis","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"كُلُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"hepsi"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî mahallen mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":2,"surface":"ءَاتِيهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"آتٍ","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"gelen"},{"position":2,"surface":"هِ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî mahallen mecrûr","gloss":"O'na"},{"position":3,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":4,"surface":"ٱلْقِيَـٰمَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قِيَامَة","form":"Fi'âle","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kıyamet"},{"position":5,"surface":"فَرْدًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-ر-د","rootLatin":"f-r-d","lemma":"فَرْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"tek olarak"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *19/95*
