# Bakara Sûresi, 111. Âyet (2:111)

> وَقَالُوا۟ لَن يَدْخُلَ ٱلْجَنَّةَ إِلَّا مَن كَانَ هُودًا أَوْ نَصَـٰرَىٰ ۗ تِلْكَ أَمَانِيُّهُمْ ۗ قُلْ هَاتُوا۟ بُرْهَـٰنَكُمْ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

*Ve kâlû len yedḣule-lcennete illâ men kâne hûden ev nesârâ(k) tilke emâniyyuhum(k) kul hâtû burhânekum in kuntum sâdikîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı ispat edecek) delilinizi getirin."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/2/111

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Yahudi ve Hıristiyanların cennete girişle ilgili iddialarını ele almakta ve bu iddiaların temelsizliğini vurgulamaktadır. Ayet, 'cennet', 'kuruntu' ve 'delil' gibi anahtar kavramlar üzerinden bu iddiaların geçersizliğini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْجَنَّةَ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Ağaçlarla örtülü, gizli ve gözden uzak yer; ahirette müminlere vaat edilen ebedi saadet yurdu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet kelimesi, 'cenne' fiilinden türemiş olup, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamına gelir. Ağaçların yoğunluğu sebebiyle içindekileri gizlediği için bahçeye cennet denilmiştir. Kur'an'da ise genellikle ahiretteki mükafat yurdu için kullanılır ve bu ayette de Yahudi ve Hıristiyanların kendi inançlarına mensup olmayanların giremeyeceğini iddia ettikleri o ebedi saadet yurdunu ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cennet, Arapların bahçe için kullandığı bir kelimedir. Kur'an'da ise mecazi olarak ahiret yurdu için kullanılmıştır. Bu ayetteki kullanımı, belirli bir zümrenin kendilerine has gördüğü uhrevi mükafat mekanını belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cennet, Kur'an'da temel bir eskatolojik kavramdır. İslam öncesi Arap şiirinde de bahçe anlamında kullanılmış olsa da, Kur'an'da bu kelimeye yeni bir dini anlam yüklenmiştir: Allah'ın mümin kullarına vaat ettiği nihai ödül ve huzur mekanı. Ayetteki bağlamda, belirli bir dini grubun bu mekanı sadece kendilerine ait görme iddiasını yansıtır."}]},{"word":"أَمَانِيُّهُمْ","root":"م ن ي","rootLatin":"m-n-y","meaning":"Gerçekleşmesi arzu edilen, ancak temelsiz ve boş kuruntular, dilekler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ümniyye (çoğulu emânî), kişinin arzu ettiği, dilediği şeydir. Ancak Kur'an'da genellikle temelsiz, boş ve gerçekleşmesi mümkün olmayan dilekler için kullanılır. Bu ayette, Yahudi ve Hıristiyanların cennete sadece kendilerinin gireceği yönündeki iddialarının, hiçbir delile dayanmayan, sadece kendi kuruntuları olduğunu ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Emânî, 'temenni' kökünden gelir ve kişinin kalbinden geçirdiği, arzuladığı şeylerdir. Burada, Yahudi ve Hıristiyanların, kendi inançlarına mensup olmayanların cennete giremeyeceği yönündeki sözlerinin, gerçek bir bilgiye değil, sadece kendi boş kuruntularına dayandığını belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Emânî kelimesi, Kur'an'da genellikle olumsuz bir çağrışımla, yani boş hayaller, temelsiz beklentiler anlamında kullanılır. Ayetteki 'tilke emânîyühüm' ifadesi, Yahudi ve Hıristiyanların iddialarının, ilahi bir delile dayanmayan, sadece kendi sübjektif arzuları ve kuruntuları olduğunu vurgular."}]},{"word":"بُرْهَـٰنَكُمْ","root":"ب ر ه","rootLatin":"b-r-h","meaning":"Bir iddianın doğruluğunu ispatlayan açık ve kesin delil, kanıt.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Burhân, bir şeyin hakikatini ortaya koyan, şüpheyi gideren açık ve kesin delildir. Bu ayette, Yahudi ve Hıristiyanların cennetle ilgili iddialarının doğruluğunu ispatlamak için getirmeleri gereken somut ve ikna edici kanıtı ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Burhân, bir şeyin varlığını veya doğruluğunu kesin olarak gösteren, akli ve mantıki bir delildir. Ayetteki kullanımı, iddia sahiplerinden, sözlerinin haklılığını ortaya koyacak, şüpheye yer bırakmayacak sağlam bir kanıt sunmalarını talep etmektedir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Burhân, bir iddianın sıhhatini gösteren, aklı ikna eden ve karşı tarafı susturan delildir. Bu ayette, Allah Teâlâ, Yahudi ve Hıristiyanların cennetle ilgili iddialarının temelsizliğini ortaya koymak için onlardan, bu iddialarını destekleyecek açık ve kesin bir delil getirmelerini istemektedir."}]},{"word":"صَـٰدِقِينَ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-q","meaning":"Sözünde ve iddiasında doğru olan, gerçeği söyleyen.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sıdk, sözün veya fiilin gerçeğe uygun olmasıdır. Sâdık ise, sözü gerçeğe uygun olan kişidir. Bu ayette, Yahudi ve Hıristiyanların cennetle ilgili iddialarının doğru olduğunu iddia etmeleri durumunda, bu doğruluklarını ispatlayacak delili getirmeleri gerektiği belirtilir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Sıdk, sözün veya haberin vakıaya mutabık olmasıdır. Sâdıklar, sözleri hakikate uygun olanlardır. Ayetteki 'in küntüm sâdıkîn' ifadesi, onların cennetle ilgili iddialarının gerçekten doğru olduğuna inanıyorlarsa, bu iddialarını destekleyecek kanıtı sunmaları gerektiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Sıdk kavramı, Kur'an'da sadece sözün doğruluğunu değil, aynı zamanda niyetin ve eylemin de doğruluğunu ifade eder. Bu ayette, Yahudi ve Hıristiyanların cennetle ilgili iddialarının 'doğru' olup olmadığını sorgulamakta ve bu doğruluğun ancak somut bir delille ispatlanabileceğini belirtmektedir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-138*
- **İnşikâk Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Bakara 2-255*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/111*
- **Bakara Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *2/111*
